Altan kardeşler ve Nazlı Ilıcak davasında istinaf duruşması başladı

Nazlı Ilıcak: Alt derece mahkemede benim sunduğum hiçbir delil kaale alınmadı

© Arşiv
Altan kardeşler ve Nazlı Ilıcak davasında istinaf duruşması başladı

Darbe girişimi sonrası tutuklanan gazeteci-yazarlar Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın İstanbul Bölge Adliyesi 2. Ceza Dairesi'ndeki istinaf duruşması başladı.

Altan kardeşler ve Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Yakup Şimşek ve Tuğrul Özşengül'e 'darbeye teşebbüs' suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet cezası avukatlarınca temyiz edilmişti. İstanbul Bölge Adliyesi 2. Ceza Dairesi istinaf duruşması kararını 27 Haziran'da alırken, sanıklardan Mehmet Altan’ın da tahliyesine karar vermişti. 

Davanın bugünkü duruşmasında bugün dinlenmesi beklenen gizli tanık Söğüt'ün ifadesinin 19 Eylül tarihinde alındığı öğrenildi. Duruşma, Nazlı Ilıcak’ın savunmasıyla başladı. Ilıcak’ın savunmasından öne çıkanlar şöyle:

"Alt derece mahkemede benim sunduğum hiçbir delil kaale alınmadı.

(Darbe ve askeri vesayeti eleştiren yazılarını örnek göstererek) Babam 27 Mayıs kurbanı, Yassıada’da yattı. Darbeler benim en hassas olduğum konudur.

(14 Temmuz’da yapılan program hakkında) Darbe sözü ağzımdan çıkmadı. Hukukun üstünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini söyledim.

Programdaki (Peru eski Devlet Başkanı) Fujimori ile ilgili sözlerim alınmış. Oysa Fujimori darbeyle devrilmedi, seçimleri kaybetti ve yargılandı.

Zekeriya Öz ile gazetecilik faaliyetim dışında bir ilgim yok. Röportaj yaptığımda serbestti. (“Her Taşın Altında Cemaat Mi Var” kitabı ile ilgili iddialara) Bu bir kaynak kitabı. O dönem paralel devlet yoktu.

"Her zaman demokrasiyi savundum"
Ben cemaat diye bilinen o gruba ait bir yayın grubunda hiçbir zaman çalışmadım. Suç olarak gördüğümden değil, ama bir cemaate tabi olarak çalışamam. Bugün’de çalıştım, ama Bugün bir cemaat gazetesi değildir. Sabah’tan ayrılmıştım, iş arıyordum. Bugün ve Zaman’dan teklif aldım. Sonuçta Akın İpek bir işadamıydı. Bugün gazetesinde sadece 1.5 yıl çalıştım, 2 yıldır hapis yatıyorum. Benim asla Bank Asya’da hesabım olmadı. Her zaman demokrasiyi savundum, asla cemaat diktatörlüğünü savunamam.

"Aldandığımı itiraf ediyorum"
MGK, FETÖ’yü Mayıs ayında terör örgütü kabul etmişti. Pek çok yazar kararı tartışıyordu. Kasıtlı bir desteğim söz konusu değildir. Cemaatin terör örgütü olduğunu 15 Temmuz’dan sonra anladım. Güler yüz, tatlı kelam... Dini faaliyetleri beni cezbetti. Süleymancıların yurtlarına da sahip çıkmıştım zamanında. Aldandığımı itiraf ediyorum.

Ayrıntılar gelecek.

Güncelleme Tarihi: 21 Eylül 2018, 10:41
SIRADAKİ HABER