Erdoğan, iki hafta sürecek 'kısmi kapanma'yı duyurdu: Sokağa çıkma yasağının saatleri değişti, seyahat kısıtlaması getirildi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından açıklama

© AA
Erdoğan, iki hafta sürecek 'kısmi kapanma'yı duyurdu: Sokağa çıkma yasağının saatleri değişti, seyahat kısıtlaması getirildi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınında vaka ve ölüm sayılarını artmasının ardından iki haftalık 'kısmi kapanma' kararı alındığını açıkladı.

Erdoğan'ın açıkladığı 'kısmi kapanma' planına göre, sokağa çıkma yasağının başlangıç saati daha erkene çekilirken, şehirlerarası seyahatlere de 'zorunlu haller dışında' kısıtlama getirildi. Erdoğan'ın yarın akşam (14 Nisan) başlayacağını belirttiği kısıtlamalar şöyle:

Hafta sonu sokağa çıkma sınırlaması uygulaması sürecek.
Hafta içi sokağa çıkma sınırlamasını saatleri akşam 19.00-sabah 05.00 olarak güncellendi.
Şehirlerarası seyahatlere zorunlu hallen dışında izin verilmeyecek.
65 yaş üstü ve 18 yaş altının şehir içi toplu taşıma araçlarını kullanma sınırlamasını yeniden getirildi.
Kamuda saat 16.00'da bitecek şekilde dönüşümlü ve esnek mesai yaygınlaştırılacak, hamileler ve kronik hastalığı olanlar ile, 10 yaş altı çocuğu bulunan kadın personel idari izinli sayılacak.
8. ve 12. sınıflar ile okul öncesi eğitim kurumları dışındaki tüm kademeler uzaktan eğitimle faaliyetlerini sürdürecek.
Kafe, kıraathane, lokal, çay bahçesi, spor salonu vb. mekânlar faaliyetlerine bayram sonrasına kadar ara verecek.
Lokanta vb. işletmeler sadece belirlenen saatlerde paket servis ve gel-al şeklinde çalışmalarını yürütecek.
Nişan, kına, nikâh, genel kurul vb. bütün toplantılar ile kapalı alanlarda yapılan etkinliklerin tamamı bayram sonrasına kadar ertelendi.
Konaklama tesisleri ile evlerde toplu iftar ve benzeri organizasyonlar gerçekleştirilemeyecek.
Oteller, sadece kendi müşterileriyle sınırlandırılmış şekilde hizmet verebilecek, sahte rezervasyon ve benzeri uygulamalara izin verilmeyecek.
"Avrupa Birliği tam üyeliği hedefine bağlıyız"
Erdoğan, konuşmasının büyük bölünü dış politikaya ve ekonomiye ayırdı. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik hedefini koruduğunu söyleyen Erdoğan, "Avrupa Birliği'nden tek talebimiz, üyeliği kabul edilen diğer ülkelerle aynı süreçlere ve uygulamalara tabi tutulmamızdır. Avrupa ülkelerinde salgın sürecindeki toplumsal kargaşalara verilen tepkiler, Türkiye'ye yönelik çifte standardı gözler önüne sermiştir" dedi.

Libya ve Ukrayna'daki krize de değinen Erdoğan, "Yaklaşık 500 yıllık kadim ilişkilere sahip olduğumuz Libya'nın, barış ve esenlik içinde yaşamasını en az kendi bekamız kadar önemsiyoruz. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile Donbass krizi başta olmak üzere Kırım konusunda da ortak görüşte olduğumuzu bir kez daha teyit ettik. Türkiye ve Ukrayna'nın ilişkilerini geliştirme yönünde atacakları her adımın, bölgenin barışı ve huzuru için önemli olduğuna inanıyoruz" ifadesini kullandı.

"Türkiye'nin reel ekonomik durumunu yansıtmayan finansal dalgalanmalara karşı tedbirleri uyguluyoruz"
Erdoğan, salgın döneminde işlerini durdurmak zorunda kalan işletmelere destek verildiğini söylerken, "Esnafımıza sağladığımız karşılıksız destek 60 milyar lirayı aşmıştır. Buna rağmen esnafımızın eski düzenlerine dönmek istediklerinin farkındayız" dedi.

