Almanlar karantinayı gevşetti ama vatandaş dükkanlara gitmiyor

Almanya’da karantina tedbirleri gevşetildi. Pazartesi gününden beri 80 metrekareden küçük marketler ile kitapçılar, oto galerileri gibi işletmeler açık ancak Almanlar alışveriş konusunda istekli değil. Uzmanlara göre insanlar virüsün seyri hakkında endişeleri olduğu için korumacı yaklaşım sergiliyor. Türkiye'de de uzun zamandır kapalı olan AVM'lerin açılmasından sonra tüketicilerin davranışları sektör tarafından dikkatle izlenecek.

Almanlar karantinayı gevşetti ama vatandaş dükkanlara gitmiyor

Almanya, Avrupa'da corona virüsü salgını karşısında en büyük ilerleme kaydeden ülkelerden biri. Bunun sonucu olarak karantina tedbirleri gevşetilmeye başlandı. Pazartesi gününden beri 80 metrekareden küçük marketler ile kitapçılar, oto galerileri gibi mağazalar açık. Ancak buna rağmen Almanlar, alışveriş konusunda istekli görünmedi.

‘NORMALLEŞME İÇİN SOSYAL KANIT ARANIYOR’
Davranış bilimleri konusunda danışmanlık hizmeti veren Innovation Bubble'ın CEO'su Simon Moore, konuyla ilgili CNBC'ye konuştu. Moore'a göre müşterilerin davranışı bir şeyler elde etmekten, eldekileri korumaya yöneldi. Simon Moore, “İnsanlar şu anda ürünlerle ilgili fırsatlardan yararlanmanın peşinde değil. Salgının getirdiği belirsizlik nedeniyle korumacı bir yaklaşım sergileniyor” ifadelerini kullandı.
Simon Moore, “Kısıtlamalar kalksa da eskiye dönüş zaman alacak. İnsanlar, normalleşme için başka kişilerin dışarı çıkmasını, alışveriş yapmasını yani kısacası ‘sosyal kanıt' bekleyecekler. Beynimizde, markaların cazip rakamlarla hedef aldığı bölümün, duyguları yöneten bölümün sadece çeyreği kadar olduğu unutulmamalı” diye konuştu.

‘İNSANLARIN AKLINDA YER ETTİ’
Anglia Ruskin Üniversitesi'nden müşteri psikolojisi uzmanı Cathrine Jansson-Boyd ise, “Müşteri davranışları, virüsün tamamen ortadan gittiğine inanılmadan eski haline dönmeyecektir. Sosyal mesafe kuralı, objelere dokunmaktan kaçınılması çağrıları, insanların aklında yer etti” yorumunu yaptı.
Johns Hopkins Üniversitesi'nin verilerine göre Almanya'da 153 bin 129 corona virüsü vakası tespit edildi ve 5 bin 575 kişi vefat etti.

İTALYA’YI TURİZM DE VURACAK
Uzun süre Avrupa'da salgının merkezi olan İtalya’da da küçük ve orta ölçekli işletmeler yeniden kapılarını açtı. Ancak orada da durum farklı değil. İşlerin salgın öncesindeki gibi olmasını kimse beklemiyor. En büyük gelir kalemlerinden biri turizm olan İtalya, ülkelerin sınırlarını kapatması ve hava yolu taşımacılığının durma noktasına gelmesi nedeniyle ekonomik olarak çok daha fazla etkilenecek gibi görünüyor.
Uzak ülke İzlanda’da corona bitti
Avrupa'nın en uzak ülkesi, Grönland yakınlarındaki İzlanda’da, son 24 saatte ilk kez hiç bir Corona hastasına rastlanmadı.
Yaklaşık 365 bin kişinin yaşadığı, gayzerler ve olağanüstü doğa manzaraları ülkesi İzlanda'da, şu ana kadar 1789 Corona vakasına rastlandı. Bunlardan 1542'si iyileşti. Şu ana kadar 10 kişi hayatını kaybetti.

AVRUPA’DA DEĞİL AMA AVRUPALI

Son beş günde sadece 14 Covid-19 hastası olduğu belirlenirken, son 24 saatte hiç kimsede virüs tespit edilemedi.

Atlas Okyanusu'nun kuzeyinde bulunan, AB üyesi olmayan ancak Avrupalı sayılan ülke, böylece Corona'yı bitiren ilk Avrupa ülkesi olma unvanını da aldı.

İzlanda'da nüfus oldukça seyrek ve en büyük kenti, dünyanın en kuzey başkenti sayılan Rejkjavik.

AB üyesi olmayan İzlanda, Türkiye gibi Schengen Anlaşması'nı uyguluyor ve Avrupa ile serbest ticaret anlaşması var.
Eski başkandan yasak tepkisi: 99 depreminde hepimiz koştuk
CHP’li belediyelerin yardımlarının önlenmesine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunu Erdoğan’dan devralan Ali Müfit Gürtuna tepki gösterdi.
Alif Müfit Gürtuna, Tayyip Erdoğan hakkındaki hapis cezası kararının kesinleşmesi nedeniyle görevini bırakmasından sonra 12 Kasım 1998 tarihinde Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na (İBB) seçilmişti.

İBB Başkanlığı koltuğuna Erdoğan’dan sonra oturan Gürtüna, SÖZCÜ'ye şunları söyledi:

* Ecevit'in başbakanlığı döneminde büyük Marmara depreme yaşandı. Bizim o depremde yaptığımız yardımların haddi hesabı yok.

* Belediyelerin yardım etmemesi düşünülemez. Çift başlılık yaklaşımını doğru bulmam. Depremde yetki var mı, yok mu tartışması olmadı.

* Hepimiz koştuk, insanlar zor durumda. İmdat diyen birisi varsa koşacaksın. STK'lar, devlet kurumları, partisi ne olursa olsun belediyeler, bu süreçten yardımlaşarak çıkmalıyız.

*Devlet kurumları bir orkestra olmalı. Belediyeler de orkestranın içindedir ve farklı enstrümanlardır. Belediyelerin devre dışı bırakılmasını doğru bulmam.

SIRADAKİ HABER