Sedat Ergin: 2021 yılı Türkiye’sinde insan haklarını korumak ve güçlendirmek için hâlâ kapsamlı eylem planlarının hazırlanması gerekiyor

Ergin yazısında şu ifadeleri kullandı:

© AA
Sedat Ergin: 2021 yılı Türkiye’sinde insan haklarını korumak ve güçlendirmek için hâlâ kapsamlı eylem planlarının hazırlanması gerekiyor

Hürriyet gazetesi yazarı Sedat Ergin, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı "İnsan Hakları Eylem Planı"ndaki maddelerin çok önceden hayata geçirilmesi gereken maddeler olduğunun altına çizerek, "2021 yılı Türkiye’sinde insan haklarını korumak ve güçlendirmek için hâlâ kapsamlı eylem planlarının hazırlanması gerekiyor" düşüncesini dile getirdi.

Ergin yazısında, "Geçen salı günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 'İnsan Hakları Eylem Planı'nın Adalet Bakanlığı’nın web sitesine konan tam metnini okurken, iç dünyamda çok farklı duyguların çekim merkezleri arasında gidip geldiğimi hissettim sıkça . Ardından, insan hakları alanında yapılması gerekenlerin 11 temel ilke etrafında 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyet olarak sıralandığı başlıkların üzerinden tek tek giderken, önümüzde kat edilecek bir hayli uzun bir yolun bulunduğunu gördüm. Duygu iklimim tamamen farklı bir yöne doğru savruldu. Birden tepkili bir ruh hali içinde buldum kendimi.İşin gerçeği şu ki, 2021 yılı Türkiye’sinde insan haklarını korumak ve güçlendirmek için hâlâ kapsamlı eylem planlarının hazırlanması gerekiyor. Hâlâ yargı bağımsızlığı, tutukluluklar ve ifade özgürlüğü alanlarındaki sorunlar ülkenin gündemini kaplamaya devam ediyor." değerlendirmesini yaptı. 

Ergin yazısında şu ifadeleri kullandı: 

"Bugün hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu gelişkin demokrasilerde olağan görülen, özümsenmiş olan birtakım ilkeler, hayatın parçası haline gelmiş rutin uygulamalar, bizde hayata geçirilmesi gereken hedefler olarak iddialı projeler halinde karşımıza çıkıyor. Bu tepkili ruh halini sıkıştıran bir durum daha var. Hedefler manzumesi halinde bugün önümüzde asılı duran konuların anlamlı bir bölümü, aslında yıllar önce anayasa değişikliğiyle taahhüt edilmiş, dolayısıyla çoktan tamamlanıp geride kalmış olması gereken meseleler.

Öyle anlaşılıyor ki, eylem planı, kamudaki üst düzey yöneticilerin bu alandaki duyarlılığının arttırılması anlamında da kat edilmesi gereken bir mesafe bulunduğunu teslim ediyor. Aslında eylem planını okuduğunuzda, idarenin kendisini düzeltmesi, iyileştirmesi ihtiyacına işaret eden o kadar çok alan sıralanıyor ki... Her şeye rağmen Adalet Bakanlığı’nın çalışması, insan hakları alanında devletin kendisinin de sorgulandığı ve pek çok kusur ve yetersizliğinin kabul edildiği bir metin olarak da görülebilir. Bu tespitler eksik bulunabilir. Yine de bu kadarının yapılmış olmasından da bir şikâyetim yok. Ama önce uygulamayı görmek istiyorum. Biliyorsunuz, bir şeyi denemeden onun niteliği hakkında hüküm vermekten kaçınmakta her zaman yarar vardır."

SIRADAKİ HABER