Jeffrey: Güvenli bölgeyle ilgili çözüme ulaşamadık

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey Türkiye ile Minbic Yol Haritası’nın uygulanmasında ilerleme kaydedildiğini, güvenli bölge görüşmelerinde ise henüz bir çözüme ulaşamadıklarını açıkladı.

© AFP
Jeffrey: Güvenli bölgeyle ilgili çözüme ulaşamadık

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, büyük güçlüklere rağmen Türkiye ile Minbic Yol Haritası'nın uygulanması konusunda ilerleme kaydettiklerini açıkladı. Batı Kürdistan’da (Rojava) güvenli bölge oluşturulması görüşmelerinde bir çözüme ulaşamadıklarını açıklayan Jeffrey, "Bir çözüm bulacağımıza güvenimiz tam ama henüz o noktada değiliz" dedi.

James Jeffrey, Brüksel'de AB ve BM ev sahipliğinde üçüncüsü yapılan Suriye ve bölgesine yardım konulu konferans sonrasında görüntülü basın toplantısı düzenleyerek gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Yol haritasının, Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) ana unsurlarından olan YPG'nin, Türkiye'nin PKK ile irtibatlı olduğunu söylediği kimi liderlerinin geri çekilmesini kapsadığını aktaran Jeffrey, "Aynı zamanda Türklerle Minbic bölgesinde ortak devriye için prosedürlerimiz var. Son üç ayda bunlardan pek çoğu gerçekleştirildi, son üç ayda kayda değer bir ilerleme kaydedebildik…" diye konuştu.

Türkiye ve Amerikan askerlerinin bir çatışma bölgesinin ortasında ortak devriye icra etmesinin, çok hassas ve tehlikeli bir bölgede çatışmalar sürerken, bir güvenlik gücünün liderliğinde değişikliğe gitmenin hiç de kolay olmadığını söyleyen Jeffrey, "Bunlar zor hamleler ama ilerleme kaydettik ve daha çok ilerleme kaydedeceğimize güvenimiz tam" diye konuştu.

TÜRKİYE'NİN GÜVENLİ BÖLGE BEKLENTİSİ

ABD'li Jeffrey, Türkiye'nin Rojava’da, kendi denetimi altında bir güvenli bölge oluşturma beklentisini de değerlendirdi.

Farklı pozisyon, strateji ve çözümler arasında köprü inşa etmeye dönük diplomatik girişimlerini sürdürdüklerini anlatan James Jeffrey, "Başkan Trump Türkiye'nin meşru güvenlik kaygıları hakkında çok endişeli olduğunu açıkça ortaya koydu. Türkler Suriye'nin kuzeydoğusundaki, kısmen Kürt olan ve büyük ölçüde Kürt bireylerin komuta ettiği lokal partnerimiz DSG'nin PKK ile bağı olduğu görüşünde ve bu yüzden Türkiye'nin meşru güvenlik kaygıları var. Başkan taahhüt etti ve bizler bu Türk güvenlik kaygılarını gidermek zorundayız" dedi.

Ancak Jeffrey aynı zamanda ABD ile birlikte DAİŞ'e karşı mücadele eden Kürtleri hedef alacak herhangi bir "kötü muameleye" tanıklık etmek istemediklerini, bundan büyük endişe duyduklarını vurguladı.

ABD'li yetkili tarafların endişelerini gidermeye dönük çalışmalarını sürdürdüklerini aktarırken, "Bir çözüm bulacağımıza güvenimiz tam ama henüz o noktada değiliz" dedi.

AVRUPA'DAN DESTEK BEKLENTİSİ

ABD'nin Avrupalı müttefiklerinden Rojava için daha güçlü askeri destek vermeleri beklentisi de basın toplantısında gündeme geldi.

Trump'ın kararı doğrultusunda, Rojava’dan ABD askerlerinin çekileceğini ancak bölgede istikrarsızlığa yol açacak bir güç boşluğu oluşmasını da istemediklerini söyleyen Jeffrey, "Suriye'deki diğer koalisyon üyeleri ile birlikte, ana misyonumuz için çalışmaya devam etmek amacıyla bazı güçlerimizi Suriye'de bulundurmaya devam edeceğiz. Ana hedefimiz DAİŞ'in kalıcı olarak bozguna uğratılmasıdır" diye konuştu.

Bu bağlamda DAİŞ'in kontrol altında tuttuğu topraklarda istikrarın sağlanması ve DAİŞ ideolojisi ile mücadele çabalarının süreceğine vurgu yapan Jeffrey, "ABD Başkanı Trump'ın çok önemli hedefi olan külfet paylaşımı bağlamında diğer koalisyon ülkelerinden de asker göndermelerini talep ettik" dedi.

Jeffrey, "Epey bir ülkeden olumlu yanıtlar aldık ancak kimse nihai bir karar almadı çünkü somut misyon ve askeri ihtiyaçlar üzerinde çalışmaya devam ediyoruz ancak sonunda bunun iyi bir şekilde sonuçlanacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

DAİŞ ENDİŞESİ

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi, DAİŞ tehdidinin sürüp sürmediğine ilişkin soruları da yanıtladı.

"Çok endişeliyiz. Tahminimiz 15 bin ila 20 bin arasında DAİŞ taraftarı, uyuyan hücre olduğu yönünde" diyen Jeffrey, DAİŞ'in artık herhangi bir bölgeyi kontrolü altında bulundurmadığını, ağır silahlara ve organize bir orduya sahip olmadığını ancak terör örgütü olarak faaliyetlerini sürdürebileceğini kaydetti.

Jeffrey, "Irak'ın belirli bölgelerinde çok aktifler. Bizler endişeliyiz, Irak hükümeti endişeli, DAİŞ ile mücadele koalisyonun üyeleri ve uluslararası örgütler endişeli, bu nedenle Irak hükümetine DAİŞ'e karşı destek olmak için Irak'ta askeri gücümüz var" görüşünü aktardı.

ABD'NİN SURİYE TAKVİMİ

Jeffrey, ABD'nin Suriye'den çekilme sürecinin maliyeti ve çekilme takvimi hakkındaki soruyu da yanıtladı. Henüz somut bir takvim olmadığını, askeri operasyonlar söz konusu olduğunda da maliyetlerden söz etmenin zor olduğunu vurgulayan Jeffrey, DAİŞ ile mücadelede sona gelinmekte olunduğu için ABD'nin Suriye'deki muharebe amaçlı misyonun azalacağını, bu nedenle de maliyetlerin de gerileyeceğini söylemekle yetindi.

SIRADAKİ HABER