Britanya'da bazı siyasi çevreler monarşinin kalkmasını istiyorlar

Bu günkü İngiliz krallığının, toplamda 1100 yıllık bir geçmişi var. 5. Yüzyıldan, 9. yüzyıla kadar birkaç küçük krallık şeklinde hüküm sürdürüyorlardı. Tek bir krallık haline gelmeleri, 9. yüzyılda gerçekleşti. 5. yüzyılda Britanya adasına, Almanya'nın kuzey bölgelerinde gelen Anglos kabileleri, Britanya adasında zamanla en güçlü ve etkili bir krallık ve halk haline geliyorlar. İngilizler, Alman kökenli bir halktır ve İngilizce normalde, Almancanın bir lehçesidir ve son 500 yıldır tam olarak bir dil haline geliyor. Ve günümüzde bile, İngilizce, bir Germanic-Alman dili olarak kabul ediliyor. İngilizler, Britanya adasına geldiklerinde, uzun yıllar İskoçlarla savaştılar. İskoçya, 1750 yılına kadar bağımsız bir devletti. 1750 yılında, dönemin İngilere Kralı'nın kızı ile, İskoçya kralı'nın oğlunun evlenmesiyle, İskoçya ve İngiltere, birleşiyor, Birleşik krallığı-United Kingdom'u oluşturuyorlar. Tabi, adanın orta batısında yer alan Galler-Vales ülkesi ve Kuzey irlanda da, Birleşik Krallığın, İskoçya'dan sonraki kurucu üyeleridirler. Birleşik Krallık, İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda ülkelerinden oluşuyor. Kuzey İrlanda, 23 yıl öncesine kadar, direk İngiltere'ye bağlı olup, bir şehir statüsüne sahipti. İRA'nın uzun yıllara dayalı mücadelesi

