Federal Meclis’ten ‘güvenli bölge’ raporu

Alman Federal Meclisi, Türkiye ile ABD’nin Rojava’da oluşturacağı “güvenli bölge” planıyla ilgili bilirkişi raporunu tamamladı.

© REUTERS
Federal Meclis’ten ‘güvenli bölge’ raporu

Milletvekillerinin talebi üzerine Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi uzmanları tarafından kaleme alınan ve geçtiğimiz günlerde tamamlanan raporda, Türkiye’nin Rojava’da asker bulundurduğu bölgeler, “işgal bölgeleri” olarak tanımlandı, Türkiye’nin Suriyeli sığınmacıları bu bölgelere yerleştirme planının uluslararası hukuka uygun olup olmadığı sorusuna yanıt arandı.

Her devletin kendi vatandaşı olmayanların ne kadar süreyle ülkede bulunabileceğini belirleme hakkına sahip olduğuna dikkat çekilen 9 sayfalık raporda, bu egemenlik hakkının yine de devletlerin insan hakları alanındaki yükümlülükleriyle kısıtlanmış olduğu belirtildi.

ANKARA’NIN BAŞVURABİLECEĞİ İSTİSNA

Türkiye'nin 1 milyona yakın Suriye vatandaşını, Suriye topraklarına geri göndermesi gibi bir adımın “kitlesel sınır dışı” anlamına gelebileceğine işaret edilirken, böyle bir adımın uluslararası hukuk açısından ancak istisnai olarak, “bir devletin güvenliği ve varlığının ciddi ölçüde tehdit altında olması” halinde mümkün olabileceği belirtildi.

Raporda, Türkiye’nin uluslararası hukuk bakımından planını ancak “Suriyelilerin Türkiye topraklarında kalmaya devam etmeleri halinde bunun Türkiye’nin hayati güvenlik çıkarlarına büyük tehdit oluşturacağı” argümanını kabul ettirmesi halinde mümkün olabileceği görüşüne yer verildi.

Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi durumunda dahi Türkiye’nin uluslararası insan hakları düzenlemelerine riayet etmesi gerektiği vurgulanırken, kişilerin gidecekleri yerde ağır insan hakları ihlalleri, işkence veya insani olmayan muamelelerle karşı karşıya kalmayacaklarının garanti edilmesi gerektiği belirtildi.

SIĞINMACILAR İÇİN HAYATİ TEHLİKE

Raporda, devletlerin himayesi altındaki kişileri, silahlı çatışmaların ve kişilerin can güvenliğine ciddi tehdit oluşturan koşulların sürdüğü bölgelere, kendi iradeleri dışında gönderemeyeceğinin altı çizilirken, Türkiye’nin “güvenli bölge” önerisi için şu tespit aktarıldı:

“Türkiye’nin işgali altındaki bölgelerdeki güvenlik durumu hakkındaki haberler, bölgeye gönderilecekler için somut hayati tehlikenin mevcudiyetinin dışlanamaz olduğu yönünde.”

Raporda, Harp Zamanında Sivillerin Korunmasına İlişkin Cenevre Sözleşmesi’nin 49’uncu maddesine atıf yapılarak, “İşgal hukuku bakımından, kişilerin, başka bir yere ferdi veya kitle halinde nakli yasak” denildi.

Bununla birlikte uzmanlar raporda, hem Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin hem de Uluslararası Adalet Divanı’nın, söz konusu bölgede “demografik yapıyı değiştirmeyi hedefleyen” önlemleri uluslararası hukuka aykırı bulduğunu hatırlattı.

Ancak Türkiye’nin planının, bugüne kadar bu alanda yapılmış tartışmalardan farklı olduğuna işaret eden uzmanlar, “Bu nedenle bilirkişi raporunda insani hukuk bakımından nihai bir değerlendirmeye yer verilmemiştir” görüşünü kayda geçirdi.

MERKEL, DESTEK İÇİN BM’Yİ İŞARET ETMİŞTİ

Almanya Başbakanı Angela Merkel, İstanbul ziyareti sırasında Türkiye’nin Rojava’daki “güvenli bölge” planları için koşullu destek açıklamıştı.

Merkel, bu konuda Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ile görüşmelerin sürdüğünü söyleyerek, “Şayet UNCHR belirli bir grup sığınmacının, belki yine o bölgeden Türkiye’ye kaçmış olanların geri gönderilmesinin mümkün olabileceğini söylerse, o vakit bunu UNHCR ile birlikte destekleriz” açıklamasını yapmıştı.

SIRADAKİ HABER