Soğuk savaş sonrası Rusya ile NATO-ABD-AB arasında artan askeri ve siyasi gerginliklere ilişkin

Dünyaya büyük zararlar veren 2. paylaşım-dünya savaşı sonrası, dünya, Sovyetlerin başını çektiği Varşova Paktı ve ABD'nin liderliğinde NATO olarak iki bloka ayrılmıştı. NATO kapitalist sistemi, Sovyetler de-Varşova Paktı da sosyalist sistemin liderliğini yapıyordu. Bu iki ideolojik karşıt blok onlarca yıl soğuk savaş sürecini yaşadılar. 1990'larda Varşova Paktı'nın ve Sovyetlerin dağılmasını, NATO-ABD soğuk savaşın sonucunun kendi lehine zaferi olarak gördü. Yani Sovyetler'de içten kaynaklanan ideolojik ve politik yetersizlikler ve sorunlar sonucu dağılan Sovyetler ve Varşova Paktı ve çöken Sovyet sosyalizminin yıkılışını, NATO ve ABD-AB'nin siyasi zaferi olarak görmek doğru olmaz. Evet, Sovyetler dağıldı, Doğu Blok bitti ve Sovyet Rusya etkili olduğu birçok bölgede güç kaybetti. Yani Sovyetler ve Varşova Paktı NATO'dan AB-ABD 'den gelen bir saldırı sonucu yıkılmadılar. Zaten NATO-AB-ABD 'nin, Sovyetleri ve Varşova Paktı'nı askeri olarak yıkacak bir güçleri de yoktu.

© TWITTER
Soğuk savaş sonrası Rusya ile NATO-ABD-AB arasında artan askeri ve siyasi gerginliklere ilişkin

