Selvi: Muhalefetin kutuplaştırıcı siyasetini boşa çıkarabilecek hamleyi ancak Erdoğan yapabilir

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Türkiye'yi içinde bulunduğu gerilim ortamından çıkaracak yeni bir siyasete, yeni bir tarza ihtiyaç olduğunu söyledi. Selvi, "Bu gerilimi ortadan kaldıracak, muhalefetin kutuplaştırıcı siyasetini boşa çıkarabilecek hamleyi ancak Erdoğan yapabilir" dedi.

© AA
Selvi: Muhalefetin kutuplaştırıcı siyasetini boşa çıkarabilecek hamleyi ancak Erdoğan yapabilir

Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, 'Bize yeni siyaset gerekli' başlığıyla yayımlanan yazısında ilk olarak 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın tenkit edilecek yönlerinin bulunduğu görüşünü dile getirdi.

Bunu örneklendirmek için "Körfez Savaşı’ndaki fazla Amerikancı tutumu gibi. ANAP'taki yolsuzluk söylentilerinin üzerine gitmemesi gibi" ifadesini kullanan Selvi, Özal'ın aynı zamanda 12 Eylül'ün baskıcı ortamından sonra bir zihniyet devrimi gerçekleştirdiğini söyledi. Selvi, şöyle devam etti:

"Türkiye'yi dışa açtı. AB'ye tam üyelik başvurusunu yaptı. 141-142 ve 163. maddeleri kaldırdı. Komünizm ve şeriat suçlamasıyla solcuların ve dindarların cezaevlerinde çürümesinin önüne geçti. Askeri vesayetle mücadele etti. Seçilmişleri protokolde hak ettiği yere getirdi. Başbakan'ı 8. sıradan alıp cumhurbaşkanı ve meclis başkanından sonra üçüncü sıraya yerleştirdi. Demirel’in deyimiyle, '70 sente muhtaç olan' Türkiye’de doları yasak olmaktan çıkarıp, Türkiye’ye savunma sanayiyi, ihracatı öğretti.

Özal'ın vefat yıldönümünde Semra Özal, 'Türk halkının büyük bir bölümü yaşarken de onun kıymetini bildi, gereken değeri verdi' derken haklıydı. Türk milleti kutuplaşmaları ortadan kaldırıp dört eğilimi birleştiren, Türkiye'ye değişimi öğreten, vizyon sahibi Turgut Özal'ı sevdi ve destekledi. Özal'ı en az ailesi ve partisi ANAP anladı. Gereksiz şeylerle Özal'ı yıprattılar."

'12 Eylül yönetimi ve statükonun Özal'la mücadele edemeyeceğini anlayınca 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in önünü açtığını' söyleyen Selvi, "Özal'ın vefatından sonra Türkiye adeta el değiştirdi. Değişimci, reformist, Batı'ya açık Türkiye gitti. Yerine statükocu bir Türkiye geldi. O Türkiye bizi 90’lı yılların terör cehennemine ve 28 Şubat’ın başörtüsü yasaklarına sürükledi" ifadesini kullandı.

Selvi, Demirel'in Özal'la mücadele ederken onun değişimciliğiyle, vizyonuyla, serbest piyasa ekonomisiyle mücadele etmediğini ifade etti.

"Özal’ı ve ANAP’ı geçim sıkıntısı, traktörüne haciz gelen köylü, çocuğu işsiz olan baba, işyerine haciz gelen esnaf üzerinden vurdu" diyen Selvi, "Tütün üreticisine, 'Onlar ne verdilerse ben 5 lira fazlasını vereceğim' dedi. Traktörüne mazot koymakta zorlanan çiftçinin, geçim sıkıntısından bunalan halkın, iflas eden esnafın umudu oldu. 'Kurtar baba' denildi. Kurtar baba denilerek geldi ama Türkiye'yi daha beter batırdı. Ancak siyasette bazen küçük görünen sorunlar büyük sonuçlar doğurabilir" diye yazdı.

