Eğitim İş Sendikası: Tüm eğitim kadrosu aşılanma programında olmalı

“Bakanlık çocukların yüz yüze eğitim alıp almayacağını velinin inisiyatifine bırakıyor”

© AA
Eğitim İş Sendikası: Tüm eğitim kadrosu aşılanma programında olmalı

Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım, “Turizme verilen önem eğitime verilseydi bu durumda olmazdık” dedi. Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, “Eğitimin bütün kademelerinde görev alan herkes aşılanma programında olmalı” diye konuştu.

Milyonlarca öğrenci, veli ve öğretmen 1 Mart günü salgın nedeniyle ara verilen yüz yüze eğitim için hazırlık yapmaya başladı ancak “erteleme” ile gelen belirsizlik tepki çekti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) önceki gün ana sınıflarında, ilkokullarda, 8 ve 12. sınıfların yüz yüze eğitime başlamasına Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’ndan sonra karar verileceği açıklamasının ardından, gözler bugün yapılacak toplantıya çevrildi. Yüz yüze eğitim ile ilgili belirsizlikler sürerken eğitimciler ve hekimler, “MEB, süreci yönetemedi. Okullar yüz yüze eğitime hazır değil. Henüz aşısını olan bir eğitimci bile yokken okul açmak yanlış karar” görüşünü dile getirdi. Cumhuriyet’ten Sibel Bahçetepe’nin haberine göre, Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım, Milli Eğitim Bakanlığı’nın salgın sürecini iyi yönetemediğini belirterek “Milyonlarca çocuğumuzun bilgisayar, tablet ya da internet erişim imkânı devlet tarafından sağlanamadı. Bu MEB’in uzaktan eğitim sürecini yönetemediğinin en somut göstergesi olmuştur” dedi.

“Tüm eğitim kadrosu aşılanmalı”
Yıldırım, dünyanın pek çok ülkesinde bölgesel ve yerel olarak bulaş riskine göre okulların durumuna karar verildiğini anlattı. Okulların açılmasına ilişkin bir hazırlığın olmadığını, eğitimcilerin aşılanmasının da başlamadığını kaydeden Yıldırım, şöyle devam etti:

“Bakanlık çocukların yüz yüze eğitim alıp almayacağını velinin inisiyatifine bırakıyor”
“Tüm eğitim kadrosu aşılanmalı, 100 bin ücretli öğretmen var ancak bu öğretmenler aşılama programında yok. Ülkemizde bakanlık çocukların yüz yüze eğitim alıp almayacağını velinin inisiyatifine bırakıyor; bu, yanlış. Türkiye’de bir kısım veli, kız çocuklarının okula gönderilmesini istemiyor, bu artabilir. Bir diğeri de dolaylı olarak ‘okullara gitmeyin ama başka yerlere gidebilirsiniz’ deniyor. Merdiven altı Kuran kurslarına ya da yasadışı birtakım eğitim kurumlarına çocukların gönderilmesinin resmi yolunu açıyorsunuz. Cumhurbaşkanı ve kabine ne yazık ki turizme verdiği önemin yüzde birini eğitime verseydi şu anda bu durumda olmazdık.

SIRADAKİ HABER