Sayıştay raporundan: TCDD’nin hatlarındaki 5 bin kilometrelik hattın sinyalizasyon işi 13 farklı şirkete verilmiş

Hürriyet gazetesi yazarı Nedim Şener, Büyük Birlik Partisi Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin yazdığı yazılar nedeniyle soruşturmanın yürütüldüğü Kahramanmaraş'tan bir telefon aldığını belirterek, "Beni yönlendiren yalnızca gerçekler, neler yapabileceklerini biliyorum ve buna da hazırım" değerlendirmesini yazdı.

© TWITTER
Sayıştay raporundan: TCDD’nin hatlarındaki 5 bin kilometrelik hattın sinyalizasyon işi 13  farklı şirkete verilmiş

Şener, "Şimdi Yazıcıoğlu suikastı dosyasına yoğunlaşıp iki yazı yayınlayınca benzer bir sürecin yaşanabileceğini bekliyorum. Çünkü Kahramanmaraş’tan konuştuğum kişi bana ısrarla, 2020 yılı Şubat ayında Hürriyet gazetesinde yayınladığım, FETÖ itirafçısı Abdullah Önder’in ifadesini nereden bulduğumu sordu. FETÖ’cü istihbaratçılar da bana 2009’da 28 yıl hapis ile açtıkları davada sürekli Hrant Dink’in öldürüleceğine dair Emniyet İstihbarat raporunu nereden bulduğumu sorarlardı. Gizli belge yayınladığımı, benim yönlendirildiğimi iddia ederlerdi. Oysa belge Dink dava dosyasının eklerinde, herkesin erişebileceği kadar yakındı. Tıpkı Yazıcıoğlu dosyasında olduğu gibi. İşte bu yüzden kendimi Dink cinayetini araştırmanın başında gibi hissediyorum. O kişiye de söylediğim gibi tekrar edeyim: Beni yönlendiren yalnızca gerçeklerdir. Neler yapabileceklerini biliyorum ve buna da hazırım."  düşüncesini dile getirdi. 

Şener, "Bir de 'objektif' olmadığım suçlamasıyla karşılaştım. İşte burası çok ilginçti. Çünkü 1 Ocak tarihli yazımda, 2004’te FETÖ’ye katılan, yüksele yüksele 2014 ile 2017 arasında Elazığ il avukatlar sorumluluğuna gelmiş olan, eşi tutuklandıktan sonra örgütten tamamen kopan ve etkin pişmanlıktan yararlanan Abdullah Önder’in iddianamede de yer alan ifadesine dayanarak, FETÖ’cülerin girişimiyle 2014 yılında Yazıcıoğlu dosyasının takipsizlik kararı ile kapatıldığını anlatmıştım. Önder, ifadesinde Yazıcıoğlu ve altı kişinin ölümü ile sonuçlanan, 25 Mart 2009’da düşen helikopterin elektronik cihazlarını söken, 15 Temmuz darbesinde de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast ekibinde de yer alan FETÖ’cü askerler Davut Uçum ile Aydın Özsıcak’ın avukatlığını 2014’te FETÖ’cü Mustafa Atalar’ın üstlenildiğinin ortaya çıktığını söyledi." ifadesini kullandı. 

Yazının devamı için tıklayın 

SIRADAKİ HABER