Çiğdem Toker: Akkuyu AŞ, off-shore şirketlerle para transfer yapmak için yetki aldı

"Karar yasal ama hukuki değil"

© AA
Çiğdem Toker: Akkuyu AŞ, off-shore şirketlerle para transfer yapmak için yetki aldı

Sözcü gazetesi yazarı Çiğdem Toker, Akkuyu AŞ’nin off-shore şirketlerle para alışverişi yapmak için yetki aldığını yazdı. Toker  karar için, “Amiyane tabirle Akkuyu'da kimin elinin kimin cebinde olduğunun bilinmediği bir dönem resmen başladı” görüşünü savundu.

Kararın yasal ama hukuki olmadığının altını çizen Toker, “Yazılı hukuk açısından suç değil ama hukuka uygun da değil. Çünkü Akkuyu A.Ş.'nin nükleer santrali bu ülkede yaşayan 82 milyon insanı her koşulda ilgilendiriyor. Risklerinin, yol açtığı ve açacağı çevre yıkımının yanı sıra Türk Hazinesi orada üretilecek elektriği kilovatsaati 12.35 dolar/sent'ten satın alma garantisi verdi. Dolayısıyla uzun yıllar boyu vergilerimizle finanse edeceğimiz NGS'nin sahibi konumundaki şirketin para operasyonları karanlık olamaz” ifadesini kullandı.

Toker yazısını şöyle sürdürdü:

“Hayır, bu kez Cüneyd Zapsu'dan söz etmeyeceğim. AKP kurucusu Zapsu'nun sekiz kişilik yönetim kurulunun tek Türk üyesi olduğunu daha önce yazdım. Ancak altısı Rusya vatandaşı olan Akkuyu yönetiminde, kritik görevlerde bulunmuş bir yönetici daha yer alıyor: Henri Edouard Proglio (İtalya asıllı Fransa vatandaşı).

Bu isme de daha önceki yazılarda yer vermiştim. Ancak yönetim kurulunun görev sürelerinin 25 Aralık 2022'ye kadar uzatıldığını görünce yaptığım araştırma çarpıcı bir bilgiyi ortaya  serdi.

Yolsuzluk soruşturması

Henri Proglio, Fransa'nın kamu elektrik şirketi EDF'nin uzun yıllar genel müdürlüğünü yapmış bir isim. Onu oraya atayan kişi de “arkadaşı” Sarkozy. Bay Proglio, EDF öncesinde de su yönetimi ve atık kontrolü şirketi Veolia Environnement'in yöneticisi. Sarkozy'den EDF için teklif alınca, Veolia'daki maaşını bırakmak istemiyor. Bir süre hem kamu hem özel şirketten yüksek tutarlarda çift maaş alıyor.

(Ne kadar tanıdık değil mi)

Bay Proglio'nun Fransa'nın yanı sıra farklı ülkelerdeki enerji şirketleriyle bağlantısı var. Onun EDF'deki görevi sırasında usulsüz işlemler yaptığı, yolsuzluklara karıştığı, sahne sanatçısı eşinin (Rachida Khalil) performanslarına EDF ile sözleşmesi olan tedarikçi firmaların sponsor olduğu, banka müfettişleri eşinin hesabında 1.8 milyon Euro saptayınca kaynağını araştırdığı ve Fransa Sayıştayı'nın, Proglio dönemindeki şirket sözleşmelerinde usulsüzlükler saptandığına ilişkin, sonraki EDF yönetimine yazı gönderdiği haberleri başta Financial Times, Capital ve Reuters olmak üzere uluslararası medyaya yansımış.

Sonuç olarak: Hem vergi cennetlerindeki ‘tüzel kişiler’ ile para operasyonu yetkisi hem de yetkiyi kullanacak yönetimdeki böyle bir ismin varlığı, kamu yararı açısından hesabı verilmesi gereken durumlardır.

Bu ‘rahatlığı’ görünce Avrupa Komisyonu ve OECD raporlarında sıklıkla eleştirilen bir konu olarak Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı iş insanlarına ilişkin rüşvet suçu düzenlemesinin neden yapılmadığını anlıyorsunuz. Ve bir kez daha hatırlıyorsunuz, sermayenin dininin ve milliyetinin paradan başka bir şey olmadığını”

Yazının devamı için tıklayın

Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2020, 07:18
SIRADAKİ HABER