Medya Ombudsmanı Bildirici: Erdoğan’a “çanak soru” soracağım derken gazeteciliğin sınırları iyiden iyiye zorlanıyor

"Muhabirlerin ne soracakları önceden belirleniyor; Erdoğan’ın cami önü basın toplantıları bir propaganda şovu olmaktan öteye gidemiyor"

© AA
Medya Ombudsmanı Bildirici: Erdoğan’a “çanak soru” soracağım derken gazeteciliğin sınırları iyiden iyiye zorlanıyor

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, eskiden devlet insanlarının cuma namazına gittiklerinde fotoğraf çekilmek istemediklerini belirterek, “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise Cuma namazlarını ve hatta camiyi Cumhurbaşkanlığı ve siyasi faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçası haline getirdi" dedi. Gazetecilerin Erdoğan'a soru sorabilecekleri tek yerin cuma namazı çıkışındaki basın toplantıları olduğunu ancak soruların önceden belirlendiğini belirterek, "Erdoğan’a 'çanak soru' soracağım derken gazeteciliğin sınırları iyiden iyiye zorlanıyor" eleştirisinde bulunan Bildirici, "Erdoğan’ın cami önü basın toplantıları bir propaganda şovu olmaktan öteye gidemiyor" diye konuştu.

“Cuma çıkışı basın toplantılarında bugüne değin dişe dokunur bir soru sorulduğunu ya da açıklama yapıldığını duymadım” diyerek eleştiride bulunan Bildirici, “Muhabirler gündemdeki her konuyu akıllarına geldiği gibi soramıyorlar. Karanlıkta kalan bir konuyu sorularla aydınlatma çabası içine girilemiyor. Genel sorularla Erdoğan’a dilediği gibi konuşması için 'pas' veriliyor” ifadelerini kullandı.

“Cuma sonrası düzenlenen basın toplantıları hep aynı havada geçiyor. Bazen muhabirin sorusunu bitirmeden Erdoğan’ın deyim yerindeyse havada kapıp hemen yanıtlaması da soruları önceden bildiğini, cevapların hazırlanmış olduğunu gösteriyor” diyen Bildirici, son olarak şu değerlendirmede bulundu:

“Gerçek gazetecilik sorularının sorulmadığı bu tip “sözde” basın toplantılarıyla gazetecilik yıpratılıyor, toplumun bilgi edinmesi engelleniyor. Durumları gerçekten çok zor. Bir yanda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hoşlanmayacağı ya da önceden izin verilmeyen bir soruyu sorup da akreditasyonlarının iptal edilmesi riski var. Öbür yanda da gazeteciliğin gerekleri. Gündemdeki soruları iktidar sahiplerine soramamanın rahatsızlığını hisseden genç meslektaşlarıma önerim, onaylanmış soruları da sormamaları. Susmak hiç olmazsa “mış” gibi görünmekten kurtarır.”

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

SIRADAKİ HABER