Sözcü yazarı Özdil: Bizzat Osmanlı tarafından satılan Gezi Parkı, hangi mülkiyet hakkıyla Osmanlı'nın vakfına veriliyor?

"Osmanlı'nın Cumhuriyet'e borcunu ödemesi gerekmiyor mu?"

© AA
Sözcü yazarı Özdil: Bizzat Osmanlı tarafından satılan Gezi Parkı, hangi mülkiyet hakkıyla Osmanlı'nın vakfına veriliyor?

Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, Gezi Parkı'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı’na devredilmesine ilişkin olarak, "Bizzat Osmanlı tarafından satılan Gezi Parkı, hangi mülkiyet hakkıyla Osmanlı'nın vakfına veriliyor? Cumhuriyetin malı Osmanlı vakfına verilecekse, bu işlemden önce Osmanlı'nın Cumhuriyet'e borcunu ödemesi gerekmiyor mu?" yorumunu yaptı. 

Özdil yazısında, "Üstelik…Gezi Parkı'nın yerinde Topçu Kışlası vardı. Topçu Kışlası bizzat Osmanlı tarafından satıldı! Padişahımız efendimiz Vahdettin tarafından Fransız şirketine satıldı. Fransız şirket, kışlayı yıkacak, yerine apartmanlar dikecekti. 'Kentsel dönüşüm' dümeninin Osmanlı versiyonuydu. Kışlayı satın almadan önce Osmanlı yöneticilerini satın almışlar, İstanbul'un ipotek kanunu'nu, yani imar durumunu değiştirtmişlerdi. Sonra gidip, Topçu Kışlası'nı satın almak için Bank-ı Osmani-i Şahane'den kredi almışlardı. Apartmanları dikecekler, satacaklar, elde ettikleri gelirle banka kredisini ödeyeceklerdi, yani aslında ceplerinden tek kuruş çıkmayacak, elin taşıyla elin kuşunu vuracaklardı. Bank-ı Osmani-i Şahane'nin isminde Osmanlı vardı ama, İngiliz-Fransız ortaklığıydı, bildiğin Galata bankeriydi. Bu banka, zat-ı şahanelerimizi kafalayıp, devletin para basma imtiyazını almıştı. Bizim paramızı basıyor, bizim paramızla zat-ı şahanelerine borç veriyordu, şahane'liği oradan geliyordu! Neyse, Fransız şirket inşaat işini beceremedi, krediyi geri ödeyemedi, bunun üzerine banka kışlaya el koydu. 'Spor Alemi' ismiyle dergi çıkaran, futbol meraklısı işadamı Çelebizade Said Tevfik bey talip oldu. Kışlayı bankadan kiraladı, ahşap tribünler yaptırdı, sekiz bin seyirci kapasiteli stadyum haline getirdi." ifadesini kullandı.

Özdil şunları kaydetti: 

"Ama, işletmeyi başaramadı. Yunan işadamına devretti. O sırada İstanbul işgal edilmişti. Yunan işadamı uyanık adamdı, alttan girdi üstten çıktı, işgal kuvvetleriyle maç yapmayı boykot eden Türk kulüplerini ikna etti. Turnuvalar tertipledi, kupalar verdi, hasılat rekorları kırdı. Kurtuluş Savaşı'nın sonunda tası tarağı topladı, Türkiye'den ayrıldı. Stadyum harabe geldi. Cumhuriyet kurulunca istimlak edildi, parası Türk milletinin vergileriyle ödendi, park haline getirildi.

E, 500 milyar dolarlık borcu boşversek bile… Bizzat Osmanlı tarafından satılan Gezi Parkı, hangi mülkiyet hakkıyla Osmanlı'nın vakfına veriliyor? Osmanlı elaleme sattı, parasını harcadı. Cumhuriyet parasını ödedi, elalemden satın aldı. Kimin malını kime veriyorsunuz kardeşim?"

SIRADAKİ HABER