Eski Sovyet cumhuriyetlerinde neler oluyor, halk nasıl yaşıyor?

1991'de Sovyetlerin dağılması, Sovyet sosyalizminin çözülmesi, günümüze kadar devam eden birçok soruna yol açmıştı. Sovyetlerde sosyalizmin yetersiz olması, toplumun son yıllarda bazı sorunlar yaşaması, toplumda sosyalizme olan güveni sarsmış, demokrasiye geçilmesi gerektiği sonucuna yol açmıştı. Bütün Sovyet cumhuriyetlerinde sistem alabora oldu, değişti. Son otuz yıldır Eski Sovyet cumhuriyetlerinde liberal-serbest piyasa ekonomisi uygulanıyor. Ancak Rusya'da son yıllarda bazı piyasalara devlet el koydu, tekrar kamulaştırdı. Sovyet merkezi yönetimi dağıldıktan ve belli bir siyasi otorite boşluğu meydana geldikten sonra, devletin kasasından yaptıkları büyük çaplı yolsuzluklarla zengin olan birçok Rus milyoner, Batıya kaçtılar ve bazıları, Rusya'da her an geriye dönüş yani sosyalizme dönüş olur ve paralarını-mallarını kaybederler korkusuyla, Rusya'ya geri dönmek istemiyorlar. Sovyet döneminde sosyalizmin bütün eksikliklerine ve yetersizliklerine rağmen, toplum hiçbir zaman zam ve hayat pahalılığı gibi bir sorun yaşamamıştı. Doğaz gaz, su, elektrik, sağlık, eğitim, şehir içi telefon ve ulaşım ücretsizdi.

© REUTERS
Eski Sovyet cumhuriyetlerinde neler oluyor, halk nasıl yaşıyor?

Sovyet devleti, silahlanma yarışındayken, toplumun ekonomik sorunlarıyla yeterince ilgilenmemişti ve siyasi olarakta bir otoriteleşme vardı. Ayrıca, Sovyet vatandaşlarının, dış ülkelere tatile-gezmeye gitme gibi bir durumlarıda yoktu yani yasaktı demek daha doğru olur. Çünkü Sovyet devleti, Sovyet vatandaşlarına, sosyalist blok dışındaki ülkelere gitmeyi yasaklaması kendince, Batı'dan Sovyetlere gelebilecek her hangi bir tehlikeyi böylece önleyeceğini düşünüyordu. Tabi bu durum aslında bir olumsuzluğuda beraberinde getirdi. Davulun sesi uzakta hoş gelir ama yakınlaşıncada beyni sesiyle felç eder. Batı ülkelerindeki sözde demokrasi, Sovyet vatandaşlarına, uzaktan çok güzel ve çekici geliyordu. Çünkü Batı ülkelerinde kapitalizmin rekabetçi siyasetinden ve tüketici kültüründen kaynaklı olarak farklı ve çeşitli arabalar üretiliyordu, çok çeşitli çikolatlar ve ayakkabılar üretiliyordu, bilmem kaç çeşit diş macunu üretiliyordu, çeşit çeşit çoraplar üretiliyordu. 

Yani insanların kullanabileceği her şeyin çok çok farklı türleri ve çeşitleri üretiliyordu. Bütün bunlar, demokrasi olarak biliniyordu ve Sovyet vatandaşlarıda bu demokrasiyle tanışmak hatta bu demokrasiyi yaşamak istiyorlardı. Yani çikolatanın yirmi çeşitini yemek istiyorlardı, farklı farklı onlarca çeşit arabalara binmek istiyorlardı, pizza ve hamburger yemek istiyorlardı, çok çeşitli dondurmalar yemek istiyorlardı. Ama bütün bunların yaşanılması için serbest piyasa sistemine geçilmesi gerektiğini bilmiyorlardı yada umursamıyorlardı. Bir gün, bu özlemlerinin kendilerine kabus yaşatacaklarını bilmiyorlardı. Batı modeli demakrasi, Sovyet vatandaşlarına yaramadı. Çünkü demokrasi diye bildikleri sistem aslında kapitalizmdi, özel mülkiyetti, sömürüydü, zengin ile fakirdi, sınıfların olduğu rejimin ta kendisiydi. Bu sistemde açlık, yoksulluk, zam, zulüm var ve doğaz gaza, suya, elektriğe, sağlığa eğitime yani kısacası, bütün temel tüketim mallarına ve ihtiyaçlara para ödeme gibi bir zorunlu durum vardı.

