Kemal Kılıçdaroğlu/CHP '' Kürt sorununu en iyi biz çözeriz '' demişti

© AA
Kemal Kılıçdaroğlu/CHP '' Kürt sorununu en iyi biz çözeriz '' demişti

KEMAL SÖBE
 
Birkaç gün önce, CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP'nin birçok belediye başkanları, Van'a birkaç günlük bir gezi düzenlediler. Bu gezi, normal ve olağan koşullarda yapıldı. CHP genel başkanına ve belediye başkanlarına sorsak, Türkiye'de herşey güllük gülistanlık ve herşey yolunda gidiyor. Oysaki durum sanıldığı gibi hiç iyi değil. Kemal Kılıçdaroğlu, geçen sene, Kürt sorununu en iyi biz çözeriz dedi ama Kürt sorunu çözüm bekliyor ama muhatap bulamıyor. Bütün dünya birlik olmuş, Kürtleri bitirmenin peşindedir. Kürtler, kapitalist-emperyalist çıkarlara kurban ediliyor. CHP lideri ve belediye başkanlarına Selahattin Demirtaş ve belediyelere atanan kayyumlarla ilgili sorulan soralara cevap vermediler. Kürtlerin, içi boş vaatlere artık karnı tok. Pratik bir çözüm olmadığı sürece, konuşulan sözler ve verilen vaatlerin hiçbiri inandırıcı olmayacaktır. Kürtlerin namusu-şerefi ayaklar altına alınmış, her yönüyle kuşatma altına alınmışlar, var olma ile yok olma arasında direniyorlar, Kürtleri inkar edenler, kaybettikleri Kürtleri tekrar kazanmak için, Kürdistan'a, siyasi seferler düzenliyorlar.
***
Şimdi saldırı altında ve tehlikede olmayan bir Kürdistan parçası yok. Bütün Kürdistan parçaları saldırı altındadır. Kürt inkarının vahşice devam ettiği, HDP'nin ve Kürtlerin büyük bir saldırı altında olduğu koşullarda, demokrasi olmaz ve hiçbir sorun çözülmez. Düzeniçi muhalefet sadece sistemin değirmenine su taşır, ömrünün uzamasının yolunu açar ama Türkiye'nin birikmiş sorunlarını çözemez. Herşeyden önce, Türkiye'nin özgürlükçü ve demokratik bir anayasaya ihtiyacı var. Kürt sorununun çözümünü kapsayan, bütün etnik grupların ve bütün inançların varlığını tanıyan, demokratik ve çoğulcu bir anayasaya ihtiyaç var. Türkiye 12 Eylül faşizan anayasasıyla yönetildiği sürece, düzelmez ve sorunlar daha çok birikerek Türkiye'yi daha çok kötü bir duruma getirir. Bu faşizan-baskıcı koşullarda yüzlerce  demokrasi paketi açılsada sonuç değişmez ve daha kötüye gider. Kimse sistemin temeline dokunmuyor. Halbuki, sorun sistemin oluşumundadır. Kürt düşmanı ve emekçi düşmanı bir tekçi sistem var. 
***
İşte bütün sorunların kaynağı budur. Kürt sorununun çözümü bundan dolayı önemlidir. Kürt sorununun çözümü demokrasiyi geliştirir ve demokrasinin geliştiği yerde her sorunun çözümüde gelişir. Kürt sorununun çözümüyle ancak demokrasi gelişebilir. Kürt sorunu çözülmediği için demokrasi yok ve sadece kağıt üzerindedir. Yani Kürt sorunu çözülmeden demokrasi sadece kağıt üzerinde kalır, sokaktaki hayata yansımaz. Kürt sorunu söz konusu olsun, CHP hiçbir zaman bir çözüm ortaya koymuyor, sorunu tartışmıyor bile. Devletin sözde bekası söz konusu olsun, CHP-AKP-MHP ve bütün yeni kurulan düzen partilerinin hepsi yan yala geliyorlar el ele veriyorlar. Bu saydığımız partileri yan yana getiren sadece Kürtlerdir. Çünkü bu partileri devlet yan yana getiriyor. Çünkü hepsi CHP'nin-devletin arpalığından besleniyorlar. Ve hepside Kürt düşmanı olma karşılığında devletin bahçesinde beslenme imkanına sahipler.
 ***
Bu açıdan diyoruz, Kürt sorunu çözülürse, devlet demokratik olur ve hükümet olan bütün partilerde devletin politikasını uygularlar. Devlet Kürt düşmanı olursa, devletin arpalığındaki partilerin hiçbiri Kürt dostu olmaz ama Kürt dostuymuş gibi görünüp oy avcılığı yaparlar. CHP'nin bu son Van gezisinide bu çerçevede ele almak, değerlendirmek gerekmektedir. Kürtler olağan koşullarda yaşamıyorlar. Kürtler büyük bir tehlike altındalar. Bu açıdan Kürt sorununun çözümünü acilen gerçekleştirmek gerekmektedir. Türkiye'deki siyasi krizin, ekonomik sorunların, hayat pahalılığın nedenleri Kürt sorununun çözümsüz kalmasıdır, Kürtlere karşı yürütülen savaştır. HDP ve bileşenleri dışında hiçkimse bunu konuşmuyor, sadece inkar rejiminin borazanlığını yapıyorlar. Hangi parti olursa olsun, Kürt sorununun çözümünü acilen gündeme getirmezse, Kürtlere karşı yürütülen savaşın durdurulmasını istemezse, söyleyecekleri her söz, içi boş laf olarak kalır. Bir taraftan, Kürt sorununu en iyi biz çözeriz diyeceksin ama diğer taraftanda, Kürdistan'a yapılan operasyonlara destek vereceksin. Türkiye'nin ekonomisi Kürtlere karşı yürütülen  kirli savaşa akıyor. 
***
Böyle samimiyetsizlik olmaz. Kürt sorununun çözümü, Kürtlere karşı yürütülen bu soykırım savaşının durdurulmasıyla olur. İnkar siyasetinin bitmesi ve Kürtlerin ulus olarak kabul edilmesiyle ancak, Kürtlere yönelik bu saldırılar sona erer. Her gün, tek millet, tek dil, tek kimlik, tek kültür, tek bayrak demek ne anlama geliyor? Biz, Kürtleri asimile edeceğiz anlamına geliyor. Bunun başka bir anlamı yok. Demekki Türkiye, Kürtlere karşı savaşıyor, teröre karşı değil. Türkiye'de terör yok, Kürt sorunu var ama Kürtlerin mücadelesini yüz yıldır şakilik-eşkiyalık ve terör olarak görüyorlar, Kürtlere karşı yürüttükleri bu soykırım savaşına uluslararası alanda meşruiyet kazandırmak için. Kürtlerin ulusal mücadele yürüttüğünü bütün dünya biliyor ama Kürtleri, Türkiye ile var olan siyasi-ekonomik çıkarlarına kurban ediyorlar. Kürtlerin inkarın edilmesinde en az Türkiye kadar, dünya da sorumludur. Tabi başta Avrupa, ABD ve Rusya da bundan sorumludur. 