Türk Lirası'nın yabancı para birimlerine karşı değer kayıplarının hızlanmasını 'Türkiye'nin reel ekonomik durumunu yansıtmayan finansal dalgalanma' olarak değerlendiren Erdoğan, karşı tedbirler uygulandığını söyledi.

Ayrıca Erdoğan, "Her fırsatta emeklililerimizin durumlarını iyileştirecek adımlar atıyoruz, salgın sürecinde hayata geçirdiğimiz paketlerden biri de geçmişte 66 liradan başlayan emekli maaşını 1500 liraya çıkarmaktır" dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Müslümanlar olarak bu ayın her gününü ibadet ve manevi arınma yanında helalleşme, dayanışma, yardımlaşma, iyiliği ve sevgiyi yüceltme yarışmasına dönüşeceğine yürekten inanıyorum. Rabbimden bizi bayrama yetiştirmesini niyaz ediyorum.

"Son Kabine toplantımızdan bu yana diğer çalışmalarımızın yanı sıra bir dizi uluslararası programa katıldım. Önceki hafta Türk Konseyi Devlet Başkanları ile çevrim içi zirvede geniş bir yelpazede işbirliği ilerletmenin yollarını aradık. Tam ve gözlemci ülkelerinin yanı sıra Türk Konseyi'ne katılmak isteyen çok sayıda ülke bulunuyor. Artık bu oluşumu uluslararası bir örgüt haline getirmemizin zamanının geldiğine inanıyoruz. Konsey bünyesinde kurulan çok sayıda yapı ile üzerinde çalışılan vizyon belgesi çok daha güçlü bir kurumsallaşma ihtiyacını ortaya koyuyor. İnşallah salgın şartlarının el vermesi halinde kasım ayında Türkiye'de ev sahipliği yapmayı planladığımız 8. Olağan Zirve'de bu konuda somut adımları atacağız.

"Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Michel'i ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı von der Leyen'i ağırlayarak görüştük. Gümrük birliğinden vize serbestisine, 18 Mart mutabakatından güncel gelişmelere kadar çok geniş bir yelpazeyi kapsayan bu gelişmenin yeni bir dönüm noktası teşkil etmesini diliyoruz. Türkiye AB ile ilişkilerinde daima samimi ve şeffaf olmuştur. en başından beri AB'ye tam üyelik için gerekli şartları karşılayacak adımları birer birer attık. Bizden sonra başvurduğu halde hızla birliğe üye yapılan ülkelerin çok önünde olduğumuz bir gerçektir. Avrupa ülkelerinde salgın sürecinde yaşanan toplumsal kargaşalar karşısında verilen demokrasiye ve hukuk devletine aykırı tepkiler, Türkiye'ye yönelik çifte standartı bir kez daha gözler önüne sermiştir. Türkiye'ye yöneltilen ithamların ilkesel temeli olmadığını her fırsatta muhataplarımıza anlatıyoruz. Biz AB tam üyelik hedefimize ve bu çerçevedeki taahhütlerimize bağlıyız. 18 Mart mutabakatı çerçevesinde üzerimize düşenleri fazlasıyla yerine getirerek düzensiz göç akınına Avrupa'nın uğramasının önüne geçtik. Türkiye'nin demokrasi, insan hakları, hukuk devlet, ekonomide güven ve istikrar gibi hususlardaki gayretleri, öncelikle kendi vatandaşlarının hak, özgürlük ve refah seviyesini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Bu süreci AB ile yönetirsek çok daha memnun kalırız, aksi halde biz kendi vatandaşlarımız için en faydalı neyse onu yapmayı zaten sürdüreceğiz.

"Hukuk ve ekonomi reformlarıyla ilgili takvimleri yakından takip ediyor ve adım adım hayata geçiriyoruz. Sınırlarımız içinde güvenliği tahkim etmek, sınırlarımız hassasiyetle korumak ve sınırlarımız ötesindeki harekatlarımızı sürdürmek suretiyle Türkiye'nin terör tehdidine maruz kalmamasını sağlıyoruz. Ekonomide işler iyi gidiyor. İhracatımız her ay rekorlar kırarark artarken, fabrikalarımız mal yetiştirmek için gece gündüz çalışıyor. OSB'ler başta olmak üzere tüm üretim merkezlerinde gözle görülür bir hareket var. Hammadde ve aramalında küresel bir sıkıntı olmasa, üreticilerimizin çok daha büyük atılım gerçekleştireceğini biliyoruz. Finansal dalgalanmaların üstesinden gelecek tedbirleri kararlılıkla sürdürüyoruz.

