"İğneyi bırakıp çuvaldızı ele almak lazım" diyen Yeni Şafak yazarı: Artık ağzımızla kuş tutsak da Batı’nın hakkımızdaki yargısını değiştirebilecek değiliz

Şunu idrak etmeliyiz ki, artık ağzımızla kuş tutsak da Batı’nın hakkımızdaki yargısını değiştirebilecek değiliz.

© Shutterstock
"İğneyi bırakıp çuvaldızı ele almak lazım" diyen Yeni Şafak yazarı: Artık ağzımızla kuş tutsak da Batı’nın hakkımızdaki yargısını değiştirebilecek değiliz

Yeni Şafak yazarı Süleyman Seyfi Öğün, Türkiye’nin,  çok cepheli bir baskılama ile karşı karşıya kaldığını yazdı. Doğu Akdeniz, Orta Doğu, Yunanistan ve Libya’da yaşanan gelişmelere değinen Öğün, ABD, Avrupa ve bazı Orta Doğu ülkelerinin bu bölgelerde yaşananlarla ilgili Türkiye’ye karşı tavrını yazdı.

Suriye’de ABD’nin PKK’ya desteğinin artığını, Rusya, İran ve rejim  ile Türkiye’nin  anlaşmazlıklar yaşadığını belirten Öğün, “Türkiye’yi hedefe oturtan yeni bir Arap milliyetçiliği dalgası eklemlendi. Türkiye’ye yönelik baskılamalar mâlî âciliyet ve öncelikler üzerinden ekonomik, hukûkî ve siyâsal eksenlerde de artıyor. Bu baskılamalar Türkiye’yi Batı âlemindeki kurumsal zeminlerden dışlamayı, ona küme düşürtmeyi esas alıyor. Buna AB, Avrupa Konseyi, G 20 dâhil” dedi.

 Öğün şöyle devam etti:

"Şimdi biraz da iğneyi bırakıp çuvaldızı ele almak lazım. Bahsedeceğim Suriye siyâsetlerinin baştan yanlışlığıyla hesaplaşmak değil. Bunun pratik bir faydası yok. Ama bilhassa yakın zamanlarda Rusya ile ilişkilerimizi bozan, başından beri çok haklı ve akıllıca devam ettirdiğimiz dengeleyici Karadeniz siyasetlerini sekteye uğratan, bilhassa Ukrayna’ya verilen ve ölçüsüz bulduğumu çeşitli vesilelerle dile getirdiğim destek, Afganistan meselesinde yaşadığımız savrulma, basbayağı ajan oldukları belli olan bir gazeteci ve bir rahibi gelen baskılamalar üzerine salıvermemiz, Mavi Vatan projesinin gereklerini yerine getirmekte kararsız davranmamız, yer yer geri çekilmemiz bana düşündürücü ve endişe verici geliyor. Ekonomide yapısal bir dönüşüm programını oluşturup adım atmamamız, kara para çevrelerini dağıtmak yolunda kararsız davranmamız çuvaldızın batırılması gereken noktalar.

Kararsızlık en kötü durum. Şunu idrak etmeliyiz ki, artık ağzımızla kuş tutsak da Batı’nın hakkımızdaki yargısını değiştirebilecek değiliz. Bilelim ki Türkler bu coğrafyaya damgalarını vursalar da onun istenmeyen, ona yabancı görülen insanları. Yapılacaklar her ne ise, duygusal bir taşkınlık, ağlaklık üzerinden değil, aklımızla yönettiğimiz bir kararlılık üzerinden yapılmalı."

SIRADAKİ HABER