'AK Parti'nin ANAP örneğini iyi incelemesi gerekiyor'
Selvi, bu noktada "Şimdi Erdoğan'ın Türkiye kazanımlarının önünü kesmeyi hedefleyen, Türkiye’nin rotasını eski Türkiye’ye çevirmek isteyen muhalefetin Demirel taktiğini izlediğini görüyorum. O nedenle AK Parti’nin, ANAP örneğini iyi incelemesi gerekiyor" görüşünü dile getirdi.

Türkiye'nin sorunları olduğunu, özellikle ekonomi ve işsizliğin can yaktığını belirten Selvi, uzun süren salgın kısıtlamalarının ekonomik ve siyasi etkilerinin her geçen gün artmaya başladığını söyledi. 

Devamında "Ama daha önemlisi Türkiye kutuplaşıyor. Türkiye geriliyor. Demokrat Parti'nin 'yeter, söz milletindir' dediği, Özal’ın dört eğilimi birleştirdiği, AK Parti’nin erdemli siyaset yürüyüşünü başlattığı dönemlerde değiliz. Ama millet bunalmış durumda" ifadesini kullanan Selvi, şunları kaydetti:

"Millet çözümü yine AK Parti’den bekliyor, çare olarak Erdoğan'ı görüyor. Ama çözüm bulamazsa yeni arayışlara girebileceğinin de sinyalini veriyor. Erdoğan güçlü bir lider. Türkiye’yi içinde bulunduğu bu durumdan çıkaracak durumda. Çok tartışılan MetroPOLL’ün anketinde bile millet muhalefetin ekonomiyi daha yöneteceğine inanmıyor. Çare olarak Erdoğan’ı görüyor.

Türkiye'yi içinde bulunduğu gerilim ortamından çıkaracak yeni bir siyasete, yeni bir tarza ihtiyaç var. Zamanın ruhu yeni bir siyaset istiyor. Yusuf Akçura’nın 'Üç Tarz-ı Siyâset'inden esinlenerek, 'yeni bir tarz-ı siyaset' diyorum. Erdoğan, Sultanbeyli'de Mahruze Teyze’yi giderken çocuklar, 'Tayyip Dede' diyor, vatandaşlar, 'Başkanım çaya bekleriz' diye sesleniyor. Tayyip Erdoğan, millet demek. Bu gerilimi ortadan kaldıracak, muhalefetin kutuplaştırıcı siyasetini boşa çıkarabilecek hamleyi ancak Erdoğan yapabilir."

'Erdoğan 'Bunların gündem oluşturmasının önüne geçmemiz lazım' dedi'
Selvi, küçük bir konunun ortaya atıldıktan sonra gündem haline geldiğini belirterek "AK Parti ilk başlarda bunu önemsemiyor ya da önemini fark etmiyor ama sonra bir bakıyorsunuz ki, o konu ciddi bir gündem maddesi olmuş" dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndaki (TCMB) 128 milyar doların akıbeti ve 17 günlük tam kapanma sürecinde uygulanan alkollü içki satışı yasağı hakkındaki tartışmalara değinen Selvi, "Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin en yetkili karar organı olan MYK’da bu duruma tepki gösteriyor" bilgisini verdi.

Erdoğan'ın "Önemsemediğimiz meseleler, cevap vermeye gerek duymadığımız konular büyüyor. Bunlara cevap vermeliyiz. Bunlara zamanında cevap vermek lazım. Bunların gündem oluşturmasının önüne geçmemiz lazım" dediğini aktaran Selvi, sözlerini şöyle noktaladı:

"Erdoğan doğru söylüyor. Siyaset her zaman olgular üzerinden değil, çoğu zaman algılar üzerinden yapılıyor. Siyaset bir ölçüde algı yönetimidir. Siz gerçek öyle değil, deseniz de kitlelerin algısı farklı yönde oluştuysa onu değiştirmek mümkün olmuyor."

SIRADAKİ HABER