Gezi Davası'ndaki tüm avukatlar 'reddi hakim' dedi

Osman Kavala'nın tutuklu, 15 kişinin ise tutuksuz yargılandığı Gezi Davası'nın 5. duruşması bugün Silivri'deki 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Sanık avukatları mahkeme heyetini kanuna aykırı davranmakla suçlayarak "Heyetinizi reddediyoruz" dedi.

Gezi Davası'ndaki tüm avukatlar 'reddi hakim' dedi

Aralarında iş insanı Osman Kavala’nın da yer aldığı, 15 kişinin tutuksuz yargılandığı Gezi Davası’nın 5. duruşması İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, Silivri Cezaevi Yerleşkesi’nde görülmeye başlandı. Heyet, celse arasındaki gerçekleşen işlemlerin okunması ile duruşma başlatıldı.

‘Tanık dinleniyor, nerede dinlendiği belli değil’
Gazete Duvar’ın aktardığı habere göre Osman Kavala’nın avukatı Köksal Bayraktar söz aldı. Bayraktar, can güvenliği gerekçesiyle 5. celse avukatsız dinlenen tanık Murat Papuç’a değindi. “Bir tanık dinleniyor. Nerde dinlenildiği de belli değil. İfadeleri sonra bize gönderiliyor. Bu nasıl bir yargılamadır? Bu davaya devam etmemenizi talep ediyoruz” diyerek şunları söyledi:
“Usul Kanunu Murat Papuç’un dinlenmesi ile tam yedi yönden ihlal edilmiştir. Kararınızın dayandığı nokta kanun maddesinin tıpatıp nakledilmesidir. Böyle gerekçe olmaz. Bu bir gerekçe değildir. CMK 58/3 uyguluyoruz diyorsunuz. Maddeye bakıyoruz, tanık dinlenmesi sırasında ses ve görüntü ile aktarma yapılır. Soru sorma hakkı saklıdır diyor. Siz gerek 25.12.2019 gerek 20.01.2020 tarihli işlemlerde sesli aktarmada bulunmadınız. Soru sorma imkanını bize vermediniz. Görüntülü aktarma yapmadınız. Ayrıca soru sorma hakkı, hazır bulunma hakkı olan kişilere kullandırılmamıştır. Siz diyorsunuz ki sorularınızı yazılı bildirin. Hayır, CMK açıkça söylüyor. Soru sorma hakkı, çapraz sorgunun bir çeşit uzantısıdır. Soru sormanın yazılı olması kanunu dolanma anlamına gelmektedir. Kanuna aykırıdır. Biz hazır bulunma hakkına sahipsek Cumhuriyet Savcısı da sahip. O orada hazır bulunabiliyorsa, biz neden bulunamıyoruz? Bu kararınız, silahların eşitliği ilkesine aykırıdır. Burada hayati tehlike vardır, bu yüzden gizlilik olmalı diyorsunuz, hayati tehlikeyi neden açıklamıyorsunuz? Neden biz bu kişi için tehlike arz edelim? Bunu açıklamanız gerekir. Bu nedenle bu tanık dinlemeleri kanuna aykırıdır. Bunu asla kabul etmiyoruz. Murat Papuç’un verdiği ifadeleri yok hükmündedir. Bu yüzden heyetinizin reddi gerekmektedir. Tanık bizden kaçırılıyor. Nerede dinlendiği belli değil. Kanuna aykırı elde edilen delile dayanılamaz. Bu nedenle yüksek heyetinizi CMK 24 ve 25. maddelerine uyarak reddediyoruz.”
Kazan: Tanık, avukatlar için tehlikeli hale geldi
Yiğit Aksakoğlu’nun avukatı Turgut Kazan söz aldı. Murat Papuç’un bir internet bağlantısıyla avukat Aslı Kazan’a davetiye gönderdiğini söyledi. “Hayati tehlike var diye dinlediğiniz kişi davetiye gönderiyor. Bağlantı kurma başlığı altında sistem kendisini uyarıyor. Güvendiğiniz kişilere ve tanıdığınız insanlara davetiye gönderin, diyor. Avukat Aslı Kazan, ismi gördüğünde davetiyeye cevap vermiyor. Sadece Aslı Kazan’la yetinmiyor. Aynı şekilde avukat Evren İşler’e de davetiye gönderiyor. İzlediği yolda mahkemeyi yanıltmıştır. Can güvenliğini korumak için aldığınız karar tehdit ve tehlike oluşturmaya başlamıştır. Murat Papuç budur.”
İstanbul Baro Başkanı, aynı zamanda Can Atalay müdafi Mehmet Durakoğlu, celse arasında dinlenen tanık için “Savunmadan kaçırmak suretiyle ifade aldınız” dedi.  “Avukatların böyle bir sorguda bulunmaması can güvenliği tehdit eden bir unsur olarak görülmesi anlamına gelmektedir. Heyetiniz özel usul hukuku tahammül noktasını geçtiğimiz bir yerde olduğumuzu huzurunuzda ifade etmek istiyorum” diyerek reddi hakim talebinde bulundu.
Fikret İlkiz: Kimseden gizleyecek bir şeyimiz yok
Can Atalay müdafi Fikret İlkiz, “Murat Papuç ifadesinden hareketle pek çok soru sorduğunuzu biliyoruz. İddianame Arap Baharı ile başlıyor. Ne tuhaf değil mi, sizin 28.03.2016’da dinlediğiniz Papuç da söze Arap Baharı ile başlıyor. Ayrıca ne tuhaf değil mi bilgi veren şahsa avukat isteyip istemediği de soruluyor. 17.12.2019 tarihli 30 ACM tarafından yazılmış bir yazı var Murat Papuç ifadesini bize gönderin diye. Savcılık ifade biz de yok diye yanıt verdi. ‘Nasıl olduysa ifade bir şekilde dosyaya girdi. İfadelere bakınca anlıyoruz ki ifade sırasında Pazartesi günü ara verilmiş. İfadenin kalanının tarihi Perşembe devam ediyor. O arada ne oldu? Bunun basit bir maddi hata olmadığı açık. Heyetinizin tanığa bunu sormadı. ‘Bunu nasıl sormazsınız diye heyetinize sormuyorum. Çünkü zaten anlatıldı. Bu tanığı niye dinliyorsunuz, rücu edin dedik. Buna rağmen Murat Papuç sizin için bulunmaz bir tanık haline geldi. Kimseden gizleyecek bir şeyimiz yok. Heyetinizi reddediyorum” dedi.

