Ekrem İmamoğlu: Binali Yıldırım'ın yüzünde mahcubiyet var

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini

© AA
Ekrem İmamoğlu: Binali Yıldırım'ın yüzünde mahcubiyet var

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal ettikten sonra mazbatası elinden alınan Ekrem İmamoğlu, Fox TV'de İsmail Küçükkaya'nın sunduğu Çalar Saat programında açıklamalarda bulunuyor.

İmamoğlu, rakibi AKP'nin adayı Binali Yıldırım'ın 31 Mart seçimlerinde 'sandık başkanlarının seçmenlerin tipine bakarak AKP'ye oy verecek gibiyse büyükşehir belediye başkanlığı pusulasını vermedikleri' iddiasına tepki gösterdi. Söz konusu iddiayla ilgili soruları karşısında Yıldırım'ın yüzünde bir mahcubiyet olduğunu söyleyen İmamoğlu, "Hakkımı yediler" dedi.

Yüksek Seçim Kurulu'nun seçimlerden 17 gün geçmesine karşın gerekçeli kararını açıklamamasına ilişkin olarak da konuşan İmamoğlu, "YSK'nın elinde gerekçe yok" dedi.

Ekrem İmamoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

(Binali Yıldırım'ın 'sandık başkanlarının seçmenlerin AKP'ye oy verecek gibiyse büyükşehir belediye başkanlığı pusulasını vermedikleri' iddiasına) Tartışmanın boyutu şöyle; bunu herhangi birisi söyleyebilir, karşısındakini kızdırmak için söyleyebilir. Ama bu ülkede önemli mevkilere gelmiş bir insanın ciddi bir vurguymuş gibi bunu anlatması çok enteresan bir şey. Üzücü olan şu; bunu gerçekten büyük mevkilerde var olmuş bir insan ciddi bir vurguymuş gibi, sıfatına bakarak oy pusulası veriyor, vermiyor tezinden yola çıkarak bütün bu usulsüzlüğü kendilerine göre bir gerekçenin varlığını ispat açısından böyle bir vakayı anlatıyor ve bunu topluma anlatıyor. Soruyu sorduktan sonraki Sayın Yıldırım’ın bir yüz hatlarına bakın kayıtlardaki. Yüzünde bir mahcubiyet var.

Biz ne yaptık ıslak imzalı tutanakları üzerinden süreci ve hakkımızı koruduk. Ama hakkımızı YSK gasp etti, hesaba katmamışız.

İstanbul’un gündemi bizim için israf ve tasarruf. Tasarruf dönemi başlayacak bu çok önemli bir şey. Bu Türkiye’nin ekonomik düzenine katkı sunacak iki kavram olmalı. Özellikle Türkiye içinde ana manşet konusu bunlar olacak.

(YSK’nın gerekçeli kararının gecikmesi) Tam 17 gün. 6 Mayıs’tan bu güne geçen 17 günde gerekçeli kararın yazılmamasının sebebi; ellerinde gerekçe olmamasıdır. Bilmiyorum manşetiniz var diye girmek istemiyorum ama bakın YSK bir karar aldı, 2123 sandıkta kamu görevlisi olmadığından dolayı süreci iptal ettiğini duyurdu. O günden bu güne 17 gün geçti gerekçeli karar yok, 17 gündür o sandıklardaki insanları zan altında bırakıyorlar. Bu insanlar 24 Haziran’da vardı, 16 Nisan’da vardı. İlk defa olan bir şey değildi. O insanları yanıma alıp, huzurunuza çıkardığımda ne diyeceksiniz? Bu insanlar hakkında soruşturma başlatıldı değil mi? Bu soruşturmada ne yapıldı? Bu ifadelerde ne çıktı? Benim ismimi bile anmayı bile reddeden anlayışlı kişiler sonuçları çarşaf çarşaf gazetelerinde yayınlamazlar mıydı? Ellerinde gerekçe yok. 

Sorun kurullarda, cetvellerdeyse hepsini yenileyelim. Önce itiraz yok dediler, esas dedikleri şey ise şu; sonuca tesir etmiyor. 25 ilçenin sonucuna tesir etmiyormuş. Allah aşkına elinizde 123 tane sandık var, demek ki nerede olduklarını biliyorsunuz, demek ki elinizde sandık sayısı da var. Ne diyorlar İmamoğlu Yıldırım seçimine tesir ettiler diyorlar. Açıklasanıza sonucu. Ben yüzde kaç oy aldım? Ben bunu ilk defa da söylemiyorum. Anormal bir şey olmadığını net düşünüyorum. Çünkü dertleri bir gerekçe üretmek. Sanal bir gerekçe ürettiler, altı boş. O yüzden soyadına bakarak, tipine bakarak yorumunu yapmak akıl ötesi bir şey.

Benim iminin yazılmayacağına yönelik talimat var. Kemal bey yüzde yüz haklı. Acı bir şey bu. Basın özgürlüğü medyanın, insanların haber alma hakkının koruması unsurları yok olmuş durumda. Biz bu yüzden sürece bir demokrasi seferberliği diyoruz

Güncelleme Tarihi: 22 Mayıs 2019, 07:59
SIRADAKİ HABER