Sedat Peker, Erdoğan'ın yeğeninin eşi Serdar Ekşi ile yaptığı konuşmayı yayınladı: Biz 4 TIR yolluyorduk, onlar da 4 TIR veriyorlardı, sen de vardın

"Biz hepimiz aileyiz her suçta beraberiz"

© YOUTUBE
Sedat Peker, Erdoğan'ın yeğeninin eşi Serdar Ekşi ile yaptığı konuşmayı yayınladı: Biz 4 TIR yolluyorduk, onlar da 4 TIR veriyorlardı, sen de vardın

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, Suriye iç savaşında silahlı cihatçı Selefi örgüt olan El-Nusra'ya SADAT organizasyonuyla silah gönderildiği iddiası tartışılmaya devam ederken, konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın yeğeninin eşi, Lazoil Petrol Dağıtım Şirketi'nin sahibi Serdar Ekşi ile yaptığı telefon görüşmesini yayınladı.

Peker'in telefon görüşmesinde Ekşi'ye SADAT'a işaret ederek, "Biz 4 TIR yolluyorduk, onlar da 4 TIR veriyorlardı ama onların dağıtımını biz yapmıyorduk. Onlar getiriyorlardı, Suriye'de veriyorlardı başka yerlere... Bunlar silah mı satıyordu? Biz satmıyorduk, sen de vardın ben de vardım" derken, Ekşi'nin de "Evet, vardım vardım, birçok operasyonda vardım" şeklinde onayladığı görüldü.

Peker, paylaşımında "Serdar Ekşi, ne demiştim... Dik duracağız. Sen benimle görüşüp sonrasında aleyhimde yapılan çalışmalara ortaklık ettin. Yaptığın her şeyi biliyorum, görüşeceğiz. Biz hepimiz aileyiz her suçta beraberiz" notunu düştü.

Peker'in Serdar Ekşi ile yaptığı telefon görüşmesinde geçen diyaloglar şöyle:

Serdar Ekşi: Reisim

Sedat Peker: Napıyorsun kardeşim

Serdar Ekşi: İyi sen nasılsın iyisin?

Sedat Peker: Ne var ne yok, arayayım dedim seni

Serdar Ekşi: Bende yeni numaran yoktu reisim.

Sedat Peker: Bugün Mithat Ekşi'yle görüştüm, halaoğluyla o söyledi görüşmüşsünüz

Serdar Ekşi: Dün uğradım ona da, biraz sohbet ettik. Bu konuları da genel manasıyla bir konuştuk da. Reisim ortalık yangın yeri Kuran çarpsın.

Sedat Peker: E hakettiler da

Serdar Ekşi: Fazlasıyla. Ama reisim şu pelikana girmeden aslında, daha girmeden artık... 

Sedat Peker: Ama kardeşim onlar da var işin içinde nasıl girmeyeyim

Serdar Ekşi: Ama işte ben şeyi aradım, Hilal'ın kocası. Pelikanın başı o zaten, Süheyb'i ben aradım.

Sedat Peker: Benimle görüşmek istemiş zaten, Fatih'le görüşmüş, ilk günler görüşmek istemiş, çok sinirliydim o zaman, hala daha sinirliyim

Serdar Ekşi:  Süheyb’i ben aradım, abi ben burada değilim, geleyim mutlaka görüşelim dedi. Görüşecektim onunla. Reisim sen sigaraya mı başladın?

Sedat Peker: Sigaraya başlatan kader utansın. Size zorla eziyet ediyorduk, hiç kimseye sigara içtirmiyordum. Bak bizi de sigaraya başlattı hayat

Serdar Ekşi: Reisim ben bir görüşeyim mi Süheyb'le?

Sedat Peker: Görüşsen ne diyecek? Yani varım mı diyecek? Yokum diyorlar. Bir enteresan şey var, şunu söylüyor. O şeyle konuştuğumuzda, Fatih kardeşimle, ben Fatih'i severim, böyle bir geldi bir şeyler anlattı kafamı karıtıracak. Devletin içinde bir grup varmış da, Mehmet Ağar'ı tutuyormuş da, karşıymış da, MİT'i söylüyor. Sanki ben onlarla beraber hükümete şey yapıyormuşum da. Dedim ki kardeşim sen ne anlatıyorsun dedim ya. Git söyle dedim onlara, benim çocuklarımın göz yaşının bedelini ödeyecekler. Benim hırsızın uğursuzun evine giderken kadın polis götürüyorlar, beni aşağılamak için kadın polis almadan evime gelecekler, ayriyeten narkotik köpeğiyle benim evimi arıyorlar. Biz dedim evde torbacının ne işi var. Bunu dedim ödeyecekler. O Tolga'yı da babasını da... Sinirlendim o zaman biraz şey konuştum.

