Kapitalizm bütün insani-yaşamsal değerleri çürüttü-çürütüyor

Serbest piyasaya ve özel mülke dayalı kapitalizm insanların hayatını, umutlarını ve geleceğini karartmış durumdadır. Gün geçmiyorki insanlar sorun yaşamasın, bunalıma girmesin, hatta hayatlarına son vermesin. Demekki kapitalizm sadece insanın emeğini sömürmüyor. insanları her türlü insani değerden yoksun bırakıyor, insanları geleceksiz bırakıyor, umutları öldürüyor, hayattan bıkmış bir insan-toplum yaratıyor. Ve bunun için hiçbir kural, değer, kaide tanımıyor. Sömürüye dayalı kapitalizmde para, mal, mülk, egemenlik ve mevki-makam için her yol ve herşey mubah oluyor. Kapitalizmde toplum sürekli bir kriz ve bunalım halini yaşıyorlar. Krizin ve bunalımın olmadığı bir gün olmaz. Çünkü azami kar ve kazancı hedefleyen bir sistem ancak kriz ve kaos yaratarak ilerleme sağlayabilir. Onlarca yıldır, Uluslararası sermaye güçlerinin pazar arayışları ve pazar kazanma durumları rekabete, krizlere ve hatta savaşlara yol açıyor.

