Murat Yetkin: AK Parti ilk defa savunma pozisyonuna geçiyor

Gazeteci Murat Yetkin, son dönemde Türk siyasetinde yaşanan gelişmeleri değerlendirdiği yazısında "AK Parti ilk defa savunma pozisyonuna geçiyor" ifadesini kullandı.

© DHA
Murat Yetkin: AK Parti ilk defa savunma pozisyonuna geçiyor

Gazeteci Murat Yetkin, 'AK Parti ilk defa savunma pozisyonuna geçiyor' başlığıyla yayımlanan yazısında ilk olarak "Siyasi partiler, özellikle de iktidardaki siyasi partiler giderek daha fazla konuda savunma pozisyona geçme ihtiyacı hissediyorlarsa sadece ülke koşullarında değil, partinin içinde de ters giden bir şeyler olduğuna işaret eder" ifadesini kullandı.

25 Şubat'ta düzenlenen kongrede AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'na Osman Nuri Kabaktepe'nin seçildiğini hatırlatan Yetkin, şöyle devam etti:

"Yorumcuların çoğu doğal olarak giden görevden ayrılan Bayram Şenocak’ın Berat Albayrak’a yakın olduğuna, Kabaktepe’nin ise çekirdekten yetişme Millî Görüşcü olduğuna dikkat çekti. Zaten Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuşmasındaki '1994 Ruhu' vurgusu da AK Parti öncesine, Erdoğan’ın İl Başkanı ve İstanbul Belediye Başkanı olduğu Refah günlerine işaret ediyordu.

Ancak bu değişimin iki boyutu daha vardı. Birine gazeteci büyüğümüz Yalçın Bayer dikkat çekti. Kabaktepe’de 2019 seçimlerinde CHP’nin İl Başkanı Olan Canan Kaftancıoğlu gibi Orduluydu. Ordu, Sivas’tan sonra İstanbul’a göç veren ikinci ildi. Giden Şenocak da Albayrak gibi Trabzon kökenliydi.

'Savunma pozisyonuna geçiş işaretleri'
İkinci boyut ise Erdoğan’ın seçim üzerinden iki yıl geçtikten sonra nihayet İstanbul’da Parti teşkilatının hatalı olduğunu kabul etmiş olmasıydı. Bu değişim, 94 hatırlatmasının da gösterdiği gibi, aslında bir savunma önlemiydi. Ve AK Partinin kuruluşundan yirmi, iktidarından 19 yıl sonra ilk defa savunma pozisyonuna geçtiğinin işaretlerinden biriydi."

Aynı gün Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın da Muhammed Emin Saraç’ın cenaze töreninde oluşan kalabalık görüntüler nedeniyle özür dilediğini vurgulayan Yetkin, "Haydi bu özeleştiriyi tam olarak savunma pozisyonuna geçiş saymayalım, siyasi etik gereği sayalım. Ancak yine aynı gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ısrarlı '128 milyar dolar nerede?' soruları üzerine, miktar vermeden, devlet kasasından doları dizginlemek için döviz harcandığını söyledi. CHP sözcüsü Faik Öztrak 'Nihayet harcadığını kabul etti. Şimdi kime ve kaç liradan satıldığını açıklamalı' diye üsteliyor" diye yazdı.

Enerjiyi savunma pozisyonuna harcamak
"Erdoğan’ın açıklamak zorunda kaldığı harcama, bir yandan faizi yüzde 7-8 düzeyinde tutarken, diğer yandan 1 ABD dolarının 7 lirayı aşmaması için yapılmıştı. Ama bu politika tutmamış, dolar Albayrak’ın kabineden ayrıldığı sırada 8,5 lirayı geçmişti. Merkez Bankası faizi yüzde 17’ye yükseltince 7 liranın altına düştü" ifadesini kullanan Yetkin, şunları kaydetti:

"Erdoğan, 'başarılıydı ama damat diye hedef oldu' mealinde konuşunca dolar yeniden 7 liranın üstüne çıktı. Tabii bir de 'kabineye dönebilir' söylentileri çıkınca. Erdoğan neden mesele damadı olunca savunma pozisyonuna geçme ihtiyacı hissetti? AK Parti Kongresi öncesinde tabana her şeyin kontrol altında olduğunu vurgulamak için olabilir mi?

Oysa daha önce defalarca yaptığı gibi aldırmayıp geçiştirseydi, şimdi hem yabancı yatırımcının 'Albayrak mı? Acaba, reform diye kandırıldık mı?' tereddüdüne yol açmayacak, hem de CHP’nin tezini haklı çıkarmış olmayacaktı. Bu gelişmenin hemen ardından Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın 'Reformları Cumhurbaşkanı Mart’ın ikinci haftası açıklayacak' demesi savunma pozisyonuna geçiş değil midir?"

SIRADAKİ HABER