Libya Konferansı başlıyor: Kim ne istiyor?

Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenecek olan Libya Konferansı, Libya'daki çatışmalara çözüm bulmak için yapılan uluslararası toplantıların devamı niteliğinde.

© REUTERS
Libya Konferansı başlıyor: Kim ne istiyor?

Ancak bu kez diğerlerinden farklı olarak, zaman zaman ihlâller yaşansa da ateşkesin yürürlüğe girdiği bir dönemde yapılıyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in arabuluculuğunda 12 Ocak'ta yürürlüğe giren geçici ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için, yine Ankara ve Moskova'nın çabaları, General Halife Hafter'in imza atmayı reddetmesi üzerine sonuçsuz kalmıştı.

13 Ocak Pazartesi günü Moskova'da Türk ve Rus Savunma ve Dışişleri Bakanları bir araya gelmiş; Libya'nın başkenti Trablus'taki Birleşmiş Milletler'in (BM) meşru kabul ettiği hükümetin başı Fayiz es-Serrac ve ülkenin yüzde 75'ini kontrol eden General Halife Hafter arasında, ateşkesi kalıcı hale getirmek için görüşmeler yürütülmüştü.

Görüşmelere, Hafter'in en büyük destekçileri Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) de istihbarat düzeyinde temsilciler vardı.

Nisan 2019'dan bu yana Trablus'u ele geçirmek için operasyon yürüten Hafter'in birliklerini Trablus'tan çekmesinin de şart koşulduğu ateşkes metnine Serrac imza attı. Hafter ilk aşamada iki gün süre istedi, ardından imzalamayacağını duyurdu.

Hafter'in şartı da, Ankara ve Trablus hükümeti arasında imzalanan güvenlik ve işbirliği anlaşması sonrası Türkiye'nin Fayiz es-Serrac’a bağlı orduya asker gönderme kararını geri çekmesiydi. Türkiye geri adım atmadı.

Türk ve Rus yetkililer, Hafter'in kararının arkasında, savaşından devamından yana olan Mısır ve BAE’nin olduğu görüşünde.

BM TEMSİLCİSİ: ÇATIŞMAYA LİBYA DIŞINDAN KATILANLARIN SAYISININ ARTMASI İYİ İŞARET DEĞİL

Konferans öncesi Cumartesi günü açıklama yapan Birleşmiş Milletler (BM) Libya temsilcisi Ghassan Salame, “ülkelerin Libya'daki vekillerini desteklemeye son vermeleri” çağrısında bulundu.

Çok fazla yabancı aktörün Libya'daki çatışmaya müdahil olduğunu söyleyen Salame, "Kesinlikle ideolojik sebeplerden dolayı orada olanlar var. İnsansız hava araçları ve onun gibi şeylerde yardımcı olan uzmanlar da var. Yasal statüleri var ama çatışmaya Libya dışından dahil olanlar artıyor ve bu da iyi bir işaret değil" dedi.

Reuters haber ajansına konuşan Salame, "Hafter'e ve diğerlerine, uluslararası toplumun bir çözüme ulaşması gerektiğini söylemek için toplanıyoruz. Savaşı körükleyerek büyük bir risk alıyorlar" dedi.

Salame ayrıca, General Hafter'in Cuma günü kapattığı doğudaki petrol ihraç limanlarının yeniden açılmasını umduğunu söyledi. Salame, petrolün Libya'daki savaşta bir 'silah haline getirilmelesi gerektiğini' ifade etti.

ALMANYA TOPLANTIYA EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

8 Ocak'ta TürkAkımı'nın açılış töreni için İstanbul'da bir araya gelen Putin ve Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Eylül ayında çağrısını yaptığı Berlin Konferansı'na lider düzeyinde katılım sağlanması konusunda uzlaştı.

Ancak Hafter'in geçici ateşkesi kalıcı hale getirmeyi amaçlayan toplantıdan ayrılması, Berlin Konferansı'yla ilgili endişelere yol açtı. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Hafter böyle devam ederse Berlin sürecinin bir anlamı yok" açıklaması yapmıştı.

