Yıldıray Oğur'dan İbrahim Kalın'a: 'Bize yüz elli yıldır modernleşme adı altında başkalarının hikâyeleri' anlatılmadı, o bizim hikâyemizdi

Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın "Biz masalları olan bir coğrafyanın çocuklarıyız. Bize yüz elli yıldır modernleşme adı altında başkalarının hikâyeleri anlatıldı. Artık kendi hikâyemizi yazma zamanıdır." tweetini bugünkü köşesinde yorumladı. Oğur, "Bize yüz elli yıldır modernleşme adı altında başkalarının hikâyeleri' anlatılmadı, o bizim hikâyemizdi" düşüncesini dile getirdi.

© AA
Yıldıray Oğur'dan İbrahim Kalın'a: 'Bize yüz elli yıldır modernleşme adı altında başkalarının hikâyeleri' anlatılmadı, o bizim hikâyemizdi

Oğur, "Yoksa kendi hikayemizi anlatabilmek için başka hikayelerin anlatılmasının tehlikeli hale geldiği bir ülke olmamız mı gerekiyordu? ‘Başkalarının hikayelerini anlattığı’ yıllarda demokrasi, ekonomi, özgürlüklerin durumu iyiyken, kendi hikayesini anlatmaya niyetlendiği zamanlarda neden hepsine gerileme yaşandı? Hayır." görüşünü savundu. 

Oğur, "Bize yüz elli yıldır modernleşme adı altında başkalarının hikâyeleri' anlatılmadı. Beğenelim, beğenmeyelim, o anlatılan bizim hikâyemizdi. İyisiyle kötüsüyle o hikayeyi, bu ülkenin insanları yazdılar. Bir imparatorluğu çökmekten kurtarmak için yapılan reformlar da, çöken bir imparatorluğun devamında bir laik Cumhuriyet kurmak da, daha sonra onu demokratikleştirmek için uğraşmak da hepsi bu hikâyenin parçalarıydı. 150 yıldır kendi hikayemizi yazıyoruz. Modernleşme bir seçim değil, zaruretti. Manzara ortadaydı. En Batıcısından, en milliyetçisine, İslamcısına kadar herkes “devleti kurtarmak için” reform gerektiği fikrinde birleşiyordu." ifadesini kullandı. 

Oğur yazısında şunları kaydetti: 

Yıllarca Kemalizm’i Osmanlı’yı reddi miras etmekle suçladıktan sonra hala daha onun kavramlarıyla konuştuğumuz 150 yıllık modernleşme tarihimize başkalarının hikayeleri demek, kendi hikayemizi yazmaktan bahsetmek ne yaman bir çelişki.

Kimse hikayeleri tek tipleştirmeye çalışmasın, hikayelerin yazılacağı kalemin üzerinde tahakküm kurmaya kalkmasın. Bırakın bu toplum ortak hikayesini özgürce ve birlikte yazmaya devam etsin. Hepimiz o 150 yıllık modernleşme tarihinin çocuklarıyız. Bugün mevcut olan bütün ideolojiler, partiler, fikirler, kurumlar hatta dini cemaatler iyisiyle kötüsüyle o 150 yıllık modernleşme sürecinin eserleridir.

Bugün Adana’dan, Rize’den sıradan insanların çocukları eğitim imkanlarına ulaşabiliyorsa, yükselip, devletin en üst kademelerine gelebiliyorsa bu o modernleşme sürecinin sonucudur. Ve bu yüzde yüz bizim hikayemizdir. Bu hikâyeye reset çekip, başkasına geçemeyiz. 2020 yılında bunları tekrar konuşmak zorunda kalmamalıydık.

Yazının devamı için tıklayın

SIRADAKİ HABER