Çiftçilerin-köylülerin artan şikayetleri ve rejimin durumu üzerine bazı yorumlar

Son yıllarda yoksulluğun iyice artmasıyla şikayetler doruğa çıkmış durumda ama bu şikayetler bir türlü, alternatif oluşturmaktan ve çare bulmaktan hayli uzaktır. Köylüler-çiftçiler, emeklerinin karşılığını alamamaktan şikayetçiler. Çünkü ürünlerini satamıyorlar ve ürünleri para etmiyor. Birçok çiftçi ve köylü, bunun normal bir hükümet icraatının sonucu olduğunu düşünüyor, bir rejim sorunu olduğunu ve onlarca yıl önce başlayan ama günümüzde iyice gözle görünür ve yaşanılır hale gelen bir sorun olduğunu bilmiyorlar.

© TWITTER
Çiftçilerin-köylülerin artan şikayetleri ve rejimin durumu üzerine bazı yorumlar

Toplumun genelinde toplumsallık gelişemediği için, bunun bir toplumsal ve memleket sorunu olduğunu anlayamıyorlar. İşçiler zaten yıllardır karın tokluğu bile denmeyecek koşullarda, kölece yaşıyorlar. Toplumun önemli bir bölümü hizmet sektöründe, fabrikalarda ve çeşitli işlerde asgari ücrete mahkum edilmiş durumda. Devlet dairelerinde çalışan memurlar bile, durumlarında şikayet edecek duruma gelmiş bulunuyorlar. Bunca şikayete rağmen bir elternatif oluşamıyor. Sol kendi kabuğuna çekilmiş ve alternatif olamıyor, muhalefet desen, sözde kalıyor, rejimin ve hükümetin yedek bastonu olmuş.
***
Memleketin sorunlarını doğru bir şekilde ortaya koyan ve çözüm üreten bir HDP var ama ona da göz açtırmıyorlar, her alanda saldırı altındadır. Toplum dağınık ve örgütsüzdür. Dolayısıyla bir çözüm gelişmiyor. Şikayetler ve sorunlar toplumsal bir şekilde dile getirilmeyince, dar bir kesimle sınırlı kalınca yada parça parça olunca, ses getiremiyor, güç olamıyor ve sistemi çözüme zorlamıyor. Fakirlik, yoksulluk, emeğinin karşılığın alamama bir memleket sorunudur, toplumsal bir realitedir. Yapılan bir eylem, eğer ülkenin bütün sorunlarını dile getiriyorsa önemlidir.
***
Onun dışında küçük bir üretici kesimin basit bir ürünün satamama şikayetini dile getiriyorsa, çözüm üretici olmaz. Toplumda, ülkenin genel sorunları konusunda şikayet artmadığı sürece, devrim ve değişim koşulları olgunlaşmaz. Şikayet daha çok olmalı ve ülkenin bütün sorunlarını kapsamalı ve rejimi değiştirmeyi hedeflemeliki bir anlamı olsun. Toplum sistemden memnun olduğu sürece, değişim olmaz. Durumu kötüleşenler, sistemden şikayetçi oluyorlar ama durumu düzelenlerde, sistemle kol kola takılıyorlar. İnsanların maddi durumları biraz düzelsin, karnı biraz doydumu, gerisinden bana ne diyorlar!
***
Bu durum, toplumun örgütsüz ve dağınık olduğunu gösterir. Örgütlü toplum, bütün sorunlar karşısında ayağa kalkar ve bütün sorunların çözümünü haykırır. Türkiye'de çifçiler, durumları iyiyken, sistemle kol kolalar, hükümetle haşir neşirler ama durumları kötüle gidince, ürünleri para etmeyince, maması biten bebek gibi ağlıyorlar. Yiyecek mamanız varkende, toplumsal sorunlardan  şikayetçi olunki, kendiniz  için şikayetçi olacak duruma düşmeyeseniz. Tuzu kuru olanlar, tuzu olmayanlar yada tuzu ıslak olanlar için seslerini çıkarmaz, şikayetçi olmazlarsa, gün gelir kendilerininde tuzu ıslanır ve biter. Bu durumda da, dar bir alanda parça parça şikayetçi olmak bir işe yaramaz.
