Putin, ABD medyası için İkinci Dünya Savaşı'nı kaleme aldı

Rusya Devlet Başkanı Putin, Washington merkezli askeri analiz dergisi The National Interest (NI) için kaleme aldığı 'Büyük Zaferin 75. yılı: Tarih ve gelecek karşısındaki ortak sorumluluk' başlıklı makalesinde, İkinci Dünya Savaşı'nın nedenlerini ve sonuçlarını değerlendirdi.

© REUTERS
Putin, ABD medyası için İkinci Dünya Savaşı'nı kaleme aldı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Washington merkezli askeri analiz dergisi The National Interest (NI) için İkinci Dünya Savaşı'nın nedenlerini ve sonuçlarını konu alan bir makale kaleme aldı.

Putin, 'Büyük Zaferin 75. yılı: Tarih ve gelecek karşısındaki ortak sorumluluk' başlıklı makalesinde şu değerlendirmelerde bulundu:

"İkinci Dünya Savaşı biteli 75 yıl geçti. Bu süre zarfında birkaç nesil yetişti. Dünyanın politik haritası değişti. Nazizm karşısında muazzam ve ezici zafer elde ederek tüm dünyayı kurtaran Sovyetler Birliği artık yok. Savaşta yaşananlar katılımcıları için bile artık uzak bir geçmiş oldu. Peki, neden Rusya’da 9 Mayıs en önemli bayram olarak kutlanırken her yıl 22 Haziran’da hayat sanki duruyor ve boğaz düğümleniyor?

Geleneksel bir deyim vardır: Savaş her ailenin tarihinde derin iz bıraktı. Bu ifadenin ardında, milyonlarca insanın yaşamı, sıkıntılar ve acılar, aynı zamanda gurur, hak ve hatıralar duruyor.

Ebeveynlerim için savaş, 2 yaşındaki kardeşim Vitya’nın öldüğü ve mucizevi bir şekilde annemin hayatta kaldığı kuşatılmış Leningrad’ın korkunç acıları demek. Babam evde kalma fırsatı varken gönüllü olarak doğup büyüdüğü şehri savunma gitti, milyonlarca Sovyet vatandaşı gibi davrandı. Nevskiy Pyataçok bölgesinde savaştı, ağır yaralandı. Bu yıllar ne kadar bizden uzaksa ebeveynlerle konuşma, yaşamlarındaki savaş dönemini daha yakından tanıma ihtiyacı o kadar büyük. Ama artık bir şeyler sormak mümkün değil, bu yüzden babam ve annemle bu konudaki sohbetleri, onların cimri duygularını kutsal bir şey gibi kalbimde saklıyorum.

Çocuklarımızın, torunlarımızın ve çocuklarının atalarının hangi sınavlardan ve acılardan geçtiğinin farkında olmaları ben ve yaşıtlarım için önemli. Nasıl ve neden hayatta kalıp zafer elde edebildiler? Tüm dünyayı şaşırtan ve hayran eden gerçekten demir gibi güçlerini nereden aldılar? Evet, kendi evlerini, çocuklarını, yakınlarını, ailelerini savunuyorlardı. Ama herkesi birleştiren vatana, anayurduna olan sevgiydi. Bu bütünüyle halkın özüne yansıyan derin, kişisel bir duygu, Nazilere karşı kahramanca ve fedakarca mücadelede belirleyici rol oynadı.

Sıkça şu soru yöneltiliyor: Mevcut nesil kritik durumda nasıl davranacak, ne yapacak? İnsanların hayatlarını kurtarmak için ‘kırmızı bölgeye’ giden genç doktorlar, hemşireler, dünkü öğrenciler gözlerimin önündeler. Kuzey Kafkasya, Suriye’de ölümünü göze alarak uluslararası terörle mücadele eden askerlerimiz, henüz çok genç çocuklar! Efsanevi, ölümsüz 6. hava indirme bölüğünde askerlerin çoğu 19-20 yaşlarındaydı. Ama hepsi, Büyük Vatanseverlik Savaşı’nda vatanımızı koruyan kahramanlara layık olduğunu gösterdi.

