Soylu “Cudi sağ gözümüz ise Çeşme sol gözümüzdür” diyerek tepki göstermişti; Hürriyet’ten “İzmir Emniyet Müdürü’yle Çeşme turu” haberi geldi

Bu tartışmalar yaşanırken; bir de Çeşme’nin mafyanın istilası altında olduğu iddiaları sosyal medyada konuşulur oldu.

© DHA
Soylu “Cudi sağ gözümüz ise Çeşme sol gözümüzdür” diyerek tepki göstermişti; Hürriyet’ten “İzmir Emniyet Müdürü’yle Çeşme turu” haberi geldi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hürriyet yazarı Savaş Özbey'in “Alaçatı mafyaya nasıl teslim oldu?” başlıklı yazısına tepki gösterdi. Özbey'in yazısının 'bazı işletmelerin sponsorlu' ile yazıldığını iddia eden Soylu, "Bizim bakışımızda, Cudi sağ gözümüz ise Çeşme sol gözümüzdür" dedi. Hürriyet gazetesinde bugün, "İzmir Emniyet Müdürü’yle Çeşme turu: Çeşme’de içiniz rahat olsun" başlıklı haber yayımlandı. 

Deniz Sipahi imzalı haberde, "Ukraynalı mankene dayak haberleriyle gündeme gelen Çeşme, şimdi de ‘mafya’ iddialarıyla konuşuluyor. 'Mafyaya asla geçit vermeyiz' diyen İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın’la bu ünlü turistik ilçenin sokaklarında dolaştık; dünyaca ünlü Ilıca plajına gittik, Çeşme girişlerinde alışık olduğumuz polis kontrol noktalarına uğradık." ifadesi kullanıldı. 

Haberde şunlar kaydedildi

"Ukraynalı manken Daria Kyryliuk’un Çeşme’den döndükten sonra sosyal medya üzerinden paylaşımları olay oldu; bütün dikkatler bu gözde tatil beldesine döndü. Bu olayda belirsiz birçok şey vardı. Kyryliuk Çeşme’nin en popüler mekanlarından The Beach of Momo’nun güvenliği tarafından darp edildiğini iddia etti. Momo’nun işletmecileri ise darp olayının mekanları dışında gerçekleştiğini söyledi. Olayın detayları araştırılırken İçişleri Bakanlığı Çeşme Kaymakamı Hacı Mehmet Kara’yı görevden aldı ve Momo Beach dahil birçok işletmenin pandemi kurallarına uymadığı gerekçesiyle kapanmasına karar verildi.

Bu tartışmalar yaşanırken; bir de Çeşme’nin mafyanın istilası altında olduğu iddiaları sosyal medyada konuşulur oldu.

Hürriyet’in Ege temsilcisi olarak sadece Çeşme’yi değil; Çanakkale’den Fethiye’ye kadar geniş kıyı bandını çok yakından biliyorum.

Çeşme özelinde farklı bir durumun olup olmadığını İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın’a sordum. Aşkın; dört yıldır görevinin başında; titizliğini, çalışkanlığını yakından biliyorum.

Sosyal medyanın gündeminde de Çeşme’nin mafyanın elinde olduğu gibi iddialar var. Gerçekten böyle bir gerçek var mı?

Şunu herkes net bilsin. Mafyaya asla geçit vermeyiz. Çeşme’nin turizmimiz için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Kışın 45 bin olan nüfus yaz aylarında 1 milyona çıkıyor. Bunun için ek önemler alıyoruz. 24 saat görev yapan ekipler kurduk. Çeşme’ye nereden girerseniz girin kontrolden geçmek zorundasınız. Sivil ekiplerimiz Alaçatı’nın sokaklarında, Çeşme’nin her yerinde. Herkesin içi rahat olsun. Çok deneyimli, insanımızı iyi tanıyan bir kadroyla çalışıyoruz. Asla taviz yok. Bu konuda sıfır toleransımız var. Çeşme’ye her gelen kişi bizim misafirimizdir."

Ne olmuştu?
İzmir’in Çeşme ilçesi ile Alaçatı mahallesinde silahlı grupların çoğaldığını ve işletmeleri tehdit ettiğini anlatan haberi alıntılayan Soylu, kişisel sosyal medya hesabı Twitter'dan yaptığı paylaşımla tepki gösterdi. “Son yaptığımız operasyonlarda salgın tedbirlerine ısrarla uymadığı için, kapatılan bazı işletmelerin sponsorluğuyla kaleme alınan bir yazıyı üzülerek okudum” diyen Soylu devamında da, "Orada kökleşmeye çalışan mafya bozuntuları defalarca itibarsızlaştırılarak dersini aldı... Hatta Çeşme'li dostlarım, bu kadar çok polis uygulaması yapmayın diye bir çok kez beni aradılar... Bizim bakışımızda, Cudi sağ gözümüz ise Çeşme sol gözümüzdür. Bir takım ricalarla sponsorlu yazılar dönemi bittiğini düşünmüştüm... Yanılmışım..." düşüncesini dile getirdi. 

Savaş Özbey köşesinde ne yazdı?
6 Temmuz’da Çeşme Emniyeti’nde görevli bir emniyet amirinin Alaçatı’da bir mafya tarafından rahatsız edildiğini, 10 Temmuz, 20 Temmuz ve 22 Temmuz’da çeşitli mekanlarda gerçekleşen silahları saldırıların olduğunu iddia eden Savaş Özbey, bunların sadece basına yansıyan olaylar olduğunu öne sürdü.

Yazıda, Alaçatı’da dört yıldır işletmecilik yapan bir kişinin “Kapı güvenliği, giriş paraları, otopark ücretleri ciddi bir rant yaratmaya başladı. Mekân başına sezonluk 50-60 bin liradan bahsediyoruz. Bunlara talip olan farklı farklı aileler ortaya çıktı. Genellikle İzmir’e sonradan göç etmiş aileler bunlar. Kendi aralarında da husumet var. Mekân işletmecileri arada kalıyor. Birini alsa öbürü hasım oluyor. Kolay para kazandıkları için çok güzel para harcıyorlar ama bir süre sonra müşterisi oldukları mekânların da huzurunu kaçırmaya başlıyorlar” sözleri de yer aldı.

SIRADAKİ HABER