Ama kapitalist Batı dünyası, Sovyet sosyalizminin çözülüşünü kapitalizmin ebedi zaferi olarak değerlendirdi ve yeni bir dünya düzeni kuracağız dediler. Aradan otuz yıl geçmesine rağmen, yeni dünya düzeni denilen Batı kapitalizmi-sistemi, bir çürüme sürecine girdi. Son on beş yılda, kapitalizmin global düzeyde bir derin kriz yaşadığına tanık olduk. Gelişmiş kapitalist ülkelerde ve dünya çapında sayısız holding ve şirket iflas etti ve bazılarının da imdadına devlet koştu. Buna rağmen, dünya genelinde sermaye rejimi son yetmiş yılın en derin bunalımını yaşıyor. Şimdiki dünya koşulları, nükleer silah dengesinden dolayı büyük bir savaşı engelliyor ama sermayenin sıcak savaşımı birçok bölgede yarı şiddet yarı diplomasi tarzında düşük yoğunlukta devam ediyor. Sovyet sosyalizmi sorunlara çözüm olamadığı gibi, kapitalizmde sorunlara çözüm olamadı, tam tersi sorunların ürediği bir bataklık haline geldi. NATO-ABD-AB Rusya'nın burnunun ucuna kadar genişleyip bu kez Ukrayna'yı da kendine dahil etmeye çalıştı. Tabi bu durum, Rusya ile NATO-ABD-AB 'yi Ukrayna üzerinden karşı karşıya getirdi. 
***
Rusya, Sovyetlerin dağılmasından sonra bile, eski Sovyet cumhuriyetleri üzerinde söz sahibi olmaya ve bunları yönlendirmeye devam etti. Söz dinlemeyen liderleri ve ülkeleri çeşitli komplo ve darbelerle-karışıklıklarla devirdi, ülkeleri de gerekirse askeri oparasyonlarla terbiye etmeye çalıştı. Ukrayna Rusya için önemli bir bölge olup, NATO'ya bırakmaya hiçte diyeti yok. Ukrayna'nın, NATO'ya ve AB'ye girmek istemesi, Batı'ya yakınlaşması, Rusya'yı iyice çileden çıkardı. Uzun zamandır Ukrayna'yı uyaran Rusya, son birkaç gündür Ukrayna'ya askeri bir operasyon düzenledi ve NATO'yu da tehdit etti, nükleler silahları bile devrede tutma emri verdi. Batı-NATO bu durum karşısında hem tedirgin hemde seyirci kaldı, sadece bazı ekonomik yaptırımlar yapacaklarını ve Avrupa hava sahasını Rusya'ya kapattıklarını duyurdular. Görünen o ki, Rusya kendi eski etkinlik bölgelerini, Batı'ya-NATO'ya kaptırmaz. Rusya, gerekirse bir sıcak savaşı göze alır ama Eski Sovyet topraklarına bir NATO askerinin bile girmesine izin vermez.
***
 Kaldiki Rusya 1990'ların güçten düşmüş, ekonomisi bozulmuş Rusya'sı değil artık. Son 15 yıldır Rusya Sovyet döneminde olduğu gibi, gücünü ve ekonomisini epey düzeltmiş ve eski Sovyet topraklarının üzerinde tekrar etkinlik kurmaya başladı. Rusya, Ukrayna'yı tümden işgal edecek ve bütün Ukrayna'yı askerle dolduracak değil ama Ukrayna'ya kendi sözünü dinleyecek bir yönetimin gelmesini sağlayacak ve nispi bir askeri güçte bulundurabilir. Rusya, enerji faktörünü Batı'ya karşı kullanacak gücü var. Çünkü AB, doğal gazın bir bölümünü Rusya'dan temin ediyor. AB'nin ve NATO'nun, Rusya'ya karşı çeşitli ekonomik yaptırımlar uygulamasının Rusya'ya bir uzun vadede bir zararı olmayacaktır. Bu sadece bazı konularda caydırıcı olmak için yapılan geçici yaptırımlardır. ABD, Avrupa üzerinden Ukrayna'yı da NATO'ya alarak, Rusya'nın gücünü azaltmaya ve bölge üzerinde tekrar artan etkinliğini kırmaya ve yok etmeye çalışıyor. Çünkü Rusya tekrar kendi ekonomik gücünü toplamaya ve yeniden güç olmaya başladı. Çünkü her ne kadar Sovyet merkezi yönetimi yoksa da, Rusya eski Sovyet cumhuriyetleri üzerinde etkilidir ve Ukrayna'ya bu askeri operasyonu yaparak, Ukrayna'nın aklını başına almasını ve Rusya'nın sözünü dinlemesini sağlayacak. 
***
 Rusya, enerji-doğal gaz faktörünü kullanarak Avrupa üzerinde etkili olması, ABD'yi etkisizleştirebilir. ABD birazda bu durumu bilerek, alel acele Ukrayna'yı NATO'ya almak isteyerek, Rusya'nın, Avrupa üzerinde giderek artan etkisini önlemek istemektedir. Çünkü soğuk savaş sonrası, NATO'nun varlığı ve misyonu tartışılır oldu ve NATO'nun da dağılabileceği konuşuldu. Şayet Rusya, enerji faktörünü kullanarak Avrupa üzerinde siyasi ve ekonomik etkide bulunursa bu, NATO'yu parçalayıp, okyanus ötesindeki ABD'yi kendi kabuğuna çekilmeye zorlayabilir. ABD, bu açıdan, Avrupa üzerindeki etkisini, ve NATO'daki büyük abi rolünü oynayarak Rusya'yı Avrupa üzerinde frenlemeye çalışıyor. Rusya, Ukrayna'daki durumu tekrar yoluna koyar, kendisine bağlı bir yönetimin işbaşına gelmesini sağlarsa, sıra Polonya, Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Çekoslovakya'ya gelebilir. Bu ülkelere askeri operasyonlar yapmaz ama NATO'nun füze sistemlerini bu ülkelerden sökmesini ve bu ülkelerin NATO'dan çıkmasını sağlayabilir. Çünkü 1990'larda yapılan anlaşmalara göre, NATO, Sovyetlerin bıraktığı bölgelere girmeyeceklerdi ama NATO, yapılan anlaşmalara uymadı, Rusya'nın burnunun ucuna kadar genişledi, bu yetmedi, eski bir Sovyet cumhuriyeti olan Ukrayna'ya da göz dikti. Ukrayna NATO ajanlarıyla dolduruldu, Rusya'ya karşı her türlü oyun ve provakasyon yaptılar. Her halde Rusya bütün bu oyun ve provakasyonlara göz yumacak değildi. Siyasetle ve diplomasiyle yapılamayanlar silah ile yapılır. Rusya, diplomasiyle sonuç alamadıklarını için, bu yolu devreye koyduklarını söyledi.

Kemal Söbe

SIRADAKİ HABER