Erdoğan'dan Ankara Barosu'na: Diyanet İşleri Başkanımıza kullanılan üslup devletimize yapılan bir saldırıdır

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın LGBTİ+'ları hedef alan açıklamasıyla görevi ve inancının gereklerini yerine getirdiğini belirterek, "Söyledikleri de sonuna kadar doğrudur. Elbette onun sözleri sadece kendini Müslüman olarak tanımlayan kişiler için bağlayıcıdır" dedi. Erbaş'ı eleştiren Ankara Barosu'sunu hedef alan Erdoğan, "Eşitlik adına sapkınlığı yüceltenlerin gerçek yüzleri birer birer ifşa olmaktadır" dedi. Erdoğan, "Ankara Barosu'un açıklaması başta olmak üzere Diyanet İşleri Başkanı'mıza karşı kullanılan üslup İslam'a karşı kasıtlı bir saldırı halini almıştır. Saldırı, devletimize yapılan bir saldırıdır" ifadelerini kullandı.

© AA
Erdoğan'dan Ankara Barosu'na: Diyanet İşleri Başkanımıza kullanılan üslup devletimize yapılan bir saldırıdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine toplantısından sonra yaptığı konuşmada Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın LGBTİ+'ları hedef alan açıklaması ve yaşanan sürece dair değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan şunları söyledi:

"Bu zihniyetle iş bitmiyor. Bir başkasını da Diyanet İşleri Başkanı'mıza gösterilen tepkilerde görmek mümkün. Başkanımız bir açıklama yaptı. Bu açıklamasıyla sadece inancını, ilminin ve yürüttüğü görevin gereğini yerine getirmiştir. Söyledikleri de sonuna kadar doğrudur. Elbette onun sözleri sadece kendini Müslüman olarak tanımlayan kişiler için bağlayıcıdır. Kendini bu sıfatla tanımlamayanlar için bir görüşten ibarettir. Ülkemizde eğer İslam adına konuşması gereken birisi varsa, bir kurum varsa Diyanet İşleri Başkanlığı'dır. Başkanımız da herhangi bir konu dini noktada olduğunda anlatmakla yetkilidir.

Bu Ankara Barosu'nun yetkisinde olan bir konu değildir. Ankara Barosu'un açıklaması başta olmak üzere Diyanet İşleri Başkanı'mıza karşı kullanılan üslup İslam'a karşı kasıtlı bir saldırı halini almıştır. Saldırı, devletimize yapılan bir saldırıdır. Yapılan her gönderme karşımızdaki zihniyetin ilkelliğinin birer yansımasıdır. Milletimizi temsil eden kavramlara böylesine kin duyulabildiğini görmekten üzüntülüyüz. Demokratlık adına faşizmi, halkçılık adına millet düşmanlığını, yargı adına hukuksuzluğu, eşitlik adına sapkınlığı yüceltenlerin gerçek yüzleri birer birer ifşa olmaktadır.

Türkiye, bu zihniyetten arınma aşamasına gelmiştir. Biz 18 yıldan beri ısrarla ve bilinçli olarak bu ilkel siyaset tarzının ülkemizi sürüklemeye çalıştığı mecraya kaymayı reddettik. Biz bu oyuna gelmiş olsaydık, icraat yerine polemik yapsaydık, bugün hep birlikte halimiz haraptı. Türkiye'yi geçmişte uzunca bir süre içine sıkıştırıldığı büyük kısır döngü içerisinden çıkarttık. Millete ve ülkeye hiçbir katkısı bulunmayan bu yalancı iftiracı siyasi anlayışın tamamen tasfiye olacağına inanıyoruz. Ülkemizde siyaset alanında yeni bir dönemin kapıları aralanacaktır. Artık tünelin ucu Allah'ın izniyle görüldü, inanıyorum ki Ramazan Bayramı'nı iki bayram olarak rabbim bizlere kutlamayı nasip etsin."

Ne olmuştu?
Diyanet işleri Başkanı Ali Erbaş, cuma hutbesinde LGBTİ+'ları ve HIV pozitif kişileri hedef aldı. "İslam zinayı en büyük günah kabul ediyor" diyen Erbaş, "Lutiliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti? Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir bunun hikmeti" ifadesini kullandı.  "Yılda yüzbinlerce insan gayrı meşru ve nikahsız hayatın islami literatürdeki ismi 'zina' olan bu büyük haramın sebep olduğu HIV virüsüne maruz kalıyor" diyen Erbaş, "Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte hareket edelim" dedi.


Erbaş'ın sözlerine tepki gösteren Ankara Barosu da yaptığı açıklamada, "Görevde olduğu süre boyunca çocuk tecavüzcülerine gözlerini kapatıp kadın düşmanlığının manevi zeminini dini söylemlerle meşrulaştırma çabası karşılığında maaş alan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın deprem, LGBTİQ+, kadın ve çocuk söylemlerine rağmen halen görevde kalması durumunda, sonraki konuşmasında halkı ellerinde meşalelerle meydanlarda cadı diye kadın yakmaya davet etmesi kimseyi şaşırtmamalıdır" ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ise Ankara Barosu'nun eleştirilerinin "kabul edilemez" olduğunu belirterek baroyu kınadı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ali Erbaş'a ilişkin açıklaması nedeniyle Ankara Barosu hakkında "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama" suçundan re’sen soruşturma başlattı.

Diyanet İşleri Başkanlığı da Ankara Barosu yöneticileri hakkında 'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama', 'Nefret ve ayırımcılık' ve 'Hakaret' iddialarıyla suç duyurusunda bulundu.

SIRADAKİ HABER