Cumartesi Anneleri'nin eylemine Plaza De Mayo Anneleri'nden destek: Bir gün adalet sağlanacak

"Bu buluşma devlet terörüne maruz kalan insanların kıtalar arası mücadele yoldaşlığıdır"

© AFP
Cumartesi Anneleri'nin eylemine Plaza De Mayo Anneleri'nden destek: Bir gün adalet sağlanacak

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak için her hafta bir araya gelen Cumartesi Anneleri'nin bu haftaki eylemine laza De Mayo Anneleri'nden de destek geldi. 737. buluşmada 12 Mayıs 1994'te akraba ziyaretinden döndükten sonra evinin önünde sivil polislerce gözaltına alınan Halil Alpsoy ve 18 Mayıs 1994'te Adana'da evine baskın yapılarak gözaltında kaybedilen Kazım Alpsoy'un akıbeti soruldu. Anneler Günü öncesi yapılan eylemde, "Bir gün adalet sağlanacak" dendi.

Etha'nın haberine göre, eyleme, Plaza De Mayo annesi Margarita İsabel Noia, Kazım Alpsoy'un eşi Leyla Erdoğan Alpsoy ve oğlu Adnan Orhan Alpsoy, kaybedilen Şirin Bayram'ın annesi Remziye Bayram, öldürülen siyasetçi Ebubekir Deniz'in kızı Ceylan Deniz'de katıldı.
 
Galatasaray Meydanı’nın yasaklanması nedeniyle İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde bir araya gelen insan hakları savunucuları, gözaltında kaybedilen yakınlarının fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşıdı.
 
737. hafta basınaçıklamasını TİHV Başkanı Şebnem Korur Fincancı okudu. Anneler günü öncesinde gerçekleşen buluşmada açıklamaya gözaltında kaybedilen sevdiklerinden bir haber alamadan yaşamını yitiren Cumartesi Anneleri'ni anarak başlayan Fincancı, "Mücadelenizin devamcısı olacağız, vazgeçmediniz, vazgeçmeyeceğiz" dedi.
 
"Kıtalararası mücadele yoldaşlığı"
Plaza de Mayo, Şırnak ve Diyarbakır'da adalet mücadelesi yürüten kayıp yakınlarının da aralarında olduğunu söyleyen Fincancı, "Bu buluşma, aynı devlet terörüne maruz kalan, aynı acıyı yaşayan, aynı adaletsizliğe karşı mücadele eden insanların kıtalar arası mücadele yoldaşlığıdır. 1977 yılında Arjantin'de Plaza de Mayo Anneleri 'Bir anne için en acımasız işkence, çocuklarının kaderi hakkındaki belirsizliktir' diyerek darbecilerin karşısına dikildiler. 1995 yılında Cumartesi Anneleri bu karşı çıkışın Türkiye'deki devamcısı oldular. Onlar, iki ayrı kıtada gözaltında kayıplar gerçeğinin toplumsal hafızada yer almasını ve bugünlere aktarılmasını sağladılar. Onlar, kaybedilen evlatlarını arama mücadelesinde, anneliği özgürlükçü ve eşitlikçi bir yerden yeniden inşa ettiler; anneliği bir itiraza, siyasi bir karşı duruşa dönüştürdüler. 737'nci haftamızda bu kadınlardan Fikriye ve Leyla Erdoğan Alpsoy'un kuşaktan kuşağa geçen 25 yıllık hakikat ve adalet arayışına eşlik edeceğiz" dedi.
 
Kasım Alpsoy'un eşi Leyla Erdoğan Aksoy, 25 yıl önce eşinin gözaltına alınarak ağır işkence gördüğünü ve sabah eve geldiğini, kimliğini almak için tekrar karakola gittiğini ve kendisinden bir daha haber alamadıklarını dile getirdi. Eşinden haber alana kadar burada mücadelesini sürdüreceğini bildiren Alpsoy, "Bize Galatasaray'ı yasakladılar. Galatasaray'ı bize açıncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz" ifadesini kullandı.
"Adalet sağlanana kadar mücadeleye devam"
Plaza De Mayo annesi Margarita İsabel Noia, 1976'da kız kardeşinin gözaltında kaybedildiğini belirterek, annesinin Plaza De Mayo meydanına çıkan ilk 14 anneden biri olduğunu söyledi. Noia, "Adaletsiz olmaz, adalet bir gün sağlanana kadar mücadeleye devam" dedi.
 
1996'da kaybedilen Şirin Bayram'ın annesi Remziye Bayram, oğlunu gecenin 12'sinde yatağından alıkoyulduğunu ve karakola götürüldüğünü kaydetti. Bayram, oğlunun karakola götürülmesine ilişkin teyit aldıkları halde hiç bir haber alamadıklarını ifade etti.
 
AİHM'ye dava açtıklarını aktaran Bayram, 23 yıldır kayıplar mücadelesinde olduklarını kaydetti ve "Bu ülkenin yöneticilerinde vicdan ve merhamet varsa insanları Galatasaray Meydanı'ndan alıp buraya sıkıştırmazlardı" diye konuştu.

"Galatasaray meydanı açılıncaya kadar devam"
Kazım Alpsoy'un eşi Leyla Erdoğan Alpsoy, eşinin kimliğini almaya gittikten sonra hiç bir haber alamadığını, haber alana kadar burada olacağını aktardı. Alpsoy, "Galatasaray Meydanı'ndaki eylem alanımız açılıncaya kadar mücadele edeceğiz" diye konuştu.
"Akıttığım gözyaşlarının hesabını soracağım"
2011 yılında öldürülen siyasetçi Ebubekir Deniz'in kızı Ceylan Deniz, akıttığı gözyaşlarının hesabını soracağını vurguladı ve "Babamız ya kendisini ya kemiklerini istiyorum, ben devletin gözüne baktığımda babamı hatırlayacağım ve devleti yargılayacağım" dedi.

"Devlet bütünse kayıplardan tüm hükümetler sorumlu"
10 yaşında babasını ve amcasının oğlunu kaybeden Adnan Orhan Alpsoy, 25 yıldır kaybedilenlerin hesabını sorduğunu söyledi ve usanmadan hesap soracağını belirtti. Alpsoy, "38 haftadır Galatasaray Meydanı'nda hesap sormamıza izin verilmiyor, annelerimizin mücadelesi hiç bir yere sığdırılamaz. Biz hayatlarımızı yakınlarımızın akıbetini sormak için tükettik, mücadelemiz yargı tarafından tozlu raflara kaldırılsa da biz mücadeleyi unutturmayacağız. Devlet bir bütün olarak iddia ediliyorsa, tüm hükümetler kayıplardan sorumludur" diye kaydetti.

SIRADAKİ HABER