Karar yazarı Beki'den Bahçeli'ye: Karar gazetesini ve yazar arkadaşlarımızı hedef alan ifadeler kabul edilemez

Karar gazetesi yazarı Akif Beki, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Karar gazetesi yazarları Taha Akyol, Elif Çakır ve Yıldıray Oğur'u hedef aldığı açıklamasına, "Karar gazetesini ve yazar arkadaşlarımızı hedef alan ifadeler kabul edilemez" sözleriyle tepki gösterdi.

© TWITTER
Karar yazarı Beki'den Bahçeli'ye: Karar gazetesini ve yazar arkadaşlarımızı hedef alan ifadeler kabul edilemez

Beki yazısında, "MHP’li Semih Yalçın, tartıştığı Gelecek Partili Selçuk Özdağ’a saldırıyla ilgi ve bilgisini reddetmedi sadece. Şiddete başvurmayı prensip olarak da reddetmişti. Yanlış ve gayrimeşru bulduğunu söylemişti.  Bırakın onaylamayı ve arkasında olmayı, tamamen karşısında olduğunu açıkça belirttikten sonra ise şöyle demişti: 'Bu hareketin delisi çoktur, talimat dinlemezler'.  'Biz kalemle ve dil ile mücadele ederiz. Şiddetle bizim işimiz olamaz. Ülkücü gençler artık sokaklarda değiller. O durum 80 öncesinde kaldı' dediği halde, nihai cümlesi kafaları karıştırmıştı." düşüncesini dile getirdi.

Beki, "MHP lideri Bahçeli dün, o cümlenin yol açtığı soru işaretlerini de reddetti.  'MHP’yi, tarafı olmadığı saldırılarla ilişkilendirmeye ve yargılamaya cüret bühtandır, komplodur' dedi.  Saldırılarla ilişkinin, hiçbir yanlış anlamaya mahal bırakmayacak netlikte reddi, önemli ve sevindirici.  Fakat açıklamadaki, Karar gazetesini ve yazar arkadaşlarımızı hedef alan ifadeler kabul edilemez." görüşünü savundu. 

Beki, "Siyasilerin, sözlerinden etkilenebilecek taraftarlarını hesaba katmaları gerekir. Hedef gösterici nefret söylemlerinden kaçınma sorumluluğuyla konuşmaları, her zaman beklenir. Ama özellikle bu ortamda sözlerini, çok daha dikkatli ve özenli seçmeleri beklenmez mi!  Bahçeli’nin asıl mesajlarına gelince, şunları önemsedim.  Şiddete sevdalı olmadıklarını, bilakis eleştiri özgürlüğüne ve farklı görüşlerin hayat hakkına saygı duyduklarını, 'Ya devlet başa ya kuzgun leşe' ilkesiyle kavga ve karışıklıkta hayır görmediklerini, MHP'nin sokakta işinin bulunmadığını, sokaktaki tuzak ve tertipleri  bildiklerini, ülkeyi karanlığa sürüklemek isteyen alçak oyun ve planların farkında olduklarını,  kendilerini saldırılarla ilişkili ve suçlu gösterenlerin komplo kurduğunu, partilerine kara çalındığını ve iftira atıldığını söyledi." ifadesini kullandı. 

Beki, "Ömer Çelik dışındaki AK Parti ve Cumhurbaşkanlığı sözcüleri de saldırıları kınadılar. Sorumluların adalet önüne çıkarılacağına söz verdiler. İktidarın bu seferki tepkileri, başlangıç için hayra alamet...  Çubuk'ta linç edilmekten ve diri diri yakılmaktan canını  zor kurtardıktan sonra Kılıçdaroğlu'na dedikleri gibi...Mağdurlara, uğradıkları saldırının suçunu kendilerinde aramaları yine söylenmedi, saldırganlara hak verilmedi bu kez.  Geriye, tanık olduğumuz bu organize siyasi şiddeti bütün arka planı ile aydınlatmak kaldı. Ve azmettiricileri dahil, bütün karanlık bağlantılarını ortaya çıkarmak. Tahrik ve teşvik edenlerle birlikte bütün faillerini yakalayıp adalete teslim etmek." yorumunu yaptı. 

Ne olmuştu?
Bahçeli açıklamasında şunları söylemişti: 

Bir yanda 20 Ocak 2021’de ABD Başkan değişimi, diğer yanda Serok Ahmet’i sivriltme çabaları, Karar Gazetesi’nde köşe tutmuş sahte gazetecilerin kışkırtmaları, bunlara ek olarak malum siyasetçi ve gazetecilere saldırılar birbirine eklemlenmiş kuşkulu gündem konularıdır.

Nerede gazeteci kılıklı bir marjinal örgüt sevdalısı varsa, nerede terör ve bölücü meraklısı bir soytarı görülüyorsa hepsi bir olmuş, bir araya gelmiş MHP’ye çamur atıyor. Ne gam ne tasa, biz bunların alayına yeteriz, topunun tezgahını inançla bozarız.

MHP; sokağı bilir, hasmı bilir, haini bilir, tuzak ve tertipleri bilir ve tanır. Ancak Milliyetçi-Ülkücü Hareket’i tarafı olmadığı saldırılarla ilişkilendirmeye ve yargılamaya cüret etmek terörizmin lügatinden beslenenlerin harcıdır. Aynı zamanda bühtandır, komplodur.

Sırtımızdan kurban kestirmeyiz. Fikir ve siyaset varlığımızı sorgulamaya çalışan icazetli, iradesiz, ilkesiz, karambolden güç devşirmeye uğraşan zehirli emellere de Allah’ın izniyle göz yummayız. Kim nerede düşmüşse oradan kalksın, kim neye maruz kalmışsa önce etrafına baksın.

Serok Ahmet’in gündemde olduğu her dönemde Türkiye’de bir sorun olmuştur. Bu şahıs bereketsizliğinin faturasını önce şahsına kesmelidir. MHP’yle didişmek onun haddi ve havsalasının alacağı bir konu değildir. Hangi şaibeli odaklara el açtığı artık ortadadır.

ABD’deki Başkan değişimiyle eşzamanlı olarak, Serok ve partisinin, aynı şekilde tetikçi köşe yazarlarının hızlandırdığı iftira kampanyaları tesadüfi değil, alçak bir planın mahsulüdür. Serok Ahmet boşuna uğraşmasın, pis oyunları, birilerinin gözüne girme sinsilikleri maya tutmaz.

Karar Gazetesi’nin kiralık köşe yazarları, mesela Elif Çakır, mesela Yıldıray Oğur, mesela Taha Akyol ve diğer köşesiz sözde yazarlar MHP’yi hafife almasınlar, MHP’ye kara çalmasınlar. Çünkü kazdıkları kuyuya çoktan düşmüşler, kızarmayan yüzleriyle yakayı ele vermişlerdir.

Bilhassa Taha Akyol MHP’yi bilir, tavsiyem mezkur sipariş üzerine yazan isimlerle birlikte Serok Ahmet’e bizi acilen anlatmasıdır.

SIRADAKİ HABER