Darbeler ve cuntalar üzerine birkaç not

© AA
Darbeler ve cuntalar üzerine birkaç not

KEMAL SÖBE

Darbeler demokratik-devrimci mücadelelere yapılan saldırılardır ve bu saldırılarda en çok zararı halk çeker ve bunun acıları bazen onlarca yıla bile sarkabiliyor, siyasi-ekonomik-toplumsal-kültürel sonuçları çok ağır olabiliyor. Türkiye tarihine baktığımızda, darbelerin birbirini kovaladağı ve bazen de ülkenin kaderi haline geldiği görülecektir. Oturmamış çok cılız demokrasilerde yada sözde demokrasilerde, derbeler bir kılıç gibi toplumun ve devrimci-demokratik çevrelerin başında sallanmaya başlar. Darbeler bazende, devlet içindeki karşıt fikirlere sahip gruplar arasında bir iktidar savaşına girme şeklinde de kendisini gösterebilir. Her askeri müdahale darbe olarak tanımlanır ama kimlere karşı yapıldığı, neyi hedeflediği, amacının ne olduğu ve doğuracağı sonuçlarıda tabiki önemlidir. Bazen, ordu içerisinde bazı sol görüşlü subayların sağ-muhafazakar hükümete ve sisteme karşı yaptıkları ve toplum için önemli-olumlu sonuçlara yol açtığı türden durumlarda kimi ülkelerde yaşanılmıştır. 
***
Her askeri harekete düz mantıkla darbe demek doğru olmaz. Her sivil yönetimi de demokrasi olarak görmek yanlıştır çünkü sivil diktalar kendi içinde, toplumsal yaşam için daha çok tehlike barındırırlar. Bundan dolayı askerlerin olduğu her yönetimide darbe olarak görmek ve halk karşıtlığı olarak değerlendirmek yanlış olur. Bu konuda, insanlarda sabitleşmiş bazı fikirler oluşmuş. Yani bir ülkede siviller yönetiyorsa kesin demokrasi var ama askerler varsa kesin darbe ve cunta var düşüncesi hakim. Bu bakış açısı bir bakıma doğrudur. Askerler varsa olağanüstü durumlar var, güvenlik sorunu var, oturmamış demokrasi var ama siviller varsa oturmuş demokrasi var, sessizlik ve güven var anlayışı topluma hakimdir. Toplum için önemli olan, demokrasinin sandıktan çıkıp sokaktaki vatandaşın yaşamında ve toplum ile devlet arasındaki demokratik ilişkilerde kendisini göstermesidir. Darbenin ve cuntanın faşist olanı toplum-halk için tehlikelidir. 
***
Ancak, ordu içinde bazı sol görüşlü subayların, demokrasiden pek anlamayan sivil bir hükümeti devirmesi ve toplum lehine sosyalist denebilecek bir sistem kurma gibi durumları darbe olarak görmüyoruz. Yani her askeri müdahale darbe değildir. Burada,  darbe neden yapıldı, kime karşı yapıldı, toplumsal ve siyasi getirisi ve sonuçları nedir? sorusu çok önemlidir. Mesela 1969'da Libya'da Kaddafi önderliğinde bir askeri darbe yapıldı ve devlet içindeki sağcılar tasfiye edildi ve halkçı bir rejim kuruldu. Venezuela'da Chavez önderliğinde, devlet içindeki sağcılara karşı bir darbe yapıldı ve toplum için olumlu sonuçları oldu. Türkiye'de de, 27 Mayıs 1960 ta Demokrat Parti-Menderes hükümetine karşı yapıldı, sol kesimlere devlet ortamında yer açıldı ve halka kısmende olsa hizmet etmenin kanalları açılmış oldu ve bazı demokratik hakları içeren bir anayasa oluşturuldu. Ancak 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri halka karşı yapılmış, sermayenin çıkarlarını savunan, halk ve demokrasi karşıtı darbelerdi. Darbeler sadece askeri olmaz, sivil darbelerde olur ve etkileri yıllar sürebilir. 
