Faiz kararı beklentisi ne, ne olur? Merkez Bankası faiz kararı ne zaman açıklanacak?

Birçok ülkede Merkez Bankaları faiz artırımına giderken, Türkiye'de Merkez Bankası faizleri arttırmayı tercih etmiyor. Bu hafta gerçekleştirilecek olan Merkez Bankası PPK toplantısı sonrasında faiz kararı sabit kalacağı yönünde olacağı beklentisi oluştu. Merkez Bankası ile diğer merkezlerin faiz farkları artıyor, bu fark enflasyonun yükseliş eğilimini korurken politika faizinin görece düşük kalması para birimini üzerinde baskı yaratıyor. Merkez Bankası faiz kararı 23 Haziran tarihinde açıklanacak.

© AA
Faiz kararı beklentisi ne, ne olur? Merkez Bankası faiz kararı ne zaman açıklanacak?

Küresel faiz artışları ve Mayıs ayında %73’ü aşan enflasyonun gelecek aylarda yükselişini sürdürmesinin beklenmesine rağmen TCMB’nin bu haftaki toplantısında politika faizini %14 seviyesinde sabit bırakması bekleniyor. Geçen yıl gevşeme döngüsünün tetiklediği kur krizi TL’nin 2021’de dolar karşısındaki kayıplarını %44 seviyesine taşımış, bu da artan ithalat fiyatları sebebiyle enflasyonu körüklemişti.

MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

Merkez Bankası faiz kararı 23 Haziran Perşembe günü saat 14:00’da açıklanacak.

FAİZ KARARI BEKLENTİSİ NE, NE OLUR?

Küresel faiz artışları ve Mayıs ayında %73'ü aşan enflasyonun gelecek aylarda yükselişini sürdürmesinin beklenmesine rağmen TCMB'nin 23 Haziran toplantısında politika faizini %14 seviyesinde sabit bırakması bekleniyor.

Anket katılımcıları Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın üretim ve ihracatı önceleyen ekonomi programı çerçevesinde düşük faiz kararlılığı nedeniyle yükselen enflasyona TCMB'nin faiz tepkisi vermeyeceği beklentisini korudu. Geçen yıl gevşeme döngüsünün tetiklediği kur krizi TL'nin 2021'de dolar karşısındaki kayıplarını %44 seviyesine taşımış, bu da artan ithalat fiyatları sebebiyle enflasyonu körüklemişti. Geçen yılki kayıpların üzerine TL %14'ü Nisan'dan beri olmak üzere yıl başından bu yana dolar karşısında %24 değer kaybetti.

“BU İKTİDAR FAİZİ ARTIRMAYACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:

* Kimse bizden şunu beklemesin, bu iktidar faizi artırmayacaktır, tam aksine biz faizi düşürmeye devam edeceğiz. Gelişmiş ülkelerin hiçbiri bu aşamada faizleri enflasyona göre olması gereken seviyelere yükselterek cari açık verme, dolayısıyla devasa işsizlik sorunlarıyla karşı karşıya gelme riskine girmez, giremez. ‘Sayın Başkan niçin faizi düşürmekten bahsediyorsun?'

* Benim derdim şu, bu ülkede yatırımcı birinci derecede kamu bankalarıyla, buna eğer özel sektör bankaları da dahil olursa özel sektör bankalarıyla da düşük faizle sağladığı kredi ile ne yapsın, yatırıma girsin. Mevcut yatırımlarını daha da geliştirsin ve genişletsin, bununla istihdam sağlayalım, bununla üretimi artıralım, bununla ihracatı daha da artıralım ve bununla büyümeyi sağlayalım. Bizim derdimiz bu. Bu oldukça işte işsizlik de ne yapacaktır, bugün olduğu gibi daha da azalacaktır.

* Dünya milli gelirinin yüzde 70'ini oluşturan ülkelerin yaşadığı sancılar tabii olarak herkesi etkiliyor. Çin ve Japonya'nın parasal genişlemeye ve faiz indirimine gitmelerinin, paralarına bilinçli olarak değer kaybettirmelerin sebebi bu fırtınadan kaçma çabasıdır. Gerisindeki 20 yıllık bir fiziki ve beşeri hazırlıkla bu sürece giren Türkiye ise fiyatlardaki fahiş artışların yol açtığı sıkıntılara rağmen kendi programı ile hedeflerine doğru ilerlemeyi sürdürüyor.

* Türkiye'nin bütçe gerçekleşmeleri pek çok alanda yaptığımız ciddi vergi indirimlerine ve enerji ödemelerinden kaynaklı kimi sapmalara rağmen gayet iyi seviyededir. Türkiye'nin zaten sınırlı olan kaynaklarını doğrudan ücretlilere, istihdamı artıran sanayicilere, ihracatçılara, turizmcilere, yatırımcılara, esnaf ve sanatkarlara aktararak çok yönlü faydalar sağladık.

* Aslında hemen yanı başımızda bir sıcak çatışma patlak vermeseydi salgın sonrası bu aylarda her kesimden insanımız programımızın somut faydalarını hayatında bizzat görmeye başlamış olacaktı. Biraz gecikmeyle de olsa inşallah önümüzdeki yılın ilk aylarından itibaren bu noktaya geleceğiz.

* En büyük hassasiyetimiz istihdamı koruyarak, ücretlilerin gelir kaybını telafi ederek, fırsatçıların önünü keserek insanlarımızın üzerlerine kalıcı yükler binmesine engel olmaktır. Fiyatları izahı mümkün olmayan bir şekilde artan ürünlerin üretimini teşvik ederek ve tedarikini kolaylaştırarak stokçuların oyunlarını bozacağız.

* Kriz tellallarının dört döndüğü bir yerde piyasanın bu kadar canlı işlemesi amacın panik çıkarmak olduğuna işaret ediyor. İstihdam odaklı ekonomik istikrar ile sermaye ve para piyasalarının büyümesini ifade eden finansal istikrar konusunda ciddi bir sıkıntımız bulunmuyor. Fiyat istikrarını ise aldığımız diğer tedbirlerin yanı sıra işimize gelen seviyedeki bir döviz kuruyla cari fazla artırarak sağlamayı planlıyoruz. Biz meseleye böyle bakıyor, buna göre çalışıyoruz.

* Son dönemde ülkeye ilave kaynaklı girişi sağlayacak pek çok girişimde bulunduk. Bunların bir kısmı fiilen şu anda işledi, bir kısmında prensipte anlaştık ve mekanizmalarını kurduk, bir kısmında ise görüşme safhasındayız. Bir yandan fiyat artışlarını durduracak, diğer yandan milletin her kesiminin gelir kaybını telafi edecek çalışmaları tüm bu makro adımlarla destekleyerek programı uygulamayı sürdürüyoruz.

SIRADAKİ HABER