Sedat Ergin: Türkiye’nin de AB içindeki bölünmede kendisini destekleyen kesimin elini güçlendirmesi gerekiyor

Hürriyet yazarı Sedat Ergin, Türkiye'nin Avrupa Birliği içindeki bölünmede kendisini destekleyen kesimin elini güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

© AA
Sedat Ergin: Türkiye’nin de AB içindeki bölünmede kendisini destekleyen kesimin elini güçlendirmesi gerekiyor

Ergin, Avrupa Konseyi kararını değerlendirdiği köşe yazısında "Türkiye’nin ağırlıklı olarak askeri yöntemlere dayanan “sert güç” ile sonuç almak istediği algısını değiştirecek şekilde diplomasinin imkânlarının da seferber edilmesi ve daha kuvvetli bir dille vurgulanması şarttır" değerlendirmesinde bulundu.

Ergin, başta Almanya lideri Angela Merkel olmak üzere İspanya ve İtalya gibi birçok ülkenin Türkiye’yi AB’nin yakınında tutma çizgisini desteklediğini ifade etti. 

"Her zirve öncesinde taraflar birbirlerini karşılıklı olarak ne kadar geriletebileceklerini test etmektedir" diyen Ergin, "AB, Türkiye ile ihtilaflı olan konularda Yunanistan ve KRY’ye açık çek vererek aslında sorunların çözümünü zorlaştırmaktadır" ifadelerini kullandı.

Sedat Ergin'in yazısının ilgili bölümü şöyle:

Sonuçta her zirve öncesinde taraflar birbirlerini karşılıklı olarak ne kadar geriletebileceklerini test etmektedir. İki-üç aylık dönemler halinde tekrarlanan bu döngünün artık bir şekilde kırılması gerekiyor.

Bu noktada herkes tutumunu gözden geçirmeli. AB, Türkiye ile ihtilaflı olan konularda Yunanistan ve KRY’ye açık çek vererek aslında sorunların çözümünü zorlaştırmaktadır. AB bu yönde davranmaya devam ettiği takdirde, ne Yunanistan ne de KRY uzlaşma ihtiyacı duyacaktır. AB arkalarında durdukça niye duysunlar ki?

Buna karşılık, Türkiye’nin de AB içindeki bölünmede kendisini destekleyen kesimin elini güçlendirmesi gerekiyor. Türkiye’nin ağırlıklı olarak askeri yöntemlere dayanan “sert güç” ile sonuç almak istediği algısını değiştirecek şekilde diplomasinin imkânlarının da seferber edilmesi ve daha kuvvetli bir dille vurgulanması şarttır.

Kuşkusuz, bunun yanı sıra bazı sürpriz adımlarla AB’yi şaşırtmak yararlı olabilir. “Dostlar reformda görsünler” anlayışıyla tasarlanmayan; insan hakları, hukuk, demokratikleşme alanlarında sahici bir değişim iradesi yansıtan reformların gerçekleştirilmesi AB’nin ezberini bozacak en etkili hamle olacaktır. Bazı başlangıç adımlarının atılmasının getirisi tahmin edilenden de yüksek çıkacaktır. Denemekle kaybedecek hiçbir şeyimiz yok.

SIRADAKİ HABER