Ancak Rusya'nın Mısır ve BAE ile; Avrupa ülkelerinin de Hafter'le yaptığı görüşmeler sonrasında Berlin Konferansı'na lider düzeyinde katılım kararında bir değişiklik yapılmadı.

Bu görüşmeler sonucunda Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Cuma günü düzenlediği basın toplantısında, Rusya'nın da üzerinde etkili olduğu Hafter'in "uzlaşmaya uygun davranacağını" söyledi.

Perşembe günü Libya'nın Bingazi kentine giderek Hafter'le bir araya gelen Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas da, Hafter'in "Berlin'deki görüşmelerin başarılı olması için katkıda bulunacağını" ve halihazırda yürürlükte olan ateşkesi devam ettireceğini söyledi.

Maas, Bingazi'den Yunanistan'ın başkenti Atina'ya giderek Yunan yetkililerle bir araya geldi. Hafter de Cuma günü Atina'da Yunan başbakan ve dışişleri bakanıyla görüştü. Ancak bu görüşmelerle ilgili açıklama yapılmadı.

Avrupa ülkeleri, Afrika'dan yola çıkarak Avrupa'ya ulaşmaya çalışan göçmenlerin yolu üzerindeki Libya'daki krizin, göçmenlerin sayısını artırdığı gerekçesiyle bir an önce sona ermesini istiyor. Libya'daki zengin petrol ve doğalgaz yatakları da Avrupa ülkeleri için kritik önemde.

Fransa, Hafter'in Libya'daki DAİŞ varlığına karşı savaştığını savunuyor ve Hafter'e destek oluyor.

İtalya ise tarihi bağları bulunan eski sömürge ülkesi Libya'dan gelen göçmenlerin hedef ülkesi konumunda. İtalyan hükümeti, Türkiye ve Katar gibi Sarrac hükümetini destekliyor.

ERDOĞAN: HAFTER GÜVENİLİR BİR ADAM DEĞİL

Libya'yla imzaladığı deniz yetki alanları anlaşmasının geçerliğini koruması için Trablus hükümetinin devamlılığını sağlamaya çalışan, bu amaçla Trablus hükümetine destek olmak üzere ülkeye asker gönderme kararı alan Ankara, ateşkesten umutlu ancak Berlin'deki konferansa temkinli yaklaşıyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma günü bir gazetecinin konuyla ilgili sorusu üzerine "Ben doğrusu karanlıkların okuyucusu değilim. Hafter güvenilir bir adam da değil. Şu anda Trablus'u dün bombalamaya devam ettiler. Biz etraflıca bunu çok açık net Berlin'de göreceğiz. Temenni ederim ki verdikleri sözün arkasında dururlar" dedi.

Berlin'deki Libya Konferansı'na Erdoğan, Putin ve Merkel'in yanı sıra BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Çin Başbakanı Li Kıçiang, BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed El Nahyan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Afrika Birliği'nde önemli konumu olan Kongo Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi, Libya'nın batıdaki komşusu Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, BM’nin Libya Temsilcisi Ghassan Salame ile AB, Afrika Birliği ve Arap Ligi temsilcilerinin katılmaları bekleniyor.

Almanya gibi Libya'da net bir tutum takınmayan ABD'den ise Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Berlin'deki toplantıya katılacak.

Hafter ve Serrac da konferansa katılıyor.

Hafter'in en büyük destekçisi Mısır'ın Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarıyla ilgili olarak, Türkiye'nin tepki gösterdiği anlaşmaları imzaladığı Güney Kıbrıs ve Yunanistan ise konferansa davet edilmedi.

Konferansta kalıcı ateşkesin sağlanması, siyasi çözüm sürecinin başlaması, silah ambargosu kararının uygulanması için atılacak adımlar ele alınacak.

SIRADAKİ HABER