Korkusuz yazarı Can Ataklı: Siyasi geçmişimizdeki en çarpıcı hakaret örnekleri

"Geçmişte de siyasetçiler zaman zaman birbirlerine hakaretler ederdi ama bunun bile bir üslubu, düzeyi vardı”

© AA
Korkusuz yazarı Can Ataklı: Siyasi geçmişimizdeki en çarpıcı hakaret örnekleri

Korkusuz yazarı Can Ataklı, siyasilerin tartışmalarında birbirleri için kullandıkları hakaretlerin dozajının arttığını söyledi. “Geçmişte de siyasetçiler zaman zaman birbirlerine hakaretler ederdi. Ama bunun bile bir üslubu, düzeyi vardı” diyerek eskiyle karşılaştırma yapan Ataklık, bugünkü yazısında geçmiş dönemlerde dile getirilen çarpıcı hakaret örneklerini derledi.

Ataklı’nın yazısının ilgili bölümü şöyle:

Kasım Gülek

Siyasette düzeyi çok düşük, halk deyimiyle “belaltı vurmanın” en çarpıcı örneklerinden biri Demokrat Parti döneminde CHP genel sekreterliği yapan Kasım Gülek’le ilgili olandır. Gülek, seçim kampanyasında yıllar önce çekilmiş kepli kolej fotoğrafını basına dağıtan ve sünnetsiz olduğunu iddia eden Demokrat Partili rakip milletvekiline verdiği “Karısı da amma gevezeymiş” cevabı yıllarca dillerde dolaşmıştır.

Orhan Seyfi Orhon - Çetin Altan

Şair yazar Orhan Seyfi Orhon bir yazısında Çetin Altan için “Ne söyleyeyim sana. Çanta hırsızlığı ile girdiğin bu meslekte, bütün rezaletlerin içindesin. Yalnız bir ricam var. Tonton diye yılışma. Senden iğreniyorum” diye yazmıştı.

Çetin Altan, 14 Mayıs 1965 tarihli Akşam gazetesindeki köşesinde Orhon’a şöyle cevap vermişti;

“Gençliğimde sevgililerinin iç çamaşırlarından koleksiyon yapan arkadaşlarım vardı. Boksör adıyla tanınan bir tanesi, en çok Orhan Seyfi Bey’in en yakınlarına ait olanları göstererek öğünürdü. Orhan Seyfi Bey’in hayatta bilmediği bir kelimedir iğrenmek. Bilseydi aynada kendisini gördüğü zaman intihar ederdi. Ya yazdıklarınızı resmi vesikalarla ispat edersiniz ya da deyyusluğu kabul edersiniz. Vatan satıcılığına karınızı, kızınızı da ekleyince cebinize belki de beş-on kuruş daha fazla girer…”

Necip Fazıl Kısakürek -  İsmet İnönü

Hidayete erdikten sonra CHP’ye yönelik çok ağır eleştirileriyle tanınan Necip Fazıl Kısakürek’in İsmet İnönü’ye hitaben yazdığı şiir “çok amiyane” bulunmuştu o yıllarda. Her mısraının baş harfleri İsmet İnönü ismini oluşturan akrostiş şiirde Necip Fazıl, öfkesini şöyle dile getirmişti.

İhtilal acentası

Solun tam da ortası

Moskof’un oltası

Eli, zulüm muştası

Tek ümidi, cuntası

İnkılap, avantası

Nemrut, onun atası

Ölüm yolu, rotası

Namlı servet çantası

Ünlü küfür softası

Necip Fazıl’ın geçmişte çok küfürlü sayılan bu şiiri, Erdoğan ve AKP’lilerin sözleri yanında ne kadar da masum kalıyor değil mi?

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

SIRADAKİ HABER