Ne zaman Kürtler tartışılsa, ekonomik ve siyasi çıkarlar öne sürülüyor ve Kürtler unutuluyor. Bu dünya, Kürtler söz konusu olduğunda bu kadar adaletsiz oluyor, kötüleşiyor. Halbuki, Kürtler dünyanın en mahsum halklarından biridir ve bütün halkları kardeş olarak görüyor. Sol çevreler bile, Vietnam'a, Filistine'e ilgi duydukları kadar, Kürdistan'a ilgi duymuyorlar. Dünya sol çevreleri bile Kürt sorunu konusunda sınıfta kalıyorlar. Sol çevreler bile bu kadar ilgisiz kalırsa, sağ kesimler ve iktidarlar ne yapmazlarki. Her kötülüğün Kürtlere yapılmasına hem destek veriyorlar hemde göz yumuyorlar. Rusya-Ukrayna savaşında kıyameti koparanları, Kürdistan'a yapılan saldırılarda göremiyoruz. İnsanlığın, içinde bulunduğu bütün sorunların çözümü halkların kardeşliğinde ve demokratik ulus çizgisindedir. Şimdiye kadarki sistemlerin dünyayı cehenneme çevirdiği ortadadır. Demokratik ulus ve demokratik cumhuriyet Türkiye için hayati önemdedir. CHP, gerçekten Türkiye'nin geleceğini düşünüyorsa, demokratik ulus çzgisine ilgi duymalı ve bu çizginin hayata geçmesini sağlayacak adımlar atmalıdır. Türkiye her gün kan kaybediyor. Kürt sorununun çözümü ve demokratik cumhuriyet ancak Türkiye'nin kan kaybını durdurabilir. Bu çizgiye CHP sıcak bakmazsa, Türkiye'ye kötülük yapar. Türkiye halklarının özgür geleceği demokratik cumhuriyettedir...

SIRADAKİ HABER