İmamoğlu: Haydarpaşa ve Sirkeci Garı ihalelerini verenlerle 31 Mart seçimini iptal ettirenler aynı

"Bu mesele yer alma meselesi değil; yazık ederler"

© AA
İmamoğlu: Haydarpaşa ve Sirkeci Garı ihalelerini verenlerle 31 Mart seçimini iptal ettirenler aynı

‘Haydarpaşa ve Sirkeci Garı atıl depo alanlarını kiralama’ ihalesinden İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) elenmesi hakkında konuşan Ekrem İmamoğlu, "Bu ihaleyi yapıp büyük bir motivasyonla belirli kişilere vermeyi, bu aymazlığı kendisine vazife edenler inanın 31 Mart’ta seçimi iptal ederek Türkiye’nin demokrasisine ihanet edenlerle aynı bir avuç kişi olduğunu buradan ifade etmek istiyorum" dedi.

İBB Başkanı İmamoğlu,CHP İl Başkanı Canan Kafatancıoğlu ile birlikte, Haliç Kongre Merkezi’nde CHP İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen, İl Danışma Kurulu Toplantısı”na katıldı. ‘Seçimsiz Dönemde Siyaset ve İktidar Vizyonu’ adı altında yapılan oturuma, İmamoğlu ve Kaftancıoğlu’nun yanı sıra, genel başkan yardımcıları, parti meclis üyeleri, milletvekilleri ile ilçe başkanları da hazır bulundu.

"Bu mesele yer alma meselesi değil; yazık ederler"
İmamoğlu, TCDD’nin yaptığı , ‘Haydarpaşa ve Sirkeci Garı atıl depo alanlarını kiralama’ ihalesinden İBB’nin elenmesi ve sonrasında da atılacak adımlar ile ilgili gazetecilere program öncesi değerlendirmelerde bulundu.

İBB hukukçularının, yarın için çok önemli bir hazırlık içerisinde olduğunu belirten İmamoğlu, “Açıkçası dışarıdan bize yüzlerce insandan destek talebi geldi. Onlarla irtibat kuruyoruz. Bu mesele, bir kurumun bir başka kurumdan yer alma meselesi değil. Bu mesele, bir millete ait, çok manevi bir alanın kim olduğunu bilmediğimiz bir insana ya da bir kurumu, arkasında kim olduğunu bilmediğimiz, biraz da dilsiz şeytanlık yapan, süreci bilen ama konuşmayan insanların ülkeyi tehdit eden, manevi değerler üzerinden, ‘Ne olursa olsun, burası benim olacak’ diyen insanlara karşı bir duruş. Haydarpaşa Garı ya da Sirkeci Garı bu şehrin manevi alanlarından ikisidir. Siz bu alanları kültüre, sanata bir takım etkinliklere açıyorsanız bunun en doğru adresi,öncü adresi İBB’dir. Biz bu nedenle bu kadar iddialıyız. Bu iddiamız hep devam edecek. Hukuki anlamda tüm mücadelemizi vereceğiz. Yazık ederler” değerlendirmesinde bulundu.

"Ben bu şehre ihanet ettirmeyeceğim"
İmamoğlu, ülkenin en üst makamına kadar henüz bir çağrı yapmadığını, ama vakti geldiğinde yapacağının altını çizerek şöyle devam etti:

“Şimdilik çağrımı bu işi yapanlara yapıyorum. Bir kere kınıyorum. Suç duyurusunda da bulunacağız. 16 milyon insanın arkamızda olduğunu da biliyorum. Ben 16 milyon insan için, bu milletin maneviyatı için, kim olduğu belli olmayan insanların bu kentin manevi değerlerinin ellerine geçmemesi için bu mücadeleyi veriyorum. Kim olduğunu onlar biliyorlarsa çıksın açıklasınlar. Hala tek bir kelime etmeyen, kendisiyle fotoğraf çektiren, kendisi ile bir arada olan, bir kelime açıklama yapmayan Sayın Bakanı, bakan olmaya davet ediyorum. Bu süreç devam edecek. Benim dilim birilerine sert gelebilir ama; çok yumuşak aslında. Günü geldiğinde devletimizin en üst makamına da bu çağrıyı yapacağım. Diyeceksiniz ki bu kadar mı mühim? Evet mühim. Burada başlayan yozlaşmalar daha büyük yerlere varıyor. Ondan sonra yıllar geçiyor dönüp diyoruz ki, ‘bu şehre ihanet ettik, özür dileriz’. Ben ihanet ettirmeyeceğim ve etmeyeceğim, diye söz verdim insanlara. İhanet etmeye çalışan insanlara da karşı duracağım. 16 milyonun insanın seçtiği belediye başkanı Ekrem İmamoğlu olarak.”

"İhale heyetindekileri kınıyorum; kimin malını kimden kaçırıyorsunuz!"
"Dersiniz ki şu saatte pazarlığa çağırıyoruz. Basına bilgi verirsiniz. Ama sizden gizlediler. Demek ki saklanacak bir şey var" diyen İmamoğlu sözlerine şöyle devam etti:

"Demek ki o insanlar tümüyle güdümlü. O ihale heyetinde olanları da kınıyorum. Onlar ihanet etmişlerdir makamlarına. Bu milletin onlara teslim ettiği makamlarına ihanet etmişlerdir. Saat 17.00’de bir faksla sürece katılamayacağımız anlamında gerekçelerle bilgi veriliyor. Aynı dakikalarda orada pazarlıkla iş bitiriliyor. Kimin malını kimden kaçırıyorsunuz? Bu milleti aptal yerine koymak yakışıyor mu, devlet adamına? Bu işlere çok dikkatli, titiz bakan ve hassasiyetle sorgulayan ben, bu süreci ama siyasal anlamda ama başka kavramlarla 16 milyonun vicdanına, dahası AK Partili insanların vicdanına havale ediyorum” şeklinde konuştu.

"BİR PARTİNİN GÜÇLÜ OLMASI, BİR ÜLKENİN GÜÇLÜ OLMASI ANLAMINA GELMEZ"
Suriye'ye yönelik yapılan operasyon sürecinde, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Herkesi partime davet ediyorum, bütün sorunları ortadan kaldıralım" sözlerini eleştiren İmamoğlu şunları kaydetti:

"Çok acı ve kaygılı bir durum. 'Partime gelin’ demenin bir çözüm olmayacağını, tümüyle bu işi, milli olarak sahiplenmenin ülke adına doğru tarifler olacağının altını çizmek istiyorum. Ben İstanbul’daki 16 milyon insanın belediye başkanıyım. Belediye başkanının böyle bir tarif yapması ne kadar acı ve ayıp ise, aynı şekilde milletimiz adına böyle bir tarifin yapılması da İstanbul’u yöneten bir belediye başkanı olarak demokrasi adına beni kaygılandırmakta ve üzmektedir. Dolayısıyla bir partinin güçlü olması, bir ülkenin güçlü olması anlamına gelmez. Bireylerin güçlü olması, ülkenin güçlü olması anlamına gelir."

Güncelleme Tarihi: 21 Ekim 2019, 09:54
SIRADAKİ HABER