Aleviler ve Sivas katliamı

1993 Temmuz'unda Sivas'ta 37 aydın insana yönelik bir katliam oldu. Madımak oteline bir grup gerici tarafından saldırı yapıldı, 37 aydın insan diri diri yakıldı.

© Arşiv
Aleviler ve Sivas katliamı

Bu saldırı aslında mezhepsel çelişkilerden dolayı yapılmadı ama mezhepsel 
çelişkiler kullanılarak bir grup gerici yobazın eliyle saldırı yapıldı. Yani burada
bazı yobazlar mezhepsel çelişkiler üzerinden maşa olarak kullanıldılar. Politik
olarak karanlıkların yaşanıldığı bir ülkede bu tür saldırılar onlarca hatta yüzlerce yıl 
olmuştur. Bu tür saldırı ve katliamların temelinde sınıfsal nedenler bulunmaktadır. 
Gericiliğin bir sisteme dönüştürüldüğü bir ülkede aydınların hayatı her zaman 
tehlikededir. Alevilik tarih boyunca ezilenlerin ve zulme uğrayanların yanında yer
almak, zalimin zulmüne karşı ve baskiya karşı dik duruşun adı olmuştur.


Yüzlerce yıl boyunca zalimler günümüze kadar bu topraklarda baskıcı bir sistem
kurmuşlar, Aleviler sürekli muhalefette kalmışlar, direnmişler, saldırı ve baskılara
maruz kaldılar. Aleviler kendi yaşam felsefeleri gereği, eşit özgür demokratik bir 
sistemi savunmuşlar, bunun mücadelesi içinde olmuşlardır ama hiçbir zaman
iktidara ve yönetime gelememişlerdir. İşte bu nedenlerden dolayı rejim destekli 
katliamlara uğradılar. Sivas'ta bu katliam öyle bir grup gericinin kendi kafasına göre
yaptıkları bir katliam değildir. Bu gibi kataliamların arkasında ülkeyi yöneten 
zihniyetin olduğunu biliyoruz. Dersim'de Maraş'ta, Çorum'da kimler katliam yaptıysa
işte Sivas katliamınıda aynı zihniyet ve çevreler yaptı. Türkiye'de demokrasi, 
özgürlük ve insan hakları mücadelesi verenleri kimler hapislere koyuyorsa, işkence
yapıyorsa, Sivas katliamını da işte o çevreler ve zihniyet yaptı. Sivas katliamı, 
Türkiye'de egemen kesimlerin desteği ve eliyle oldu. Türkiye'de mevcut sistem ve
egemen kesimler, bu ülkenin aydınlarından hep korkmuşlardır. Katiam yapıldığında
DYP ve SHP koalisyon hükümeti vardı. Çok gariptir, Maraş katliamı olduğunda CHP 
iktidardaydi. Dersim katliamı da CHP'nin tek partili döneminde oldu. Hala kendi 
cellatına sevdalı bazı Aleviler var. Hala CHP'nin kuyruğuna takılan, CHP'yi bir kurtarıcı


olarak goren bazı AHMAKLAR var. Sorun sınıfsaldır, mesele demokrasi sorunudur. 


Türkiye'de demokratik bir sistem olmadığı sürece bu katliamlar yapılır. Son yıllarda
Turkiye açık cezaevi haline getirildi. Her gün onlarca insan tutuklanıyor ve göz altına 
alınıyor. Kürt şehirlerinde adeta savaş var, insan ölmeyen gün yok. İşte bütün bunlar,
bu olup bitenler bu yaşanılanlar, Sivas'ta yapılan katliamın devamıdır, aynısıdır. Sivas'ta
hayatını kaybedenler demokrasi şehitleridirler, Türkiye'nin aydınlık yarınlarıdırlar. 
Dersim'de, Maraş'ta sivas'ta yapılanlar günümüzde bütün Türkiye'de yapılmak isteniyor.
Hiçbir direnişe hak ve hukuka tahammül edilmiyor. Topluma kölelik dayatılıyor. Egemenler


Türkiye'de baskı rejimini, zor kullanarak, korku yayarak, katliam yaparak, korkutarak devam
ettirmek istiyorlar. Türkiye cidden demokratik bir ülke haline gelirse o zaman bu yapılan 
katliamların hesabı sorulur, bu katliamlar önlenir. Çünkü bu katliamlar rejimin bataklığından 
planlanarak yapılan katliamlardır. Demekki Türkiye'de demokratik bir rejime, sisteme 
ihtiyaç var. Demokratik özgürlüçü bir rejimle Türkiye ancak aydınlığa kavuşur. Sivas'ta 
katledilen 37 canımızı saygıyla anıyorum, Allah'tan rahmet diliyorum ve o saldırıyı planlayıp
yapanları, yaptıranları lanetliyorum. Türkiye gericiliğe boyun eğmeyecek...

Kemal söbe

Güncelleme Tarihi: 04 Temmuz 2019, 00:42
SIRADAKİ HABER