 Çünkü demokrasi diye bilinen sistemde herşey parayladır ve alım satım var. Yani demokrasi olarak bildikleri sistemde herşeyin bir parasal değeri var ve herşey parayladır, insan bile parasına göre insandır, parası olmayanı insan olarak bile görmeme durumu var. Sosyalizmde de bedava birşey yok ama birşeye sahip olmak için emek ve çalışma yeterlidir. Yani çalışıyorsan iyi yaşamayı ve herşeyden faydalanmayı hak ediyorsun. Kapitalizmde ne kadar çok çalışırsan çalış açsın, fakirsin ve patrona çalışıyorsun. İşte Sovyet halkı, bu bilinçten maalesef yoksundu. Sovyet devleti, Sovyet halkına sosyalizmi öğretmemişti. Bundan dolayı, Sovyet halkı, sözde demokrasiye özlem duyuyordu. Sovyet halkı, özlemini duydukları demokrasinin hiçte umdukları gibi olmadığını yıllar sonra yaşadıkları yoksulluk ve ekonomik zorluklarda anlayacaklardı. Kazakistan'da son günlerde doğaz gaza yapılan zammın protestolara yol açması, halk ve güvenlik güçlerinin çatışmasına ve yaklaşık ikiyiz insanın ölümüne ve yüzlerce insanında yaralanmasına yol açtı.
 
Sovyet sosyalist sistemi döneminde, bazı sorunlar vardı ama halk hiçbir zaman günümüzdeki gibi sıkıntılı durumlar yaşamamışlardı, güvenlik güçleriye çatışmamışlardı. Lenin'in ve Stalin'in heykellerini yıkmak, Sovyet halkına çok pahalıya mal oldu. Yani bütün eksiklilerine rağmen sosyalizm döneminda halk, mutlu ve rahattı. Yani günümüze kıyasla çok rahattılar. Kira sıkıntınız yok, fatura sıkıntınız yok, sağlık ve eğitim ücretsiz, yani aç değilsiniz, açıkta değilsiniz. Peki daha nasıl bir demokrasi istiyorsunuz? Sizin özlemini duyduğunuz ve şimdi yaşadığınız sistemde doğal gaza gelen zamları protesto ediyorsunuz ve sokaklarda güvenlik güçleriye birbirinize girip birbirinizi öldürüyorsunuz. Her şeye para ödemek zorundasınız. Paranız olmazsa aç kalıyorsunuz. Yani her bakımdan perişansınız. Sizin demorkasi diye özlemini duyduğunuz sistem bumudur? Yani siz gerçekten demokrasiyi yaşıyor musunuz? Son otuz yılda, bütün eski Sovyet cumhuriyetlerinde yoksulluk diz boyu, açlık korkunç boyutlarda, her gün yapılan zamlar halkı bezdirmiş durumda. 

Başta Rusya olmak üzere, eski Sovyet cumhuriyetlerinde halk, Sovyet-sosyalizm dönemine büyük bir özlem duyuyorlar. Önceki özlemini duydukları sözde demokrasi maalesef demokrasi değilmiş, haydutlar düzeniymiş, kapkapçılar rejimiymiş, kıravatlı eşkiyalar sistemiymiş. Ne yapalım, şimdimi aklınız başınıza geldi. Siz yaptınız siz buldunuz. Sosyalizmin iç sorunlarını Batı modeli bir sahte demokraside aramamalıydınız. Sosyalizmin iç işleyişinden kaynaklı sorunların çözümünü sosyalizmin içinde aramalıydınız ve çözmeliydiniz. Sovyet halkı, acaba nasıl bir demokrasiye özlem duyuyorlardı? Bu sorunun cevabını şimdi hiçbir Sovyet vatandaşı verebilecek durumda değil. Çünkü büyük bir pişmanlık duyuyorlar ama son pişmanlık fayda getirmiyor. Sanırım yeni bir Ekim Devrimi kapıda bekliyor. Yani eski Sovyet halkı, yeni bir devrime ihtiyaç duyuyorlar. Yoksa gidişat daha kötü sonuçlar doğurabilecek bir potansiyele sahip gibi görünüyor.

Kemal Söbe 

Güncelleme Tarihi: 12 Ocak 2022, 14:50
SIRADAKİ HABER