Aşırı kirlilik ve su kaybından ötürü Eğirdir Gölü ikiye ayrılabilir!

TTKD Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, Eğirdir Gölü'nün, kimyasal ve sanayi atıklar ile aşırı su alımı, gölü besleyen kaynakların engellenmesi gibi nedenlerden dolayı hızla kirlendiğini ve su kaybı yaşadığını söyledi.

© AA
Aşırı kirlilik ve su kaybından ötürü Eğirdir Gölü ikiye ayrılabilir!

Aşırı kirlilik ve su kaybının yaşandığı Eğirdir Gölü'nün en dar kısmı olan Kemer boğazının 1.8 kilometre olan genişliği, kuraklık nedeniyle 1.2 kilometreye düştü. Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, "Böyle giderse gölün bu kısmı tamamıyla kuruyacak ve Eğirdir iki göl haline dönüşecek" uyarısında bulundu.

TTKD Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, Eğirdir Gölü'nün, kimyasal ve sanayi atıklar ile aşırı su alımı, gölü besleyen kaynakların engellenmesi gibi nedenlerden dolayı hızla kirlendiğini ve su kaybı yaşadığını söyledi.

Özellikle elma bahçeleri başta olmak üzere tarım arazilerinde kullanılan kimyasal atıkların göle ulaşıp, ciddi kirlilik yaşanmasına neden olduğunu belirten Dr. Kesici, bu sebeple de son günlerde gölde köpürmeler görülmeye başlandığını aktardı.

84 kilometrekare kayıp yaşandı
En son ağustos ayında gölün birçok noktasında ölçümler yapan Dr. Erol Kesici, 520 kilometrekare olan göl yüzeyinin, geçen yılki ölçümlerde ortalama 84 kilometrekare kayıpla 436 kilometrekareye, su seviyesinin de ortalama 16 metreden 6 metreye düştüğünü belirledi.

Ağustos ayında yeni bir ölçüm daha yapan Dr. Kesici, göl yüzeyindeki kaybın 100 kilometrekareye yaklaştığını ifade etti.

Gelendost- Yenice ile Senirkent- Akkeçili arasındaki Kemer Boğazı'nın kurumasıyla kamışlık, sazlık istilasına uğradığına da dikkat çeken Dr. Kesici, kuruma devam ederse gölün bu noktadan ikiye bölünme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı.

Dr. Kesici, “1.2 kilometreye düşen alanda doğudan batıya teknelerin geçmesi adeta imkansızlaştı. Buralarda su seviyesinin yer yer 1 metrenin altına düşmesi ve alanın aşırı sazlıkla kaplanması nedeniyle balçık ve bataklık alanlar giderek arttı" diye konuştu.

Temizlik yapılmalı
Göl dibinde biriken kimyasal ve sanayi atık sebebiyle biriken dip çamurlarının çıkarılması ve temizliğinin mutlaka bilim insanlarının yönetiminde, mekanik ve biyolojik yöntemlerle yapılması gerektiğini anlatan Dr. Kesici, "Son günlerde göl çevresi ve kıyılarında temel açma, hafriyat ve iş makineleriyle yapılan çalışmalar gölde kalan son canlı varlıkları bile yok edecek özelliğe sahip. Bu nedenle buradaki temizlik, İzmit, Haliç göllerindeki gibi yapılmalı" dedi.

SIRADAKİ HABER