© TWITTER
Kapitalizm bütün insani-yaşamsal değerleri çürüttü-çürütüyor

Rekabet ve sömürü kapitalizmin gelişim ve ilerleme kuralıdır. Kapitalizm hak vermez, alır ve halkı
yoksulluğa, açlığa mahkum eder. Bu sistemde insanlar sürekli borçlular, muhtaçlar, el avuç açarlar.
Dikkat edilirse, en başta işçiler-emekçiler, üreten güçler sürekli bir kriz, buhran ve bunalım halini 
yaşıyorlar, hiçbir zaman rahat ve mutlu, umutlu değiller. Çünkü iyi şartlarda yaşayabilecek imkan
ve koşullara sahip değiller. Değer, ancak üretiğine sahip çıkmakla olur. En büyük değer emektir.
Emeğine sahip çıkanlar ancak değer sahibi olurlar, değer üretebilirler, değerli olurlar. Kapitalizm
değer üreten güçleri değersizleştiriyorsa, orada çok ciddi bir sorun var demektir. İnsan ürettiği
değerlerle insan olabilir, insanlaşabilir. Ama kapitalizm insanda hiçbir değer bırakmıyor. En 
büyük değer emek olduğuna göre, insanların emeğine ele koyarak, bugünlerini ve yarınlarınıda
karartıyor. 
***
Emeğini ve ürettiklerini kaybedenler, hiçbir şey kazanamazlar, sadece başkalarına maddi değer
üretirler. İşçi sınıfı, kapitalizmde sürekli maddi değer üreten bir makine işlevine sahip olur.
Kapitalist sistemin sınırları dahilinde bile iyi şartlarda yaşama imkanına sahip olamıyorlar. Bir
gün bile iyi şartlarda yaşama olanağı yoktur. Sürekli borçlu ve muhtaçtır. Borçlu ve muhtaç bir
toplum ve birey, kapitalizm tarafından daha iyi kontrol edilir, denetlenir. Gelişmiş ve refah
seviyesi yüksek Avrupa ülkelerinde bile durum aynıdır ve borcu olmayan insan yoktur. Ya
bankaya yada devlete borçludur. Kapitalizmde toplum yönetmez, yönetilir. Yönetilenler
sürekli el-avuç açarlar, muhtaç olurlar. Kendi emeğine sahip olamayanlar, kendi hayatlarını
ve geleceklerini belirlemede karar sahibi olamazlar. Emeklerini kaybedenler hiçbir şeye sahip
olamazlar.
***
Kapitalizm sorunları çözmez, sorunlar yaratır-üretir ve hiçbir konuda iyileştirici olmaz, olamaz.
Kapitalizmde para-kapital-mal-mülk biriktirme tek amaç olduğu için, herşey yaparlar. Silah
satmak için savaş çıkarırlar, ilaç satışı için hastalık üretirler. Daha kötüsüde sosyal ve kültürel
olarak yozlaşmış bir toplum yaratır. Bir toplum için en büyük hastalık, yozlaşma ve dejenere 
olmadır, kapitalizmin esiri ve kölesi olmaktır. İşsizlik ve işsizler ordusu, hayat pahalılığı, fakirlik,
savaşlar, kapitalizmin insanlığa ve topluma dayattığı hastalıklardır. İnsanlar insanca ve iyi şart
ve koşullarda yaşamak için sürekli grev ve mitingler yapmak zorunda kalıyorlar yada susup kader-
lerine razı oluyorlar. Yoksula yardım anlayışı olduğu sürece, yoksulluk bitmez, artarak devam
eder. Kapitalizm yoksulluğun ve sorunların kaynağıdır. Bu sistemden sorunların çözümü için 
adım atmasını beklemek doğru değil. Çünkü sorunları üreten ve ağışlaştıran bu sistemdir.
***
Kapitalizm her türlü insani değerin sömürüldüğü ve yok edildiği bir düzendir ve bu sistemde
insan hiçbir zaman gerçek anlamda insani değerleri yaşayamayacaktır. İnsan emeğinin para
ile satıldığı ve sömürüldüğü bir sistemde insani değer aramamak gerekir. İşçi, emeğini düşük
bir ücret karşılığında üretim araçlarına sahip olan patrona satıyor-kiralıyor ve aldığı ücretten
çok daha fazlasını üretiyor. Bu üretilen emeğe artı değer diyoruz. İşçi tarafından üretilen artı  
değer patronun elinde geçtiğinde sermeye olur ve büyüdükçe büyür. Emek sermaye çelişkisi
burada başlar. Emeği üreten işçidir ama el koyanda patrondur. Emek, üretenin elinde kalırsa
değer haline gelir ve üreteni değer yapar. Ama emek, üretenin elinde alırsa, üretmeyenin 
eline geçerse, sermaye haline gelir ve çelişki burada başlAr. Çelişki bir süre sonra çatışma ve 
savaş ortaya çıkarır. 
***
Kötü yaşam şartlarından dolayı bitmek bilmeyen, maaşa, ücrete zam isteği, grevler, yürüyüşler, 
enflasyon, hayat pahalılığı, yoksulluk, hatta işsizlik de bütün bu sorunlara eklenince, hayat 
içinde çıkılamaz bir hale geliyor. İşte bütün bunlar kapitalizmin yarattığı ve çözüm bulmadığı 
ama toplumunda kapitalizmden çözüm beklediği sorunlar oluyor. Tek çözüm, emeğin, emeği
üretenin elinde kalması ve değer haline gelmesi. Emeğini kazanan değer haline gelir ve değer
kazanır. Emek toplumsallık içinde kazanılır ve toplumun hizmetine verildiği sürece her türlü
sorun çözülür ve bundan kaynaklı çelişki, çatışma olmaz. Emeğin sömürülmesi her türden
soruna ve çatışmaya yol açar.
*** 
Bugün dünya'nın ve insanlığın, emekçilerin yüzlerce, binlerce yıldır yaşadığı en büyük sorun bu
sorundur. Emek sorunu çözülmediği sürece hiçbir sorun çözülmez. İnsan toplumsal emeğin bir
ürünüyse, ancak toplumsal emeğin kurtuluşuyla insan kurtulur. Toplumsal kurtuluş ancak emeğe
ve insani değerlerin korunması ve yaşanılmasına dayalı olan komünanizmde mümkündür. 
Kapitalist sistemden toplumsal sorunlara çözüm beklemek, sorunları daha da ağırlaştırır. Çünkü
toplumsal sorunlar kapitalizmin toplumsal emeği sömürdüğü koşullarda ortaya çıkar ve dolayısıyla
bu sömürü şartları sürdüğü sürece, toplumsal sorunlar çözülemez, artarak devam eder. Emek
bilincine sahip birey ve toplumlar, toplumsal sorunların çözümünü kapitalist sistemde aramazlar,
toplumsal bir düzenin kurulmasında bunu ararlar. Bu toplumsal düzende tabiki emeğin emekçinin 
elinde kaldığı ve insanlığın hizmetine verildiği komünalist sistemdir...
Kemal Söbe

SIRADAKİ HABER