Çocuğun cinsel istismarında kritik karar: Yargıtay ne diyecek?

İkinci kez cinsel istismara uğrayan çocukları istismar eden sanığa Yargıtay 14. ceza Dairesi indirim istedi. Genel Kurul emsal karar için toplanacak.

© AA
Çocuğun cinsel istismarında kritik karar: Yargıtay ne diyecek?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, çocukların nitelikli cinsel istismarı konusunda toplanacak. Kuruldan çıkacak karar emsal teşkil edecekken, ikinci kez cinsel istismara uğrayan çocuğu istismar edene ceza indirimi yapılıp yapılmayacağı sorusunun da cevabını verecek.
 
Habertürk’ten Yasemin Güneri‘nin haberine göre, Nevşehir’de, travmatik bir aile ortamında büyüyen ve daha önce de cinsel istismara maruz kaldığı tespit edilen 14 yaşındaki kız çocuk, ikinci kez nitelikli cinsel istismara uğradı. Aile şikayetçi oldu. Sanık Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. Mahkeme, sanığı 8 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum etti.

Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 14. ceza Dairesi, 14 yaşındaki kız çocuğunu nitelikli cinsel istismar suçundan yargılanıp mahkum olan sanık hakkında verilen hapis cezasının indirilmesini istedi. Kararın gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:

“Olay öncesi şüpheli cinsel istismar ve travmatik aile ortamı nedeniyle ruhsal gelişim bozulan mağdurun daha sonra yaşadığı cinsel istismarın sabit olduğu eylemlerin her birinin ruh sağlığının bozulmayı arttırdığının bildirilmesi karşısında, suça sürüklenin çocuğun eyleminin mağdurenin ruh sağlığını ayrıca bozmadığı anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde anılan maddenin tatbiki suretiyle cezanın artırılması bozmayı gerektirmiştir.”

İşte bu gerekçelerle, 14 yaşındaki kız çocuğunu nitelikli cinsel istismar suçundan yargılanan sanığa verilen hapis cezasının indirilmesi istendi.

‘BOZULMANIN YETERLİ SEVİYEYE ULAŞMASI ARANMAMIŞTIR’

Oyçokluğuyla alınan karara bir üye muhalif kaldı. Karşı oy yazısında, nitelikli cinsel istismara ikinci kez maruz kalan kız çocuğunun yaşadığı travmaların arttığının altı çizildi. Karara muhalif kalan üyenin görüşleri şöyle:

“Mağdure hakkında düzenlenen rapora göre ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan travma sonrası stres bozukluğu ve travmatik kişilik değişikliği denilen psikyatrik bozukluk tespit edilmiştir. Rapordaki açıklamalardan, sanığın eylemi öncesi travmatik aile ortamı ve şüpheli cinsel istismar eylemleri nedeniyle mağdurun ruhsal gelişiminde bozulma olduğu anlaşılmakta ancak, sanığın eylemine bağlı olarak ruh sağlığındaki bozulma ayrıca artmıştır. Bir eylem ruh sağlığındaki bozulmayı artırıyor ise, bağımsız ruh sağlığını bozucu etkisi de var demektir. TCK’nun 103/6. maddesine göre artırımın uygulanabilmesi için suçun sonucunda beden veya ruh sağlığının bozulma oluşması yeterlidir. Bozulmanın yeterli seviyeye ulaşması aranmamıştır. Aksinin kabulü halinde herhangi bir nedenle ruh sağlığı bozulmuş çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarında ruh sağlıklarında bozulma artsa veya ağırlaşıp kalıcı hale gelse dahi bu hükmün uygulanma olanağı kalmaz. Bu hatalı yorum, bir mağdurun birden fazla kişinin istismarına maruz kalması olaylarında, ilk suçu işleyip ruh sağlığındaki bozulmayı başlatan sanığa bu hükmün uygulanması, sonradan suç işleyip ruh sağlığındaki bozulmayı artıranlara uygulanmaması sonucunu doğurun . Harici bir nedenle ruh sağlığında bozulma olan çocuklara karşı suç işleyenler 103/6. maddeden muaf tutulmuş olur. Bu durum yasaya, kanun koyucunun amacına ve eşitlik ilkelerine aykırıdır.”

BAŞSAVCILIK İTİRAZ ETTİ

Daire’nin bozma kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Başsavcılık, itiraz başvurusunda “Sanık ve başka dosya sanıkları olan diğer kişilerin nitelikli cinsel istismarına maruz kaldığı anlaşılan mağdurenin ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede ‘travma sonrası stres bozukluğu’ ve ‘travmatik kişilik değişikliği’ denilen psikyatrik bozuklukların tespit edildiğinin, olay öncesi şüpheli cinsel istismar ve travmatik aile ortamı nedeniyle ruhsal gelişimi bozulan mağdurun daha sonra yaşadığı cinsel istismarın sabit olduğu eylemlerinin her birinin bozulmayı artırdığının bildirildiği anlaşılmıştır” denildi.

Mağdurun olay öncesinde yaşadığı düşünülen bir başka cinsel istismar vakası ve travmatik aile ortamının etkisi ile bozulan ruh sağlığının bu dosya ve diğer bazı dosya sanıklarının nitelikli cinsel istismarı ile arttığını vurgulayan Başsavcılık, itiraz dilekçesinde şu görüşleri savundu:

“Sanığın da mağdurun hali hazırda daha da ağırlaşan ruh sağlığı bozukluğundan sorumlu tutulması gerektiği, aksi halde eylemin ruh sağlığına hiçbir olumsuz etkisi yokmuş gibi kabul edilerek yapılacak uygulamanın yasanın düzenleme amacı ile bağdaşmayacağı düşüncesine varılmıştır.”
 
Başsavcılığın itirazı üzerine dosya Yargıtay ceza Genel Kurulu gündemine gelecek. Genel Kurul, ikinci kez cinsel istismara uğrayan çocuğu istismar edene ceza indirimi yapılıp yapılmayacağı sorusunun cevabını verecek. Genel Kurul, eğer Daire’nin görüşü doğrultusunda bir karara imza atarsa, ikinci kez cinsel istismara uğrayan çocukları istismar edenler daha az hapis cezası alacak. Mahkeme’nin verdiği karar yönünde bir karar çıkarsa da çocukları cinsel yönden istismar edenlere ceza indirimi yapılmayacak.

KABUL EDİLİRSE İNDİRİM YAPILACAK

Daire’nin görüşü doğrultusunda bir karar çıkarsa, ikinci kez cinsel istismara uğrayan çocukları istismar edenler daha az hapis cezası alacak. Genel Kurul, Mahkeme’nin verdiği kararı doğru kabul ederse, çocukları cinsel yönden istismar edenlere ceza indirimi yapılmayacak.

SIRADAKİ HABER