Bu yüzden, borcunu yerine getirmenin ve gerekirse kendine acımamanın Rusya halklarının huyunda olduğundan eminim. Özveri, vatanseverlik, evine, ailesine ve ülkesine olan sevgi, bu değerler bugün de Rusya toplumu için temel, direk niteliğini taşıyor. Ülkemizin bağımsızlığı büyük ölçüde bu değerler üzerinde duruyor.

Şimdi halkın ortaya çıkardığı Ölümsüz Alay gibi yeni gelenekler var. Ölümsüz Alay, şükran dolu hatıralarımızın, nesiller arasındaki canlı kan bağlarının yürüyüşüdür. Milyonlarca insan, anayurdunu korumayı başaran ve nazizmi bozguna uğratan yakınlarının fotoğraflarıyla yürüyüşe çıkıyor. Bu, hayatlarının, geçtikleri sınavların ve feda ettiklerinin, bize bıraktıkları Zaferin hiçbir zaman unutulmayacağı anlamına geliyor.

Geçmiş ve gelecek karşısındaki sorumluluğumuz, korkunç trajedilerin tekrarlanmasına izin vermemek için her şey yapmak. Bu yüzden İkinci Dünya Savaşı ve Büyük Vatanseverlik Savaşı ile ilgili bu yazıyı kaleme almayı bir borç bildim. Dünya liderleriyle sohbetlerde bu fikri defalarca görüştüm, anlayışla karşıladıklarını gördüm. Geçen yılın sonlarında, Bağımsız Devletler Topluluğu zirvesinde, şu konuda hemfikirdik: Nazizme karşı zaferin öncelikle Sovyet halkı tarafından elde edildiği, bu kahramanlıklar dolu mücadelede tüm Sovyetler Birliği cumhuriyetlerinin temsilcilerinin hem cephede hem cephenin gerisinde omuz omuza durduğu hatırasını torunlarımıza iletmek önemli. Aynı zamanda mevkidaşlarımla savaş öncesindeki o karmaşık dönemi de konuştuk.

Bu konuşma, Avrupa ve dünyada büyük yankı uyandırdı. Demek ki, geçmişin derslerine dönmek gerçekten gerekli ve güncelliğini koruyor. Aynı zamanda çok sayıda duygusal tepki, kötü gizlenen duygular, ağır suçlamalar vardı. Bazı politikacılar alışkanlıktan aceleyle Rusya’nın tarihi yeniden yazdığını söyledi. Ama aynı zamanda sunduğumuz tek bir olguyu, argümanı çürütemediler. Tabii, orijinal belgelerle tartışılmak zor ve hatta imkansız. Üstelik bu belgeler sadece Rusya’nın değil, diğer ülkelerin arşivlerinde de var.

Bu yüzden dünya savaşına yol açan sebeplerin analizini sürdürmeye, karmaşık olaylar, trajediler ve zaferler, bu savaşın ülkemize ve tüm dünyaya verdiği dersleri düşünmeye devam etmeye ihtiyaç var. Bu noktada, tekrar ediyorum, yalnızca arşiv materyallerine, tanıkların ifadelerine dayanmak, her türlü ideolojik ve politize edilen spekülasyonları çıkarmak temel önem taşıyor.

Bir kez daha şu açık şeyi hatırlatıyorum: 2. Dünya Savaşı’nın derin nedenleri pek çok açıdan Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra alınan kararlardan kaynaklanıyor. Versay Barış Antlaşması, Almanya için derin haksızlığın simgesi haline geldi. Bu anlaşma, ülke için soygun anlamına geliyordu, zira Batılı müttefiklere, ekonomisini tüketecek dev tazminatlar ödeme zorunluluğuyla karşı karşıya bırakılıyordu. Müttefik ordunun baş komutanı Fransız mareşal Ferdinand Foch, Versal için şu isabetli tarifte bulunmuştu: 'Bu barış değil, yirmi yıllık bir ateşkes.'"

Ayrıntılar geliyor...

Güncelleme Tarihi: 18 Haziran 2020, 23:36
SIRADAKİ HABER