 ‘Ali İsmail’in annesiyim ben’
Avukat Hasan Fehmi Demir: ‘Ayrıca Mevlüt Saldoğan, Ali İsmail’in katili. Bu yüzden ceza aldı. Mağduriyetini ifadesinde şöyle dile getiriyor, ‘ölümden beni sorumlu tuttular bu olay sebebiyle işimden atıldım aile birliğim bozuldu, şikayetçiyim’.
Bu esnalarda salonda olan Ali İsmail’in annesi Emel Korkmaz, “Ali İsmail’in annesiyim ben” dedi. Mahkeme başkanı bunun üzerine “Sizin acınız anlıyorum ben” dedi. Korkmaz “Anlayamazsınız” diye yanıt verdi.

Avukat Fehmi Demir ise mahkemede şunları söyledi: “Murat Papuç’la ilgili olarak TEM şube tarafından bir yazı geliyor. Sonraki gün bir başka yazı geliyor. Bu müzekkerelerde bu kişinin soyadını değiştirdiğini ve Eren olarak kaydettirdiğini söylüyorlar. Ancak siz Murat Papuç olarak dinlediğiniz kişi ya size sahte kimlik ibraz etti, ya da Murat Eren olduğunu bildiğiniz halde Papuç diye tutanağa geçtiniz. İkisi de suçtur. Sahte bir kişiyi tanık olarak dinlemişsiniz. Duruşmadan çekilmeniz gerekir.”

Ayhan Erdoğan: Polisin ayağı cinayet silahı
Avukat Ayhan Erdoğan: “’Az önce bahsedildi, yargılama aşamasında da Korkmaz ailesinin avukatıydım. Taş ve sopa yaralanması nedeniyle olduğunu söylediniz. Gezi ile ilgili şikayetçi kitlesi, kurumlarda çalışan kişilerin kendilerine rapor alması ile elde edilmiş. Polis Mevlüt Saldoğan’ın aldığı rapor, ayak baş parmağının zarar görmesi nedeni iledir. O ayak bir cinayet silahı. O kadar şiddetli bir tekme atmış ki ayak parmağı yaralanmış. Aldığı raporun gerekçesi de budur. Taş sopa diye bir şikayeti de yoktur. Bunun başka bir anlamı var. Bu siyasi bir hesaplaşma olduğunu gösteriyor. Bunun anlamı siyasi bir hesaplaşmadır. Gezi’de suç işleyen kamu görevlilerinin işlediği suçların aklanması anlamına gelir” diyerek ret talebinde bulundu.

‘Tanığın kişilik bozukluğu var’
Duruşmada mahkeme başkanına, Can Atalay müdafi avukat Özgür Karaduman, sosyal medya hesabından Gezi ile ilgili tarafını belli edecek şekilde kullandığı söyledi. İlgili haberin bugün yayınlandığı belirtildi. Mahkeme başkanı “Benim hesabım yok” deyince, avukat Özgür Karaduman “Siz de buradaki sanıklar gibi mağdursunuz o zaman” dedi.
Av. Tuğçe Duygu Köksal: “Soruların yazılı verilmesi gibi bir usulün olmadığını, tanığın sesli ve görüntülü kayıt ile naklen dinletilmesini talep ettik. İki gerekçemiz vardı. Bir tanesi, tanığın güvenilirliğinin sorgulanması, ikincisi ise yüz yüze olmasıdır. Bunlar CMK’nın verdiği garantiler. Bu kişinin kitabını okuduğumuzda kişilik bozukluğu olduğunu kendisinin belirttiğini zaten görüyoruz” dedi.

Duruşma devam ediyor.

SIRADAKİ HABER