Dilipak: Adının başında “Milli” olan bakanlıkların isimlerinin başındaki “Milli”lik tam bir kandırmaca

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, Fulbright’ı konu edindiği bugünkü yazısında, “Adının başında ‘Milli’ olan bakanlıkların isimlerinin başındaki ‘Milli’lik tam bir kandırmaca. Bu bakanlıklar uluslararası sisteme dört koldan bağlanmış. Diğerleri bağımsız değil de ‘Milli’ olanlar daha bir riskli” ifadelerini kullandı.

© TWITTER
Dilipak: Adının başında “Milli” olan bakanlıkların isimlerinin başındaki “Milli”lik tam bir kandırmaca

“Bizim gibi ülkelerde, içişlerinden dışişlerine, aslında her bakanlık, büyük ölçüde uluslararası sistemin gözetimi altındadır. Bir yandan uluslararası ya da ikili sözleşmeler, öte yandan ekonomik anlaşmalarla birçok alanda yabancıların denetim ve yaptırımlarına açık hale getiriliyor sistem dışı ülkeler. Söz dinlemezseniz, darbe, terör, ekonomik kriz, siyasi kriz, toplumsal hareketler ve aleyhte kampanyalarla hedef ülkenin eli-kolu bağlanabiliyor” görüşlerini savunan Dilipak, devamında şunları kaydetti:

Fulbright Programı, resmi kayıtlarda “Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkeler arasında kültürler arası ilişkileri, kültürel diplomasiyi ve kültürler arası yetkinlikleri bilgi ve beceri alışverişi yoluyla geliştirmeyi amaçlayan Amerika Birleşik Devletleri Kültürel Değişim Programlarından biridir”   diye tanımlanıyor. Hani bağımsız bir ülkeyiz de “Milli Eğitim” de nasıl oluyor da ABD büyükelçisi, bu komisyonda yer alabiliyor.

Fulbright Eğitim Komisyonu sadece Türkiye’de değil, 155 farklı ülkede varlık gösteriyor. Ali Babacan ve Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu gibi birçok kişi  bu burslardan faydalandı. Gazeteci, bankacı, sanatçı, akademisyen her meslekten, her görüşten kişiler var buradan geçen. Kuşkusuz bu programlardan geçen herkes mutlak anlamda onlara bağlı da değil. Onu da görmek gerek.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

SIRADAKİ HABER