Serdar Ekşi: Şöyle ben, Süheyb'le... Feyza'yla ben konuştum, Hilal'in yardımcısı var. Seni de takip ediyor hatta, Twitter'dan. Bu Hilal'in yardımcısı, beni aradı. İlk video yayınladın ya reis pelikanlar diye.

Sedat Peker: Ya ben Hilal Hanım’ı gıyabında tanıyorum, Fatih anlatıyordu iyi insan, öyle böyle değil diye, ben başka tanımıyorum, bilgim yok.

Serdar Ekşi: İşte Hilal, bu pelikancılar olarak dedikleri kişiler Hilal'le kocasıyla, Bosphorus ekibi var ya. Biraz şey, Ahmet Davutoğlu'nun, DEVA'nın kullandıkları şey. Mesela ben Hilal'le görüşüyorum.

Sedat Peker: Herkes Pelikancı diyor onlara, Ahmet Davutoğlu söyledi diye pelikancı demedim ki ben onlara.

Serdar Ekşi: Ama şöyle ben mesela, benim Süheyb'le ikili konuşmalarımda Mehmet Ağar'dan nefret ediyorlar.

Sedat Peker: Ya nasıl nefret ediyorlar da, bütün hepsini Berat Bey yönlendirmiyor mu Serhat'la beraber. Bilmiyor muyuz da onları, diğer taraftan da Mehmet Ağar'la Berat'ın yakınlığı. E Tolga'yı getirdiler Marmara teşkilat başkanı yaptılar. Tecavüz etti, kızı öldürdü, Beykoz'da ateş ettin, bütün hepsi delilli ispatlı şeyler, e babasının yaptıkları... Bunu kim yaptı, Berat yaptı. Herkes biliyor. Öyle değil mi kardeşim, o yaptı ya. Birbirinden nasıl nefret ediyor bu anlamıyorum ki o zaman.

Serdar Ekşi: Vallahi başka bir şey var reisim ya. Ben anlamıyorum. İkili ilişkilerimde...

Sedat Peker: İlk videoyu yayınladım, Eşkiya diye bir dizi var. İlk videodan sonra diziye bir karakter sokuyorlar, adı Peker. Herkes aradı bana söyledi, bu diyor arabayı süren arkadaş Peker diyor, o diyor çok fazla konuşur önemseme diyor. Şimdi kardeşim ne yapacağız? Pelikan yok diyorsun, Sabah, ATV'yi bütün hepsini ortak bir beyin yönetiyor. Serhat başlarında. Berat, Serhat, gerçi esas beyin Serhat mı ne o.

Serdar Ekşi: Zaten Serhat o ama, Serhat'ın da gideceğine dair bir bilgi var, medyanın başından gidecek diye.

Sedat Peker: La nereye gidecek, televizyon kanalı onun, her şey onun, kendilerinin da

Serdar Ekşi: Ya ama o medyanın başına, TRT ekibi de çok rahatsız Serhat'tan. Partinin kendisi rahatsız. AK Parti'nin önde gelenleri A Haber'e çıkmıyor reisim.

Sedat Peker: O haber değil miydi darbe gecesi Tayyip Abi'nin yayınını vermeyen, eeey ey. La bana bunu nasıl yaparlar. Ben Tayyip Abi'nin eşine, Berat'ın eşine, öbürlerinin eşine o lafları söyledi diyor milletvekili. Lan neler yaptık ya.

Serdar Ekşi: Dün bunu konuştum onlarla, Uğur'a bunu söyledim. Dedim atla eşşeği karıştırıyorsunuz, Bilal Bey'in yardımcısı... Bak dedim bahsettiğiniz insan dedim ben bizzat içindeydim dedim, Barbaros dedim reisin avukatı. Bu adam eski milletvekili olanlara dedi.

Sedat Peker: Bir de Metin abi sözde şeyi organize edecek, o görüştü geldi karakol anını organize edecekti ilkin iki kişi kavga edecekti ondan sonra o olmayınca Barbaros la o kadar…

Serdar Ekşi: Ben oradaydım, ben biliyorum zaten hikayeyi. Onlar da çok şaşkın zaten.

