Yeni Şafak yazarı Aktay: Göçmeni zorla göndermeyi telaffuz edenler milletimizi suça ve kabahate teşvik etmiş oluyorlar

AKP Genel Başkan Danışmanı ve Yeni Şafak yazarı Yasin Aktay, göçmenleri zorla göndermenin mülteci veya sığınmacı hukukuna göre suç olduğunu yazdı

© AA
Yeni Şafak yazarı Aktay: Göçmeni zorla göndermeyi telaffuz edenler milletimizi suça ve kabahate teşvik etmiş oluyorlar

AKP Genel Başkan Danışmanı ve Yeni Şafak yazarı Yasin Aktay,  Suriyeli göçmenleri zorla ülkelerine göndermenin bir seçenek olmadığını bunun uluslararası hukuk, mülteci veya sığınmacı hukukuna göre suç olduğunu yazdı.

 “Göçmeni zorla göndermeyi rahatlıkla telaffuz edenler aslında bütün bir milletimizi bir suça ve kabahate teşvik ve tahrik etmiş oluyorlar” diyen Aktay şöyle devam etti: “Sadece bir örnek

Avrupa’da da benzeri çok bulunan bu faşist kafa da Suriyelileri zorla göndermekten bahseder ama şimdiye kadar ülkeye sığınıp yerleşmiş herhangi bir göçmeni zorla gönderebilen kimse olmamıştır

Çünkü konuşması, insaf vicdan, izan olmadıktan sonra yine kolay ama iş pratiğe gelince bir uluslararası suç işlemek de göze alınamıyor. Mesela yıllardır Suriyelilerin zorla geri gönderileceğini ve sıfır sığınmacı politikası uygulayacağını dile getiren Danimarka, bugüne kadar herhangi bir Suriyeliyi sınır dışı edememiş durumdadır.”

Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın “Sığınmacı dediğin bayramda piknik yapar gibi sınırın öbür tarafına gidip gelmez. O zaman orada kal. Sığınmacıya insani yardım dışında bir şey yapılamaz” açıklamasını eleştiren Aktay, şöyle devam etti: "Bir sormuyor ki, Suriye’ye geçiş yapabilenler gerçekten tatile mi gidiyor? 

Kaç kişi gidiyor veya gidebiliyor? Oraya gidenin ya ziyaret edebileceği yakınlarının mezarlarından başka bir şeyi kalmamışsa? Suriye’nin öbür tarafında ziyaret edebildiği kamplardan başka yerler mi var? 

Suriye’ye şu veya bu nedenlerle gidip gelebilen insan sayısı mevcut Suriyeli nüfus içerisinde yüzde 1’i bile bulmuyor. Çünkü çoğunun göçtüğü yerlerde ne evleri ne barkları ne yakınları kalmış durumdadır. Gidip gelebilenlerin ziyaret ettikleri mezarlarda ve buraya gelemediği için orada kalmış yakınlarında gözünüz kalıyorsa, o göz neyi ne kadar görebilir ki?”

Yazının tamamını okumak için tıklayın

SIRADAKİ HABER