Umur Talu: HDP’nin ve “sempatik” Demirtaş’ın “kontrolden çıkışı”ndan ne Ankara hoşlandı, ne İmralı, ne Kandil!

Gazete Duvar yazarı Umur Talu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'İmralı' çıkışına ilişkin olarak, "Terörist başı' olarak İmralı’da hapis biri; bir siyasi partinin eski seçilmiş başkanına

© TWITTER
Umur Talu: HDP’nin ve “sempatik” Demirtaş’ın “kontrolden çıkışı”ndan ne Ankara hoşlandı, ne İmralı, ne Kandil!

Diyarbakır, Hakkari, İstanbul’dan üç dönem seçilmiş eski milletvekiline, iki kez meşru olarak cumhurbaşkanlığı adayı olmuş birine 'en büyük hesabı' nasıl soracak?" diye sordu

Talu, "HDP’nin ve 'sempatik' Demirtaş’ın 'kontrolden çıkışı'ndan ne Ankara hoşlandı, ne İmralı, ne Kandil!" yorumunu yaptı. 

Talu yazısında, "HDP’nin (ve 'sempatik' Demirtaş’ın) 'kontrolden çıkışı'ndan ne Ankara hoşlandı, ne İmralı, ne Kandil! 

HDP’nin Kürtlerde yarattığı demokratik seçim, demokratik temsil umudunu, bu ülkenin başka kesimleriyle buluşma ihtimalini; seçimde bu yüzden tek başına iktidar olamayanlar da, seçimlerden zaten hoşlanmayanlar da, halkın meşru siyasi örgütlenmesinin yolunun açık olmasını kabullenmek istemeyenler de pek beğenmemiş olmalılar

Bunlara bir de Kürt halkı arasında tarikat-cemaat vb örgütlenmeleri yapmak isteyenleri ekleyin isterseniz. Bir sene sonra tankla, topla ortaya çıkan “Kumpasçı, darbeciler”in neler yapıp yapmadıklarını da!" ifadesini kullandı. 

Talu şunları kaydetti: 

"Geldik 2022’ye. HDP’nin o seçim başarısı, sonra son yerel seçimlerdeki ittifakı derken…
“Demokratik, meşru olan”ın parlaması yerine, onun rehin alınmasını, rehin kalmasını kimler tercih eder, işte ben onu bilmiyorum! O yüzden de, “Edirne’deki en büyük hesabı İmralı’dakine verecek” denince, 2015’den beri olanları hiç ama hiç anlayamıyorum, anlamamama da şaşırıyorum, şaşırmamı da anlamıyorum!

Muhalefetin buna demokratik siyasetin rehin alınması açısından değil, “Öcalan’ı bırakacaklar” gibi popülist bir zaviyeden yaklaşmasını da anlayamıyorum.

Hapiste ve tecrit koşullarında olmasını tabii ki anlıyorum ama Demirtaş’ın da “rehin alma, rehin koyma, rehin sunma” meselesine vurgu yapmak yerine, “İmralı’daki”ni “Tecritten çıkarıp konuşturma” çağrısına, “Bakalım o ne diyor” demesine açıkçası şaşırabiliyorum.

Tabii ki bizimkisi uzaktan, hariçten hissiyat! Her şeyi anlasak, zaten başka biri olur, bu kadar şaşkın kalmazdık! "

Ne olmuştu?
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Ocak'taki grup toplantısında Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı kast ederek, "Edirne'deki en büyük hesabı İmralı'dakine verecek" dedi. 

SIRADAKİ HABER