"Türkiye'nin teörör örgütleriyle, darbe heveslileriyle, ekonomik tetikçilerle, sosyal kargaşa çıkartma gayretleriyle mücadelesinde kritik bir safhaya geldik. 2023 hedeflerinin sembol haline geldiği bu mücadeleyi kazandığımızda önümüzde daha aydınlık günlerin kapıları açılacak. Ancak birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, hedeflerimize sahip çıkarak aşabileceğimiz bu mücadelenin önünü tıkamak isteyenlere aradıkalrı fırsatı vermeyeceğiz. 

"Alınan tedbirler sebebiyle işleri aksayan tüm kesimlerimizi destekliyor, yanlarında yer alıyoruz. İçerde, hizmetler sektöründe yaşanan sıkıntıları yakından takip ediyoruz. Faaliyetlerine ara vermek veya sınırlandırmak zorunda kalan esnaflarımızı pek çok başlık altında destekliyoruz. Verdiğimiz karşılıksız desteklerin tutarı 60 milyar lirayı aşmıştır. Buna rağmen esnaflarımızın bir an önce eski düzenlerine dönmek istediklerinin farkındayım. Turizm sektörü tüm hazırlıklarını tamamlamış vaziyette şartların normale dönmesini bekliyor. Her kesimden insanımızı destekleyerek bu zor günleri geçirmenin yollarını arıyoruz. İstihdamın sürdürülmesi ve artırılmasını temin için verdiğimiz teşvikler sayesinde bu alanda altından kalkılamayacak yıkımlar yaşanmasının önüne geçtik. Her fırsatta emeklililerimizin durumlarını iyileştirecek adımlar atıyoruz, salgın sürecinde hayata geçirdiğimiz paketlerden biri de geçmişte 66 liradan başlayan emekli maaşını 1500 liraya çıkarmaktır. Çiftçilerimize bu yıl için 24 milyar liralık destek bütçesi ayırdık. Sezonu geçmek üzere olduğu için ürünleri depolarda çürüme tehlikesiyle karşı karşıya olan patates ve soğan üreticilerine de müjde verdik. Ürünlerin belirli kısmını satın alarak ihtiyaç sahibi ailelere ücretsiz hibeye başladık. Niğde, Eskişehir ve Ankara'da son 3 günde yaklaşık 7 bin 500 ton patates ve kuru soğan alınarak 15 ilimize sevk edilmiştir.

"Edirne başta olmak üzere çeltik üreticilerimizin yaşadığı sıkıntıları da yine alımlarla çözüme kavuşturuyoruz. Dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki millet kütüphanesinde gençlerimizle birlikteydik. Sohbetimizin başlıklarından biri gençlerimizin istihdamı için yaptıklarımız ve yapabileceklerimizdi. Gemişte çok büyük sorun kaynağı olan eğitim safhasını aştığımıza göre, artık tüm dikkatimizi ve enerjimizi gençlerimizi bugünün ve geleceğin dünyasında karşılığı olan alanlara yöneltmeyi düşünebiliriz. Bütün OSB'lerde, endüstri bölgelerince vs. oradaki bütün işverenlerle yakın, sıcak irtibata geçip gençlerimizin üniversiteyi bitirdikten sonra değil, üniversiteyi bitirmeden staj döneminde istihdamının başlaması talimatını verdik. Kamudaki sınırlı istihdam yerine özel sektördeki çok daha geniş çalışma alanlarına yönelen gençlere verdiğimiz destekleri anlatıyoruz. Özel sektör kuruluşlarında istihdam edilecek her bir kişi için 100 bin lira kredi imkanı getirdik. Gençlik ve Spor Bakanlığımız bu yıl sözleşmeli ve işçi kadrosunda toplam 8 bin121 kişiyi istihdam edecektir. Şehir yakınları ve gazilerimizin istihdamını en son yaptığımız 333 atamayla toplamda 45 binin üzerine çıkardık. İş hayatında giderek daha etkin hale gelen kadınlarımıza verdiğimiz destekleri de artırarak sürdürüyoruz.

