15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü’nde TÜDEF'ten çağrı: Çalışanına, tüketicisine saygısı olmayan firmaların ürünlerini satın almayacak, boykot etmeye başlayacağız

“Tüketicimiz halen taklit gıda ve internetten satış yapan dolandırıcıların tehdidi altında “

© AA
15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü’nde TÜDEF'ten çağrı: Çalışanına, tüketicisine saygısı olmayan firmaların ürünlerini satın almayacak, boykot etmeye başlayacağız

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü nedeniyle bir bildiri hazırladı. TÜDEF yönetim kurulunun yayınladığı yayınlanan bildiride, “Çalışanına, tüketicisine saygısı olmayan firmaların ürünlerini satın almayacak boykot etmeye başlayacağız” dedi.

TÜDEF,  “Covit-19 virüsü nedeniyle alım gücünün düşmesi kapanan iş yerleri, işsizliğin artması, yaşanan ekonomik kriz yani virüsün faturasını yine tüketici ödemek zorunda bırakılmıştır” diyerek, şu konulara dikkati çekti:

Temel ihtiyaçların karşılanma hakkı evrensel bir hak olmasına rağmen, tüketici temel ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma gelmiş, tüketicinin sadece ismi kalmış tüketici TÜKENMİŞDİR!!!!!

"Tek kullanımlık plastiklerin acilen yasaklanmasını istiyoruz"
Bütün dünyada giderek artan plastik ve mikroplastik kirliliğine karşı, üyemiz olan Tüketici Hakları Derneği’mizin başlattığı kamuoyu farkındalık yaratma çalışmalarımız yıl boyu devam edecektir. Bu bağlamda bütün Avrupa Ülkelerinde yasaklanan “tek kullanımlık plastiklerin” bizim ülkemizde de acilen yasaklanmasını istiyoruz.

"Cam, kağıt, plastik ürünlerin ayrıştırılması ile ilgili yasal tedbirler alınsın"
Ayrıca geri kazanabilir cam, kağıt, plastik gibi ürünlerin evlerde ve ofislerde ayrıştırılması ile ilgili yasal tedbirlerin de alınmasını istiyoruz

Günümüzde halen gıda güvenliği konusunda alınan tüm yasal ve idari tedbirlere rağmen halkın sağlığı ile oynayan uygulamalar devam etmektedir. Bunları yapan kuruluşlara karşı yasalar gereği “ertelenmeyen”  hapis cezalarının uygulanması para cezalarından daha caydırıcı olacaktır.

"Tüketici aldatılmaya dolandırılmaya devam edilmekte"
Korona salgını nedeni ile giderek artan internet satışlarında tüketici aldatılmaya dolandırılmaya devam edilmektedir. Buna bir çözüm olarak yasal tedbirlerle kapıdan kontrollü kargo ödeme ve teslim uygulamasının yaygınlaştırılması ve bunun bir tüketici hakkı olarak tescil edilmesi ve sanal AVM dediğimiz platformlar ile ilgili yasal düzenlemeler şarttır.

Ülkemizde gerek sosyal medyada, gerekse uydu üzerinden yayın yapan bazı televizyon kanallarında, tüketicilere, gıdadan ilaç görünümlü krem ve tablet gibi ürünlere kadar birçok mal ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak satılmaya devam etmektedir. Bu konuda tüketicilerimizi uyaran kamu spotlarının hazırlanması gerekmektedir.

Ülkemizde tüketicilerin sıklıkla alışveriş ettiği perakende zincir mağazaların bir kaçının perakende piyasasında yüzde 70'lik bir paya sahip olmaları bir tekelleşme tehlikesini de birlikte getirmektedir. Bu açıdan bu konuda yapılacak olan yasal düzenlemelerin bir an önce çıkartılması gerektiğini düşünüyoruz. Piyasa ve Gözetimi ile ilgili ayrı bir kurum oluşturulması bu açıdan çok yararlı olacak ve fiyat artışlarının  stokçuluk boyutu ve tüketicinin korunmasında çok önemli bir rol oynayacaktır.

Boykot çağrısı
Bu mağazalarda çalışan personelin özlük hakları, sendikal hakları konusunda ve bundan böyle başta tüketici, insan, çalışan haklarına saygı göstermeyen firmalara karşı “Tüketimden Gelen Gücümüzü” kullanarak bu mağazalardan alış veriş etmeyeceğimizi ve bu ürünleri boykot edeceğimizin bilinmesini istiyoruz. Bugün sosyal medya ve iletişim gruplarımızda bu tür tüketiciyi aldatmayı kandırmayı adet haline getirmiş, taklit ve tağşişli mal satarken yakalanmış, kendi çalışanın haklarını teslim etmemiş firmalar konusunda “satın almama boykotları” halen düzenlemeye devam ediyoruz. Bu tür firmaların isimleri kamuoyunda açıklanmadan internet üzerinde sosyal medya iletişim gruplarında paylaşılmaktadır.

Tüketicilerimizden ilk isteğimiz, karşılaştığınız tüketici şikâyetlerini mutlaka e-devlet üzerinden olsun tüketici dernekleri yolu ile olsun ilgili mercilere aktarmanızdır. Bu şikâyetler aktarıldığı takdirde çözüme kavuşabilecektir. Diğeri ise ülkemizdeki tüketici derneklerine üye olmalarıdır. Birlikten güç doğar ilkesi ile tüketicilerin serbest piyasa düzeninde ekonomik ve politik bir baskı gücü olması ancak örgütlü olmaktan geçmektedir.

Değerli Tüketiciler 83 Milyon Yurttaş olduğumuzu unutmayarak gücün sizlerde olduğunu ve bu gücü gerektiğin kullanmamız gerektiğini unutmayalım, haklarımıza sahip çıkalım.

SIRADAKİ HABER