Prof. Dr. Çarkoğlu: Yeni anayasa ya da değişiklikler de daha başından rahatsızlıkların kaynağı olmaya mahkûm olacak

"Yeni ya da değiştirilmiş anayasadan beklentimiz geniş bir seçmen kitlesinin içine sinen layıkıyla tartışılıp değerlendirilmiş ve partiler arası geniş bir oydaşma ile yaratılmasıdır"

© AA
Prof. Dr. Çarkoğlu: Yeni anayasa ya da değişiklikler de daha başından rahatsızlıkların kaynağı olmaya mahkûm olacak

Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, yeni anayasa tartışmalarını yorumladı. Çarkoğlu, "1982 Anayasası oylamasındaki yüksek onaya da bu ortamda ulaşılamayacağını öngörürsek yeni anayasa ya da değişiklikler de daha başından rahatsızlıkların kaynağı olmaya mahkûm olacaktır." görüşünü savundu. 

Çarkoğlu Yetkin Report'ta kaleme aldığı yazıda, "Son seçimin üzerinden iki yılı aşkın bir süre geçmiş. Ülkede gerek sosyal ve ekonomik refah beklentileri gerek güvenlik ve gelecek beklentilerinin karşılanması sorgulanır hale gelmiş iken bir yeni anayasa yapılabilir mi? Ülkede mevcut anayasanın gerekleri yerine getirilemiyorken bir yeni anayasa ya da anayasa değişiklikleri tartışması yapılabilir mi?" diye sordu. 

Çarkoğlu, "Anayasa kurgulamak seçim kazanmaya pek benzemez. Seçim kazanmak bir sonraki seçimde düzeltilebilecek hatalar yapma olanağı verir. Oysa bir referandum ile anayasa yaptığınızda bu yenilemeler ya da değişiklikleri geri almak ve düzeltmek on yıllarınızı alacaktır. 1982 Anayasasını değiştirmekten herkes yoruldu. Ama statükonun ağırlığı hala devam ediyor. 1982 de bugün için hemen hiç kimse için kabul edilebilir olmayan bir anayasa layıkıyla tartışılıp değerlendirilmeden büyük bir çoğunlukla kabul edilen bir referanduma sunulmuştu. Bir anlamda asker kışlaya dönsün de gerisini sonra hallederiz kanaati de o zamanki yüksek desteğin bir nedeniydi. O referandumun demokratik prensiplere uygun olmadığı genel kabul görmüştür." düşüncesini dile getirdi.

Çarkoğlu, "Bugünkü ortam 1982 ortamına benzemiyor denebilir. Ancak kutuplaşma, temel ifade özgürlükleri ve hukuk düzenimizdeki yaralar bugün yine benzer şekilde kısıtlı ve çarpık bir tartışma ortamı yaratacaktır. Bu sefer 1982 Anayasası oylamasındaki yüksek onaya da bu ortamda ulaşılamayacağını öngörürsek yeni anayasa ya da değişiklikler de daha başından rahatsızlıkların kaynağı olmaya mahkum olacaktır. Oysa yeni ya da değiştirilmiş anayasadan beklentimiz geniş bir seçmen kitlesinin içine sinen layıkıyla tartışılıp değerlendirilmiş ve partiler arası geniş bir oydaşma ile yaratılmasıdır." ifadesini kullandı. 

SIRADAKİ HABER