***
Askeri darbeler esasen sivil yaşama müdahale için yapılır. Yani toplumsal yaşamın restorasyonu, yeniden şekillenişi için yapılır. Bu restorasyon bazen halk karşıtı olur bazende halkın lehine olabilir. Bir ülkede demokrasi yoksa, yoksulluk ve hayat pahalılığı hayatı kasıp kavuruyorsa o ülke zaten darbeyle yönetiliyor demektir. Türkiye, 12 Eylül darbesiyle beraber uzun süreli bir sivil darbe sürecine girdi ve bu darbe daha çokta sivil hükümetlerin icraatlarıyla kendi devamlılığını sağladı. 12 Eylül anayasasının toplumsal sonuçları Türkiye için çok çok ağır oldu. 12 Eylül darbesinin en katmerli ekonomik sonuçları aslında son birkaç yıldır yaşanılıyor. Türk lirası, döviz karşısında büyük bir değer kaybına uğruyor, halkın refahı gönden güne düşüyor, borçlanma gırtlağı aştı, işsizlik korkunç rakamlara ulaştı, tarım ve hayvancılık bitme noktasına geldi, ülkenin siyasi itibarı neredesye sıfırlandı, her taraf mafya-çete kaynıyor, yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık burjuva düzen partilerinin siyaseti oldu. İşte 12 Eylül darbesinin Türkiye'yi getirdiği sonuçlar ortada.
***
Bu sadece ekonomik alanlardaki gelişmelerdir. Siyasal boyutu ise tam bir iflas durumudur. Sol kesimler tarihinin en büyük dağınıklığını yaşıyorlar. Sağ zihniyet devletin her yerini ele geçirmiş durumdadır. AKP hükümeti 6 Haziran genel seçimlerini kaybetmişti, hükümet normalde düşmüştü ama koalisyon hükümeti kurulamadı. Daha doğrusu, AKP hükümeti, seçim yenilgisini kabul etmemişti ve Kasımda seçimler yenilendi ve bazı hilelerle AKP tek başına iktidar oldu. 15 Temmuz' da da ne olduğu bilinmeyen bir darbe yada kalkışma durumu yaşanıldı. 15 Temmuz hala tartışılıyor ama ne olduğu tam olarak anlaşılmış değil. Kimileri, 15 Temmuz'u, Neo ulusalcılar yaptı diyorlar, kimileride AKP'nin bir komplosudur diyorlar. Yani AKP kendisini darbe mağduru göstermek ve böylece zayıflayan toplumsal tabanını tekrar güçlendirmek istediler diye yorumlayanlar az değil. Darbeler, herkes derin uykudayken yapılır. Saat dokuzda, herkes daha dışarıda gezerken hangi ülkede darbe yapıldığı görülmüş? 
***
Birde darbelere bütün askeri birlikler katılırlar yada darbeye göz yumarlar, taraf olurlar, tarafmış gibi görünürler. Mesela 27 Mayıs'ı, orta rütbeli bir grup subay Ankara'da yaptılar ama bütün ordu birlikleri, sonradan haber alınca desteklediler, karşı çıkan olmadı. 15 Temmuz'da ordu içinde çok çetin bir kaynaşma vardı. Normal koşularda şehitler ölmez diyenler, orduyu övenler asker kafasını kestiler, askerlere kemerlerle vurdular. Bundan yirmi beş yıl öncesine kadar, bir sivil devlet yöneticisi bir generalin karşısında konuşamazdı, bir albay bile bir bakana, başbabana kızabiliyordu. Tabi bütün bunlar devlet içindeki iktidar olma durumundan kaynaklanıyor. Türkiye'yi ağırlılıklı olarak askerler kurdu ve bundan dolayı askerler devletin sahibi biziz ve her konuda bizim sözümüz geçerli olacak diyorlar. Demirel bile, 12 Eylül'den birkaç gün sonra, '' Türkiye hiçbir zaman demokratik bir ülke olamamıştır, sürekli askeri darbelerin olduğu bir ülke olmuştur'' diyecekti. Darbeler halka karşı yapılırsa, faşizme yol açarsa çok tehlikeli olur ve sonuçları uzun vadede çok ağır olur. Diğer darbe türlerini de bir sistem içi hesaplaşma yani iktidar kavgası olarak değerlendirmek gerekiyor. 

SIRADAKİ HABER

canlı bahis
bahis
türkçe bahis siteleri
canlı bahis
bedava bonus veren bahis siteleri
canlı bahis siteleri
bahis siteleri
canlı bahis oyna
deneme bonusu
adana escort
gaziantep escort
adana escort
gaziantep escort
1xbet
mersin escort
dizibox izle