***
Bencil insanlar sadece kendi sorunları için şikayetçi olurlar ama toplumsallık ruhu ve bilinci gelişmiş olanlar, kendi durumları iyi olsa bile, sokaklara çıkarlar, bütün toplumsal sorunları dile getirirler, haykırırlar. Türkiye'de ne işçilerde nede çifçilerde sınıf bilinci gelişmemiştir, emek bilinçleri yoktur. Bu örgütsüzlük ve parça parça ufak şikayetler bundan kaynaklıdır. Örgütlü çiftçilerin hepsi aynı anda alanlara çıkarsa, durum değişir, etkili olurlar. Türkiye'de nüfusun önemli bir bölümünü köylülük ve çiftçiler oluşturuyor. Hepsinin aynı anda sokaklara çıktığını düşünün, yeri titretirler.
***
Ama çiftçilerin şikayetleri sadece ürünlerin satılıp para etmesini hedefliyor. Sistemin değişimini hedefleyen bir durum söz konusu değil. Durumunuz iyiyken yani ürünleriniz para ederken, sorun yok, hükümetle kol kolasınız, güle oynayasınız ama ürünleriniz para etmediği ve emeğinizin karşılığını almadığınız zaman sesinizi çıkarıyorsunuz, bebek gibi ağlıyorsunuz. Bu Sizin durumunuzun kötüye gitmesi, sadece size has bir konu değil, rejimsel bir konu olup, bütün ülkeyi ilgilendiriyor. Böyle giderse, daha da çok kötüye gidecek.
***
İşçiler eylem yaptıklarında, öğrenciler eylemler yaptıklarında, çeşitli meslek grupları-kesimleri eylemler yaptıklarında siz neredeydiniz??? Siz, bu eylemleri yapanları, dış güçlerin maşaları ve oyunları olarak görüyordunuz ve hükümete destek veriyordunuz, oy veriyordunuz. Şimdi ne oldu size? Yoksa sizdemi dış güçlerin içerideki maşalarısınız, uzantıları sınız?? Toplumsal sorunlardan kaynaklı eylemleri, yürüyüşleri, mücadeleleri gayrimeşru göstermek ve bastırmak için, hükümet-devlet, '' dış güçler, dış düşmanlar ve iç düşmanlar'' yalanını sürekli kullanmıyormu ve sizde buna daha düne kadar inanmıyor ve destek vermiyor muydunuz?? Bu yalana inanıyor ve destek veriyor dunuz.
***
Yaptığınız bir eylem, sadece sizin sorunlarınızı dile getirmemeli. Yaptığınız bir eylem ve şikayet, ülkenin bütün sorunlarını dile getirmeli ve çözüm üretmeli. Sadece durumunuz kötüyken eylem yaparsanız, durumunuz iyiykende hükümetle kol kola takılırsanız, yarın durumunuz kötüleşirse, yaptığınız bu şikayet ne çözümleyici olur nede alternatif üretebilir. Sizin durumunuzun bir rejim sorunu olduğunu bileceksiniz. Dolayısıyla küçük çaplı bireysel şikayetlerle, ürünleri çöpe dökmekle, ağlamakla bu sorunları çözemezsiniz.
***
Yoksulluk-fakirlik, emeğinin karşılığını alamama bir memleket sorunudur ve onlarca yıldır bu sorunlar Türkiye'nin belini bükmektedir. Ürünlerinizi satıp iyi para kazanırken, işçilerin, asgari ücretlilerin, öğrencilerin ve memleketin diğer sorunlarına ilgisiz va kayıtsız kalırsanız, bu rejim gün gelir sizinde elinizdeki ekmeği alır ve zor durumda bırakır. Ve nitekim her gün tarlalarda, bahçelerde ağlıyorsunuz, sızlıyorsunuz. Herşeyden önce, toplumsal bir bilince sahip olacaksınız, emek bilinciniz olacak ve toplumsal sorunlar karşısında, maddi durumunuz iyi olsa bile, ayağa kalkmalısınız, sokaklara çıkmalısınızki yaptığınız bir eylem çözümleyici olabilsin, ses getirsin. Toplumsal olmayan ve toplumsal sorunları çözmeyi hedeflemeyen bir eylem başarılı olmaz...
Kemal Söbe

SIRADAKİ HABER