Kapitalizm dünya insanlığı için bir yıkımdır

Sınıflı sistemlerin sonuncusu ve en acımasızı olan kapitalizm, toplumu-dünyayı her bakımdan büyük bir çaresizlikle,çıkmazla ve çözümsüzlükle karşı karşıya getirmektedir. Sermayenin kendi sistemini egemen kılma ve süreklileştirme isteği sonucu, savaşlar, fakirlik-yoksulluk açlık bir kadermiş gibi toplumlara dayatılıp, insanlığı büyük bir yıkım ve tehlikelerle karşı karşıya getirmiştir. Toplumu oluşturan bireylere bakıldığında hepsinin nefesi kapitalizm kokuyor, herkes bu sistem içinde kendisine bir yer edinmeye çalışıp, bireysel kurtuluşları hedeflemiş durumdalar.

© TWITTER
Kapitalizm dünya insanlığı için bir yıkımdır

Kapitalizm öncelikle kendi kültürünü topluma ve bireye gırtlağa kadar yedirir, kendi toplum

ve birey tipini yaratır. Tüketici toplum ve kendini kurtar yeter yada dünyayı senmi kurtaracaksın

anlayışı buna örnektir. Toplumda, yıllarca ezilmiş, aç kalmış, sokaklarda yatmış, sonrada eline

bazı imkanlar geçip, eli para tutan ve yıllarca kendisini ezen sistemin bastonu ve dişlisi olan

bazı tipleri görüyoruz. Toplumsal kurtuluşu hedeflemeyen bütün düşünce ve amaçların gideceği

yer kapitalizmin bataklığıdır. Kapitalizm insana ezmemeyi ve sömürmemeyi değil, ezmeyi ve

sömürmeyi öğretir. Çünkü kapitalizm ezerek ve sömürerek egemenliğini devam ettirir.

***                                            ***                                                   ***

Yıllarca sistemin sillesini suratına yemiş insanların, bir süre sonra sistemin temsilcisi ve dişlisi

olması ve bununlada övünmesi garip değil midir? Sermayenin egemenliği toplumun yaşamına

yön verdiği ve beyinleri esir aldığı ve insanları bireysel kurtuluşa teşvik ettiği sürece, kapitalizm

kanser hücleleri gibi çoğalarak hayatın her yerine yerleşir. Toplumda, bireysel kurtuluşu bir tarafa

bırakıp, toplumsal kurtuluşu tercih eden ve toplum kurtulursa birey kurtulur anlayışına sahip kaç

kişi var?  İnsanların neredeyse tamamına yakını, içinde yaşadıkları sistemin karakterini ve yapısını

bile bilmiyorlar. Bütün herkes bireysel kurtuluş hesabı yapıp, kapitalizmin sınırları dahilinde bir

kurtuluş arayışı içindedir ve ekonomik durumunu düzelttikten sonra, sistem çarkının dişlisi ve

kapitalizmin bastonu gerçekliği var.


Toplumsallık bilinci olmayan yada çok zayıf kişilikler bireysel kurtuluşu toplumsal kurtuluşa tercih

ederler ve kapitalizmin ekmeğine yağ sürerler, sistemin devamlılığını sağlarlar. Yoksulluk, açlık ve

işsizlik  ve sınıflar kapitalizmin doğal sonucudur ve sistem var olduğu sürece bu durum değişmez,

artarak devam eder. Kapitalizmde herkesin değeri sahip olduğu maddi güce göredir ve insanın insan

olduğu için değeri yoktur. Kapitalizmde aslında herkes köledir. Çoğunluk sermaye azınlığının kölesi,

elit azınlıkta paranın kölesidir. Yani kapitalizmde kimse özgür değildir. Bütün ilişkileri belirleyen,

ekonomik faaliyetlerdir. Kapitalizmde hiçbir ilişki insani temele dayalı gelişmez, çıkar ve menfaate

göre gelişir.

İnsanlar ayrıcalıklı ve farklı olsunlar diye birbirleriyle adeta yarışıyorlar, korkunç bir rekabete giriyorlar

ve bu rekabet zaman zaman şiddetlenerek savaş ve yıkım olarak kendisini gösterir. Bütün savaşlar adı

geçen sermayenin rekabetinden ve daha çok kar etmeyi hedefleme doyumsuzluğundan kaynaklanıyor.

Kapitalizmde bireysel kurtuluş, insanı sistemin bastonu yapar, sistem önce ezer sonrada ezmeyi öğretir

ve böylece sistem kendi egemenliğini böyle devam ettirir. Kapitalizmden kurtulmanın yolu, sistemin

bastonu olmak değil, sisteme alternetif bir yaşam geliştirmektir. Demekki bireysel kurtuluşu değil,

toplumsal kurtuluşu hedeflemeliyiz. Hangi bireysel kurtuluş toplumu kurtarmış? Ama bütün toplumsal

kurtuluşlar herkesi kurtarmıştır. Paranın toplum üzerindeki hakimiyeti ve gücü bitmediği sürece, insanın

kendi özüne ulaşması ve doğal insani değerleri yaşaması bir hayal olmaktan öteye gitmez. Kapitalizm

insanın özüne aykırı bir sistemdir ve bu sistem var oldukça insan, başta kendisi olmak üzere, doğayı, çevreyi

herşeyi kirletir, kirletiyorda. İnsanlığın tek kurtuluş yolu, insanın en doğal yaşamı olan komünalizmi yaşanılır kılmaktır. Ancak komünalizmle insan tekrar kendi özüne ve hakikatine ulaşabilir...
Kemal Söbe

SIRADAKİ HABER