CHP’li Çakırözer’den ‘Yargı Reformu’ için 10 öneri

CHP’nin gazeteci kökenli milletvekili Utku Çakırözer, AKP’nin kendi hazırladığı ve taslağını MHP’ye sunduğu, HDP dışında TBMM’deki diğer partilere de sunacağını açıkladığı

© AA
CHP’li Çakırözer’den ‘Yargı Reformu’ için 10 öneri

CHP’nin gazeteci kökenli milletvekili Utku Çakırözer, AKP’nin kendi hazırladığı ve taslağını MHP’ye sunduğu, HDP dışında TBMM’deki diğer partilere de sunacağını açıkladığı ‘Yargı Reformu’yla ilgili 10 öneride bulundu. Eleştiri amacıyla yapılan ve şiddet içermeyen düşünce açıklamaların suç kapsamından çıkarılması gerektiğinin altını çizen Çakırözer, “Terör ve anayasayı ihlal suçları, basın ve yayın yoluyla işlenmişse cebir ve şiddet unsurunun varlığı kesin delillerle ortaya konmalı. Basın ve ifade özgürlüğü alanında istinaf mahkemesinde kesinleşen hürriyeti bağlayıcı hükümler, Yargıtay’da temyiz edilebilmeli” dedi.

Doğumgününü cezaevinde geçiren gazeteci Aykol'a ziyaret: 40 yılda basın ve ifade özgürlüğünde bir arpa boyu yol alamadık

Özgür Gündem Gazetesi’nin Eş Genel Yayın Yönetmeni, 64. yaşını cezaevinde karşılayan gazeteci Hüseyin Aykol’u Sincan Cezaevi’nde ziyaret eden Çakırözer, çıkışta yaptığı açıklamada deneyimli gazetecinin sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. Aykol’un 12 Eylül döneminde de yaklaşık 10 yıl hapis yattığını belirten Çakırözer, “Aykol, 12 Eylül askeri darbesinin 39. yılını da cezaevinde geçirdi. Bu aradan geçen 40 yılda basın ve ifade özgürlüğünde bir arpa boyu yol alamadığımızı gösteriyor” ifadesini kullandı.

Yargı reform paketine ilişkin çalışmaların yaz tatilinin ardından yeniden hızlandığını belirten Çakırözer, “Aykol, Parti Meclisi üyemiz Eren Erdem, iş insanı Osman Kavala bunların tamamı haksız, hukuksuz iddianamelerle sadece düşüncelerini dile getirdikleri için yargılanıyor. Yargı Reform paketi yakında Meclis’e gelecek. Paketle çok önemli sorunlar çözüme kavuşabilir. Yasalar üzerinde bir yargı reformundan önce zihniyetlerde bir reform yapılması gerekiyor. Önce gazeteciliğin, haberin kendisini suç olarak gören alışkanlıktan ve bunu en ağır yöntemlerle cezalandırma pratiğinden kurtulmamız şart” dedi.

Kovuşturma sırasında tutukluluğa üst sınır, hakaret suçlarının TCK'dan çıkarılması; yargı paketi için öneriler...
Basın yayın kuruluşlarının genel yayın yönetmenlerinin, sorumlu yazı işleri müdürlerinin ceza sorumluluklarının tartışmalı bir konu olduğunu belirten Çakırözer, “Bu sorun, Cumhuriyet Gazetesi Davasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16. Ceza Dairesi’ne sunduğu tebliğnamede de değerlendiriliyor. Tebliğnamede, genel yayın yönetmenleri gibi yayın sorumlularının ancak ve ancak ‘dava konusu yazının yazarını bildirmemesi durumunda’ yazı sahibi gibi sorumlu tutulabileceği belirtiliyor. 16. Ceza Dairesi’nin kararında da benzer bir değerlendirme yapılıyor. Yapılacak Yargı Reformunda Hüseyin Aykol gibi genel yayın yönetmenleri, yazı işleri müdürleri gibi yayın sorumlularının, suçlamalar karşısındaki sorumlulukları yeniden değerlendirilmeli” diye konuştu.

Çakırözer, basın ve ifade özgürlüğünün tam olarak sağlanabilmesi için Yargı Reform paketinde yer alması gereken düzenlemeleri ise şöyle sıraladı:

Eleştiri amacıyla yapılan ve şiddet içermeyen düşünce açıklamaları suç kapsamından çıkarılmalı.
Terör ve anayasayı ihlal suçları, basın ve yayın yoluyla işlenmişse cebir ve şiddet unsurunun varlığı kesin delillerle ortaya konmalı.
Basın ve ifade özgürlüğü alanında istinaf mahkemesinde kesinleşen hürriyeti bağlayıcı hükümler, Yargıtay’da temyiz edilebilmeli.
Hakaret suçları, Türk Ceza Kanunu kapsamından çıkarılmalı. Böylece hakaret suçu ağır ceza alanından çıkarılmalı, özgürlüğü bağlayıcı sonuçlardan uzaklaştırılmalı.
Kovuşturma aşamasındaki tutukluk süresine üst sınır getirilmeli.
Basın Kanunu’nun davanın açılabilmesi için getirdiği 4 ay süre koşulu mutlak surette uygulanmalı.
Yayın sahipleri ve yayın sorumlularının yayınlarından doğan ceza sorumluluğu suçların şahsiliği ilkesine göre yeniden düzenlenmeli.
Mahkemelerin tahliye kararlarına savcılar tarafından itiraz edilebilesinin önü kesilmeli.
Anayasa Mahkemesi’nin özgürlükler lehine verdiği kararlarla birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları bireysel kapsamdan çıkarılmalı, içtihat olarak değerlendirilmeli.
İnternet Ortamında Yapılan Yayınlara ilişkin yasa, evrensel insan haklarına uygun, ifade ve haberleşme özgürlüğüne saygılı bir bakış açısıyla yeniden düzenlenmeli. T24

SIRADAKİ HABER