© TWITTER
Britanya'da bazı siyasi çevreler monarşinin kalkmasını istiyorlar

sonucu, Kuzey İrlanda, İngiltere'den ayrılıp, kendi başına özerk bir bölge haline gelip, Kuzey İrlanda halkının referandumda, Birleşik Krallıkta kalmaya karar vermesiyle, UK'nin bir parçası haline geldi. Birleşik Krallık ülkesinde, demokrasi mücadelesi çok eskilere dayanıyor.
***
Hatta 1641'de, monarşiye karşı isyanlar çıktı ve iç savaş patlak verdi. 1649 yılında kral, cumhuriyeti ve demokrasiyi savunan ve devlet içinde etkili olan bazı lordlar tarafından yargılanıp idam edildi. 1660 yılına kadar, on yıl cumhuriyetle yönetildi. 1660 yılında, kral taraftarlarının yönetimi tekrar ele geçirmesiyle, idam edilen kral'ın oğlu, babasının yerine geçti ve çoğunluğu kralcıların oluşturduğu bir parlamentoyla tekrar monarşiyle yollarına devam ettiler. İngiltere'de 30 yıl öncesine kadar, cumhuriyete geçelim, monaşiye son verelim demek, suç sayılıyordu ve cezai işlem yapılıyordu. Son günlerde sosyal medya üzerinde, monarşiye son vermenin zamanı geldi şeklinde, bazı cumhuriyetçiler tarafından çeşitli mitingler ve imza kampanyaları yapılıyor. Kraliyet ailesinden prens Harry ve eşi Megan, bile, monarşinin, günümüz kuşullarında, modern dünyada uygun bir sistem olmadığı konusunda konuşuyorlar. Cumhuriyeti savunanlar, modern dünyada monarşik sistemlerin uygun olmadığını ve artık monarşiye son vermek gerektiğini dile getiriyorlar. Kraliyet ailesini, sistemin ve devletin dışında bırakırsak, aslında İngiltere'de bir demokratik cumhuriyet olduğu görülür. İngiliz toplumu, refah seviyesi en yüksek toplumlar arasında yer alıyor. İngilizler bu konuda suskunlar. Yani monarşiye son verelim diyenler küçük bir gruplar ama ileride sayıları artabilir. İngilizler, kraliyet ailesinden şikayetçi değiller. Sterlin, dünyanın en değerli paraları arasında yer alıyor ve İngiliz pasaportu da dünyada en öncelikli pasaport olarak kabul ediliyor. İngiliz pasaportuna sahip biri, her yere vizesiz gidebiliyor.
***
Yani şimdi, monarşiye devam mı edelim, yoksa cumhuriyetemi geçelim diye bir referandum yapılsa, İngilizlerin, büyük oranda, monarşiye devam edelim diyeceklerini düşünüyorum. İngilizlerin, kraliyet ailesiyle bir sorunları yok ve hallerinden memnunlar. Devlet konut sorununu çözmüş, çocuk parası ödeniyor, sağlık ve eğitim ücretsiz, sosyal yardımlar var. Fikir ve düşünce özgürlüğü konusunda, İngiltere, dünyada en önce gelen ülkelerden biridir. İnanç özgürlüğü, ifade özgürlüğü var. Demokratik kültür içşelleşmiş. Halkın herhangi bir sorunu olduğunda, bizzat kraliçe bile ilgileniyor, halkı dinliyor ve halk istemeden, kraliçe halkın sorunlarının çözülmesi ve ne gerekiyorsa yapılmalı diyor. Geçen senelerde, kraliçe'nin makam arabası, kırmızı ışıkta geçti diye, ceza kesildi ama makam şoförü, cezayı gecikmeli ödedi diye, cezanın cezasını kestiler ve ödettirildi. İngiltere'de yasalar herşeyin üstündedir. Yasalar, kraliyet ailesininde üstündedir. Kraliyet ailesinde her bireyin bir mesleği ve yaptığı iş var. Prenslerden biri, bir kurtarma şirketinde helikopterde pilotluk yapıyor. Bazen kendi çiftliklerinde normal kahya-işçi gibi çalıştıklarını TV'lerde izliyoruz. Kraliyet ailesi-Royal Family, demokratik bir ailedir ve böyle olmak zorundalarda. Modern dünyada, bir gelişmiş ülkede demokratik olmayan bir krallık kendisini ne yaşatabilir nede varlığını sürdürebilir. Ancak buna rağmen, kimi siyasi grup ve çevreler ve bazı toplumsal kesimlerde, kraliyet ailesinin, vergi mükelleflerinin verdiği verdileri fuzuli yere harcadıklarını, çok masraflı olduklarını ve bu durumun modern dünya koşullarında hiçte hoş olmadığıdı savunuyorlar.
***
Faşizmin hakim olduğu Türkiye gibi ülkeler, insan hakları ve demokrasi konusunda  İngiltere ile kesinlikle kıyaslanmaz. Mesela, kraliyet ailesi, Türkiye'de, halkın başına bela olan bu faşizan ve kan emici siyasetçilerden çok çok daha demokratlar ve insancıllar. Zaten aslında bir kıyaslama bile yapılmaz. Yani faşist bir cumhuriyetmi yoksa demokratik bir kralllıkmı diye bir seçim olsa, siz neyi terci edersiniz? Dünyanın her yerinde insanlar, sosyal haklardan faydalansınlar ve daha iyi maddi şartlarda yaşasınlar diye, İngiltere'ye geliyorlar. Londra'da yaklaşık 80 dil konuşuluyor. Yani 80 farklı millet İngiltere'de yaşıyor ve hepsininde kültürel, kimliksel hakları var. İngiltere'de şiddete başvurmadan, istediğiniz siyaseti savunabilirsiniz, çarşıda yüksek sesle başbakanı ve devleti eleştirebilirsiniz. Kraliçe, bayramlarda tek başına gider trene ve metroya biner gezer ve bilet parasını kendi cebinde öder. Kimse, kraliçe olduğunu anlamaz ve bilmez bile. İngiltere'de monarşiye son verilse bile, bunun referandumla olacağını düşünüyorum. Monarşiye son verilse ve cumhuriyete geçilse ne olur? Daha fazla demokrasimi gelir? Hayır. Ama Monarşi bitmiş olur ve bu durum, demokrasi için temsilide olsa daha iyi olur. Kanada, Australya, Yeni zelanda ve daha küçük birçok ada ülkesi hala İngiltere Krallığına bağlılar ve dünyanın en büyük ekonomileridirler. İngiltere devleti, silahtan çok, siyasetle etkili olan bir devlettir. Boşuna İngiliz siyaseti denmiyor.
***
ABD'nın bile akıl hocası İngiltere'dir. Her ne kadar bazı cumhuriyet savunucuları, monarşi kalkmalı artık diyorlarsada, bunun kolay olmadığını ve kısa süredede olmayacağını belirtelim. Dünyada hiçbir monarşi, bazı çevrelerin kalksın demesiyle kalkmamıştır. Bir iç savaş ve büyük bir kaos sonucu bu gibi köklü değişlimler oluyor. Kaldıki İngiliz kraliyet ailesi, İngiliz halkı ne istediyle kabul ediyorlar, geçmiştede hep böyle olmuştur. Dünyanın siyasi olarak en kurnaz devletidir. İngilizler, kendi tarihlerine de sahip çıkıyorlar ve kraliyeti bir sistem olarak değil, bir sembol olarak görüyorlar. Bu tartışmaların daha çok alevlenmesi, kraliyet ailesini, bazı yeni reformlar yapmaya zorlayabilir ve demokrasinin sınırlarını biraz daha genişletmek isteyebilirler. İngiliz devletinin bir ayağı lordların içinde, bir ayağıda halkın içindedir. yani sosyal bir devlettir. Ülkenin, krallıklamı yoluna devam etmesi yoksa cumhuriyetlemi yönetilmesi, İngilizlerin çokta ilgilendikleri bir konu değil. Refah seviyeelri nasıl, iyi şartlarda yaşıyorlarmı, mutlularmı, devletten memnunlarmı, bu konular İngilizler için önemlidir. İngiltere'de, sağcılık ve solculuk pek önemsenmez. Demokratlık daha çok önemsenir. Bir insan solcuda olabilir, sağcıda olabilir, bunu normal karşılıyorlar ama demokralığa, saygıla, hoşgörüye çok önem veriyorlar.

Kemal Söbe

SIRADAKİ HABER