Sedat Peker: Karakol amirini ayarlayamadı, Metin abi oradan yürüdü gitmişti. Ertesi gün adliyeye çıkarken adamın... Ben pişman değilim, tanımadığım 14 yaşındaki kıza tecavüz etti diye kolunu kırdım yetmedi, bacağını kırdım. Bütün tecavüzcüler, karıya kıza kim namussuzluk yapıyor bedelini öder. Lan ama senin namusun için. Serhat senin yengenin namusun için yaptım. Cumhurbaşkanımızın, Metin abi görüşme yaptı geldi, böyle bir şey olur mu arkadaş. Bizim karımızın namusu namus değil mi, bizim namusumuz namus değil mi? Bizim evimize polis yolluyorsunuz kadın polis yok. Hırsıza var, torbacıya var, herkese var ama bizim eve yok.

Serdar Ekşi:Yav abi şöyle, ben seninle hatırlıyor musun 6-7 ay önce konuşmuştuk, baya hani yoldayken, o zaman Karadağ'daydın reisim. Orada da mesela hani ben şeyi anladım, beni Türkiye'ye hemen çağırdılar. Facetime'dan görüşmüştük seninle abi. İşte dinlenmiyor, ben görüştüğüm zaman beni hemen aradılar. Dinlenme yok ama görüyorlar ama. İletişim kodumuzu, sen Sedat Peker'le görüştün mü diye sordular, benim ağabeyim dedim, ailemin dostu dedim. Anlamıştım, burada bir şeyler var ama... Metin abi biraz kopuk. Kendisinin üstü çizilmiş durumda. 

Sedat Peker: Nasıl üstü çizilmiş? MKYK'ya girdi.

Serdar Ekşi: Ya resiim MKYK önemli değil ya.

Sedat Peker: Nasıl önemli değil, partinin kalbi orası. Metin abiyle bugün görüşecem. O diyormuş sağda solda bu adama bu yapılmamalıydı diye.

Serdar Ekşi: Reisim herkes aynısını söylüyor.

Sedat Peker: Lan bir de o Suriye silahları konusu lan. O kadar namussuzluk yaptılar lan bir tnesi bir yerde bir yazı yazdırmıyor. Bu adam bu silahları, kendi yolladıklarını kendi parasıyla yolladı. Lan oğlum sen oteldeydin, sen de vardın, sen yok muydun? Her seferinde sen de vardın.

Serdar Ekşi:  Vardım, hatta...

Sedat Peker: Biz 4 TIR yolluyorduk ya, 4 TIR da onlar veriyordu. Biz onların dağıtımını kendimiz yapmıyorduk. Biz parasını verdiğimiz, kendi aldığımız şeyleri onların dağıtımında. Onlar Suriye'de veriyorlardı başka yerlere. Ulan bunlar silah mı satıyordu, biz satmıyorduk, sen de vardın ben de vardım. Bir tane gazeteye niye yazmıyorlar, bu adam kendi parasıyla alıyordu yolluyordu. Öbürleri de benim TIR'la beraber gidiyordu, biliyon da işte şeye takılmasın diye, devletin şeyi... Daha önceki sıkıntı yaşanmasın diye. Bu namussuzluk ya, vallahi namussuzluk ya.

Serdar Ekşi: Reisim ben bir görüşeyim şeyle ister misin? Ben bu Süheyb'le bir görüşeyim mi? Süheyb çünkü benimle hemen abi geleyim görüşelim dedi. Ben şehir dışındayım Serdar abi dedi.

Sedat Peker: Süheyp'i bir arasana, benimle görüşmek istemiş. O söylediği MİT konusu kafama takıldı, bir söyle telefonla konuşalım bu nedir bir anlatsın. Mehmet Ağar'ı mahvedeceğim. Beni ikna etsin nedir bu MİT konusu. Bir anlatsın bana. Bir konuş onla.

Serdar Ekşi: Ben salı günü yanına gideceğim, buluşacağız ya, seni arattırayım

Sedat Peker: Salı günü geç olur, pazar günü video çekeceğim, bunları yeniden söyleyeyim.

Serdar Ekşi: O zaman ben bir arayayım şimdi, haber veriyorum sana

Sedat Peker:  Tamam, bir konuş.

SIRADAKİ HABER