Genç İmam Hatipliler Derneği'nden Diyanet'in 30 Ağustos'daki hutbesine dair açıklama: O hutbenin hükmünü sorgulamamız gerekir

Genç İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Muhammet Samet Akkaya, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 30 Ağustos Cuma hutbesinde Mustafa Kemal Atatürk’e yer verememesi üzerine çıkan

© Twitter
Genç İmam Hatipliler Derneği'nden Diyanet'in 30 Ağustos'daki hutbesine dair açıklama: O hutbenin hükmünü sorgulamamız gerekir

Genç İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Muhammet Samet Akkaya, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 30 Ağustos Cuma hutbesinde Mustafa Kemal Atatürk’e yer verememesi üzerine çıkan tartışmalardan derin bir üzüntü duyduğunu ifade etti. Akkaya açıklamada "Bir beldede verilen Cuma hutbesi o beldenin müslümanlarını birleştirmiyor, ayrıştırıyor ve insanları camilerimizden uzak tutuyorsa o hutbenin hükmünü sorgulamamız gerekir" dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı, 30 Ağustos için yayımladığı cuma hutbesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün ismine yer vermemiş, Büyük Taaruz’dan “İçinde bulunduğumuz ay, ecdadımızın vatanını ve mukaddesatını koruma uğruna eşsiz kahramanlıklar gösterdiği nadide bir aydır. Şanlı ecdadımız, iman dolu göğsüyle, cesaret ve kararlılığıyla nice Ağustos ayına damga vuran eşsiz zaferler kazanmıştır. Malazgirt'ten Kosova'ya, Mohaç'tan Büyük Taarruz'a kadar kazanılan zaferler bunun en büyük şahididir” ifadeleri ile bahsedilmişti.

30 Ağustos Cuma günü Mustafa Kemal Atatürk’ün Cuma hutbesinde adının geçmemesinden dolayı bazı vatandaşların Cuma namazını kılmadan camileri terk etmesi üzerine yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
 
"İslam dini evrenseldir ve her zaman barışı, hoşgörüyü, birlik ve beraberliği emreder.

Cami ve mescitlerimiz, Yüce Allah’ın evi diye nitelendirdiğimiz Kabe’nin birer şubesi olma özelliğini taşımaktadır.

Bu ibadethanelerde, bulunduğumuz toplumun değerlerine saygı duymalı ve atacağımız adımlar bu saygı çerçevesinde atılmalıdır.

Cuma Hutbelerimiz, Müslümanları ayrıştırmayan, birleştiren ve müslümanların sorunlarına ışık tutan, çözüm odaklı öğüt verici olma özelliğini taşımalıdır.

Bir beldede verilen Cuma hutbesi o beldenin müslümanlarını birleştirmiyor, ayrıştırıyor ve insanları camilerimizden uzak tutuyorsa o hutbenin hükmünü sorgulamamız gerekir.

Birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde camilerimizde yaşanılan son hadiseler bizi derinden üzmüştür.

Bundan sonra atacağımız adımları Hz. Peygamber’in, 'sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz' sözü doğrultusunda atmalı ve herkese bu sözü hatırlatmalıyız."

SIRADAKİ HABER