"Salgının yol açtığı sıkıntıları çözecek olan da, ülkemizi hak ettiği yere çıkartacak olan da yine biziz. Milletimizin moralini bozmaya, içini karartmaya, zihnini bulandırmaya yönelik hiçbir söz ve eylemin bu ülkeye faydası olmadığı gibi, yol açacak karmaşa hepimize ilave yükler getirecektir. Hepimizi hayırda yarışmaya, hak ve hakkaniyet çizgisinden ayrılmamaya davet ediyorum.

"Avrupa başta olmak üzere pek çok yerde hala yaygın şekilde süren kısıtlamaların kademeli olarak kaldırılması planlarının gerisinde kalmamak için gayret gösteriyoruz. Aşılamada toplamda 19 milyonu bulan rakamımızla dünyada ilk sıralarda yer alıyoruz. Tedarik imkanını genişleterek bu rakamı hızla artırmak için tüm kapıları zorluyoruz. Ancak vaka ve vefat sayılarımızın artış gösterdiği durumlarda ister istemez tedbirleri sıkılaştırmaya mecbur kalıyoruz. Ülkemizdeki tabloyu dünyadaki yerlerdeki genel gidişatın gerisine düşürmemiz gerekiyor. Son dönemde bilhassa büyükşehirlerde artan vaka ve vefat sayıları bizi tedbirleri yeniden sıkılaştırmaya yöneltti. Her ne kadar sağlık sistemimizi zorlayacak bir durumla karşı karşıya değilsek bile, buna seyirci kalamazdık.

"Bugünki toplantımızda süreci tüm boyutlarıyla yeniden değerlendirdik. Amacımız en doğrusunu yapmaktır. Bu çerçevede, Ramazan ayının ilk 2 haftasında tedbirleri biraz daha sıkılaştırarak kısmi kapanma uygulanmasına geçiyoruz. amacımız bu 2 haftalık sürede vaka ve vefat sayılarında önemli oranda düşüş sağlamaktır. Bu 2 haftalık dönemde beklediğimiz oranda iyileşmeyi temin edemezsek çok daha sert uygulamaların gelmesi kaçınılmaz hale gelecektir.

"Ülkemizin geçmişte de tecrübe ettiği kısmi kapanma çerçevesinde şu hususlar uygulamaya geçirilecek:

Hafta sonu sokağa çıkma sınırlaması uygulaması sürerken, hafta içi sokağa çıkma sınırlamasını saatleri akşam 19.00-sabah 05.00 olarak güncellenmiştir. Şehirlerarası seyahatlere izin verilmeyecektir. 65 yaş üstü ve 18 yaş altının şehir içi toplu taşıma araçlarını kullanma sınırlamasını yeniden getiriyoruz. Kamuda saat 16.00'da bitecek şekilde dönüşümlü ve esnek mesai yaygınlaştırılacak, hamileler ve kronik hastalığı olanlar ile, 10 yaş altı çocuğu bulunan kadın personel idari izinli sayılacaktır. Şartları uyan özel sektör firmaları da teşvik edilecektir. 8. ve 12. sınıflar ile okul öncesi eğitim kurumları dışındaki tüm kademeler uzaktan eğitimle faaliyetlerini sürdürecektir. Kafe, kıraathane, lokal, çay bahçesi, spor salonu vb. mekanlar faaliyetlerine bayram sonrasına kadar ara verecektir. Lokanta vb. işletmeler ise sadece belirlenen saatlerde paket ve gel-al şeklinde çalışmalarını yürütecektir. Nişan, kına, nikah, genel kurul vb. bütün toplantılar ile kapalı alanlarda yapılan etkinliklerin tamamı bayram sonrasına kadar ertelenmiştir. Konaklama tesisleriyle evlerde toplu iftar vb. organizasyonlar gerçekleştirilemeyecektir. Konu ile ilgili ayrıntılar İçişleri Bakanlığı genelgesiyle duyurulacak, yarın akşam saatiyle başlayacaktır." 

Güncelleme Tarihi: 13 Nisan 2021, 18:22
SIRADAKİ HABER