İçişleri Bakanı Soylu: İstanbul'da ilginç bir şey oldu

Gaziosmanpaşa'da muhtarlarla buluşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “İstanbul'da ilginç bir

© AA
İçişleri Bakanı Soylu: İstanbul'da ilginç bir şey oldu

Gaziosmanpaşa'da muhtarlarla buluşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “İstanbul'da ilginç bir şey oldu" dedi. Soylu, “Ne oldu ve biz niçin 23 Haziran'da tekrar randevulaştık? Ve bu süreç nasıl 23 Haziran'da tekrar ediliyor. Bunları biraz izah etmem gerekebilir. Şu net İstanbul'un bütün dünyayı etkileyen gücü var. Çünkü burası İstanbul, Türkiye'nin en önemli hazinesidir. İstanbul'un gücünü, kuvvetini birileri Türkiye'nin lehine kullandırmak istemiyor. Birçok sandıkta Binali Bey'in aldığı oy 210'ken, sıfıra düşürüldü, 170'ken 5'e düşürüldü. Siyasi hayatımda ben ilk kez görüyorum" ifadelerini kullandı. 

31 Mart seçimlerine en başından beri 'iktidar' noktasından değil, 'istikrar' noktasından bakmaya gayret gösterdiklerini belirten Soylu, “Bunu bir yanıyla da beka meselesi olarak ifade ettik. Bir yanıyla da 2019'dan sonra 4,5 yıl seçimsiz bir dönemde bu millete çok güzel hizmet etmek için önemli bir dönem olduğunu anlatmaya çalıştık." diye konuştu. 

"Hile büyükşehir belediyesi üzerinden yapılmış"

Bakan Soylu, "Diyorlar ki 4 tane pusula var, birini iptal ediyorsunuz da üçünü niye iptal etmiyorsunuz? Bütün seçimleri niye iptal etmiyorsunuz? Çünkü hile büyükşehir belediyesi üzerinden yapılmış. 4-5-10-15 bin farklı bir ilçede, tüm İstanbul'da değil, değiştirebilmek çok kolay bir iş değildir. Aynı zamanda büyükşehir seçimlerinde şöyle bir eksiklik de söz konusu. Sayım döküm cetvelleriyle sandık seçmen tutanağı arasında birçok sandıkta fark var. Diğer 3 pusulada bu yok, ne belediye meclisinde ne belediye başkanlığında ne de muhtarlarda var. Hem sandık seçim tutanakları hem sayım döküm cetvellerinde boşlar var, imzasızlar var ve mühürsüzler var. Peki bunlar büyükşehirde varken, diğerlerinde var mı? Yok. Buralara her tarafta itiraz da yok. 4 oy bir zarfta ama bu 4 oyun tasnifi de dökümü de yazılması da apayrı bir sürecin içinde gerçekleşiyor. Büyükşehir belediyesinde bizim gücümüz bu kadar yeter ve bu kadar gücü ortaya koyabiliriz diye yaptıklarını, bunun içerisinde yaptılar" dedi.

İçişleri Bakanlığının görevinin seçimin güvenliğini sağlamak olduğunu söyleyen Soylu, “Bize bir görev daha verildi, 2 yıl evvel. Seçim kurullarına sandık başkanları ve bir kamu görevlisinin kaymakamlıklar, mülki idare amirlikleri tarafından verilmesi görevi verildi. İçişleri Bakanlığı da kaymakamlarımız da kamu görevlilerini verdiler. Kanunda açık yazıyor, sandık kurulu üyelerini kamu görevlilerinden seçersin diyor. İstanbul'da bu böyle olmadı. Nasıl oldu? 31 binin üzerinde sandık var. 62 bin 500 civarından hem sandık başkanı hem de kamu görevlisi görev yapmak zorunda. Bunların 19 bin tanesi, yani neredeyse üçte biri kanuna aykırı şekilde görevlendirildi, sandık başkanı artı sandık kurulu üyesi. Bunların içerisinde KHK ile atılanlar var, FETÖ ile iltisaklılar var. Askeriyede çalışan kamu görevlileri sandık kurulu üyesi olamazlar, kanun açık. Zabıtalar, yapamazlar" ifadelerini kullandı.

"Sandık kurulu başkanlarının CHP'lilerin birinci derecede akrabası olması tesadüf değil"
“Sandık kurulu başkanlarından 96 tanesi CHP üyesi. Bu tesadüf olamaz" diyen Soylu, “3 bin 389 tanesi de birinci dereceden CHP'lilerin akrabası, ya annesi ya babası ya evladı. İstanbul gibi koskoca şehirde sandık kurulu başkanlarının bu kadar tesadüfü bir şekilde böyle bir siyasi partiye yığılı olması veya onların birinci derecede akrabası olması tesadüf değil" diye konuştu.

Soylu, "İstanbul ya küresel güç, karar merkezi olacak ya da küresel güçlerin arka bahçesi olacak. Buna bir karar vereceğiz. Beylikdüzü'nde belediye başkanlığı yaptı. İstanbul ne kadar büyükşehirse de iyi yapılan hizmetlerin hemen duyulduğu, kötü emsallerin de hemen ulaştığı bir şehirdir. Ben İstanbul'da Beylikdüzü Belediyesi'nde, Beylikdüzü ilçesinde çok maharetli bir hizmeti bugüne kadar duymuş değilim" dedi.

"Vatandaş her şeyi görüyor"

Süleyman Soylu konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Bugün İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı kim? Geçici olarak İstanbul Valisi Ali Yerlikaya. Belediye meclisi bir karar veriyor, geçici belediye başkanı da bunu tasdik ediyor, 'Ben suyu indirdim' diyor. CHP'nin şu andaki adayı mı indirdi suyu? Peki bu üstlenilir mi? Bir takım ayıplar vardır, siyasette de hayatta da vardır. İnsan yapmadığı işi üstlenmez, edep eder. Bir taraftan öğrencilerle ilgili karar aldı büyükşehir belediyesi. 'Ben yaptım.' diyor. Yapmışsan başımızın üzerine ama yoksun. Belediye başkanı olmadığı bir dönemde Kıbrıs'a gidip Rauf Denktaş'ın mezarındaki deftere 'İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı' diye imza atılmaz. Ben hayatımda bu kadar büyük ölçekteki bir yöneticilik mekanizması içerisinde ilk kez böyle davranışlar görüyorum ve ben ayıplıyorum. Ben bunu hamlık görüyorum ve bunu İstanbul gibi dünyanın en cazibe şehirlerinden birindeki seçim yarışına da yakıştıramıyorum. Vatandaş her şeyi görüyor zaten."

Soylu, açıklamasının ardından basına kapalı olarak muhtarlarla toplantı gerçekleştirdi.

SIRADAKİ HABER