Ruşen Çakır: Savcı firarda ama fezlekesi mahkeme salonlarında

Gazeteci Ruşen Çakır, Gezi Parkı eylemleriyle ilgili hazırlanan iddianameyi değerlendirdi. İddianamedeki tapelerin meslekten ihraç edilen savcı ve polisler tarafından hazırlandığını belirten Çakır, "Bir savcı var ki, kendisi firarda ama fezlekesi mahkeme salonlarında tekrardan hizmete sunuluyor" dedi.

© Ruşen Çakır
Ruşen Çakır: Savcı firarda ama fezlekesi mahkeme salonlarında

Medyascope Genel Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Fransız gazetesi Le Monde’un Fetullah Gülen’in yazısını yayınlamasını ve Gezi Parkı eylemleriyle ilgili iddianameyi değerlendirdi.

Le Monde’un, 25 Şubat günü, Fetullah Gülen’in yazısına yer vermesini eleştiren Ruşen Çakır, “Le Monde gibi bir gazeteye, bu saatten sonra Türkiye’ye bu kadar kötülük etmiş ve Türkiye’de çoğulcu demokrasinin dinamitlenmesinde birinci derecede sorumluluğu olan birisine, o kişi çok demokratmış gibi, bir alan açması beni çok rahatsız etti” dedi.

Yazının yayınlanmasının Gülen’in uluslararası alanda hâlâ itibarının olduğunun göstergesi olduğunu belirten Çakır, “Burada rahatsız edici olan husus Fetullah Gülen gibi birisinin, uluslararası alanda hâlâ belli itibara sahip olması ve kendini demokrasi için savaşan birisi olarak sunup Le Monde gibi gazetelerde alıcı bulması” diye konuştu.

‘İDDİANAMEDEKİ TAPELERİ FETULLAHÇI SAVCI VE POLİSLER HAZIRLADI’

Gezi Parkı iddianamesinin de kendisi için rahatsızlık edici olduğunu söyleyen Ruşen Çakır, “Yüzlerce sayfa tape var. Bu tapeleri kimler yaptı. Fethullahçı savcı ve polisler. Fethullahçılar zaten yıllarca Türkiye’yi bu tür tapelerle vesaire yönetmeye, şekillendirme çalıştılar ve bayağı da başarılı oldular. Şu anda kaçak olan bir savcının hazırladığı bir soruşturmanın, bir kısmı kaçak, bir kısmı tutuklu, bir kısmı itirafçı polislerce derlenmiş tapelerden hareketle yapılmış bir iddianame ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

İddianamede delillerin yeniden “kıymetlendirildiği” ifadesinin yer aldığını aktaran Çakır, şöyle devam etti:

“Başta bunu söyleme ihtiyacı hissetmeleri, bu olayın baştan itibaren FETÖ gölgesinde ya da Fetullahçılık gölgesinde olduğunu anlamamıza yetiyor. Dışarıda ve içeride yediği bütün darbelere rağmen, ipliğinin pazara çıkarılmış olmasına rağmen bu Fetullahçılık denen yapı öyle bir illet ki, dışarıda ve içeride birileri başkalarına karşı kavgalarında ve mücadelelerinde bu yapılan hâlâ medet umabiliyorlar. Etkisi azalmış olsa da hâlâ kullanışlı bir yapı. Bir savcı var ki, kendisi firarda ama fezlekesi mahkeme salonlarında, ‘kıymetlendirilerek’ tekrardan hizmete sunuluyor” (HABER MERKEZİ)

SIRADAKİ HABER