NATO, Türkiye'nin Finlandiya ve İsveç'in üyelik sürecini yavaşlatmayacağını umuyor

Çavuşoğlu'nun sert açıklamalarından sonra Batı'nın göz sürecin nasıl ilerleyeceğinde

© REUTERS
NATO, Türkiye'nin Finlandiya ve İsveç'in üyelik sürecini yavaşlatmayacağını umuyor

Türkiye'de hükümetin Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğine mesafeli durmasının ardından pazar günü NATO ve ABD, Ankara'nın süreci yavaşlatmayacağına inandıklarına dair açıklamalar yaptılar. 

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, "Türkiye'nin dile getirdiği endişeleri, üyeliği geciktirmeyecek bir şekilde giderebileceğimize inanıyorum" dedi.

Stoltenberg, "Türkiye önemli bir müttefikimiz. Türkiye, bazı endişelerini dile getirdi ve NATO'da her zaman olduğu gibi, endişeler mevcut olduğunda ortak bir zemin bulabileceğimizden eminim" diye konuştu.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise pazar günü Berlin'deki NATO dışişleri bakanları toplantısı sırasında Mevlüt Çavuşoğlu ile bir araya geldi. İki bakan kapalı kapılar arkasında görüştükten sonra Blinken da Stoltenberg'le benzer açıklamalarda bulundu. 

Blinken, "(Kuzey ülkelerinin NATO üyeliği konusunda) Fikir birliğine varacağımıza inanıyorum" dedi. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Blinken aynı zamanda "NATO'nun bir diyalog alanı" olduğunu dile getirdi.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö pazar günü ülkesinin NATO'ya katılmak için başvuruda bulunacağını doğruladı. İsveç'te iktidardaki Sosyal Demokratlar ise 'tarafsızlık' politikasını değiştirerek ülkenin askeri ittifaka katılmasının önünü açtı. 

İsveç hükümeti, NATO üyeliğini görüşmek için bugün diplomatlardan oluşan bir heyeti Türkiye'ye göndermeye karar verdiğini açıkladı.

Bir ülke NATO üyesi olmak için başvuru yapmaya karar verdiğinde askeri ittifakın resmi davette bulunması için 30 üye ülkenin oy birliği gerekiyor. Oy birliği sağlanır ve resmi davetiye gönderilirse NATO ve başvuruyu yapan ülke arasında üyelik müzakereleri başlıyor.

Çavuşoğlu ve Erdoğan ne demişti?
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu pazar günü, "Özellikle bu iki ülkenin PKK/YPG terör örgütleri ve mensuplarıyla yaptığı görüşmeler ve özellikle de İsveç'in yaptığı silah yardımı dahil tüm rahatsız olduğumuz konuları, neden karşı olduğumuzu gayet açık şekilde sergiledik. Tabii yanımızda derlediğimiz fotoğraf ve diğer belgelerle bunu müttefiklere gayet güzel şekilde anlattık. Bu ülkelerden ve NATO üyesi olan ve yine halihazırda bu terör örgütleriyle görüşen ve destek veren ve Türkiye üzerinde özellikle ihracat, savunma sanayi ürünleri konusunda ihracat kısıtlaması yapan ülkelerin de bu tutumlarından vazgeçmeleri gerektiğini, bunun müttefiklik ruhuna aykırı olduğunu anlattık." ifadelerini kullandı. 

Erdoğan da cuma namazı çıkışında, "İsveç ve Finlandiya ile ilgili gelişmeleri takip ediyorum. Ama olumlu bir düşünce içerisinde değiliz. Çünkü daha önce Yunanistan'la ilgili NATO konusunda bir yanlış yaptılar bizden önceki yönetimler. Ve Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı  NATO'yu da arkasına alarak takındığı tavrı biliyorsunuz. Bu konuda ikinci bir yanlışı Türkiye olarak işlemek istemiyoruz. Kaldı ki İskandinav ülkeleri ne yazık ki terör örgütlerinin adeta misafirhanesi gibi. PKK'sı, DHKP-C'si Hollanda, İsveç'te yuvalanmış durumdalar. Daha da ileri gidiyorum, oraların parlamentolarında da yer alıyorlar. Bizim olumlu bakmamız mümkün değil" ifadelerini kullandı.

SIRADAKİ HABER