Prof. Dr. Ahmet Saltık: Olumlu Evre 3 raporları yayınlanmadan hiçbir aşı uygulanmamalıdır

"Sinovac bir ölü aşıdır ve hastalığın aşı ile bulaştırılması riski yoktur"

© GETTY IMAGES AFP
Prof. Dr. Ahmet Saltık: Olumlu Evre 3 raporları yayınlanmadan hiçbir aşı uygulanmamalıdır

Prof. Dr. Ahmet Saltık, geliştirilme sürecinde olan Koronavirüs aşısıyla ilgili dikkat edilmedi gerekenleri sıraladı. Şu ana kadar üzerinde çalışılan hiçbir aşının ‘Olumlu Evre 3’ raporunun yayımlanmadığını ifade eden Prof. Saltık, “Raporları yayınlanmadan hiçbir aşı uygulanmamalıdır. Sözleşmelerde bu koşul temel madde olarak mutlaka konulmalıdır, öyle de yapılmaktadır” dedi.

Çin merkezli Sinovac'ın yüzde 90'a yakın koruyucu olduğunu ifade eden Prof. Saltık, “Fiyatı 30 dolar / doz olarak belirtilmiştir, ancak Sağlık Bakanlığı dış alım bedelini açıklamalı ve ülkemizde herkese ücretsiz ulaştırmalıdır” görüşünü dile getirdi. Söz konusu aşısına ilişkin, “Bir ölü aşıdır ve hastalığın aşı ile bulaştırılması riski yoktur. Ne denli güçlü bağışık yanıt oluşturacağı ve kalıcılığı, öbür aşılarda olduğu gibi, gerçekte, zamanla öğrenilecektir” bilgisini paylaşan Saltık, “Açıklanan koruma oranları deneyseldir ve sınırlı nüfus kümelerine ilişkin ön verilerdir. Maske- uzaklık- temizlik devam!” önerisinde bulundu.

Sözcü’den Uğur Dündar’ın köşesinde yer verdiği Ahmet Saltık’ın Koronavirüs aşısıyla ilgili dikkat edilmesi gereken hususları paylaştığı yazısının ilgili bölümü şöyle:

1- Olumlu Evre 3 raporları yayınlanmadan hiçbir aşı uygulanmamalıdır. Sözleşmelerde bu koşul temel madde olarak mutlaka konulmalıdır, öyle de yapılmaktadır.

2- Aşı dış alımını Ticaret Bakanlığı doğrudan yapmalı, aracı şirket kullanılmamalıdır.

3- Dış alımı koşullu olarak (olumlu Evre 3 raporu) yapılan aşılardan çekilecek uygun örneklem, ülkenin Ulusal Referans Laboratuvarları'nda biyogüvenlik testlerine alınmalıdır. Kapatılmasa idi, bu yüküm Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'nin idi. Dolayısıyla teknik yeterlik raporu bu özerk bilim kurumundan alınacaktı. Şimdi ise bürokrasi içinde yer alan oradaki BSL-3 düzeyindeki Viroloji Laboratuvarı'ndan teknik biyogüvenlik raporları alınacaktır. Bu rapora dayalı olarak, Sağlık Bakanlığı'nın yine özerk olmayan- bağlı bürokratik kurumu Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TITCK) aşı için uygulama lisansı verecek ve Sağlık Bakanı – Erdoğan – CB Kabinesi uygulamayı başlatacaktır. Bu adımlarda Türkiye'de özerk – bilimsel – kurumsal yapılanma eksiği ciddi sorundur ve hızla giderilmelidir parlamenter rejim ile.

4- SINOVAC yetkilileri hafta içinde Evre 3 raporunu yayınlayacaklarını bildirdiler. Bu aşı Türkiye'de de 12.500 dolayında gönüllüde uygulanmış ve önemli sorun gözlenmemiştir. Brezilya, Endonezya, Çin'de de Evre 3 uygulamaları yapılmıştır. Hatta Çin'de 1 milyona yakın sağlık çalışanı aşı olmuştur ve erken sonuçlar olumludur.

5- Türkiye'de de zaman kazanmak için süreç hızlandırılmıştır, çünkü salgın tüm hızıyla can almaktadır. Atılan her adımın saydam, katılımcı, kamuoyuna açık – denetlenebilir olması zorunludur. Başka türlü halkın güvenini kazanmak çok güçtür; üstelik iktidar şimdiye dek salgın yönetiminde çok ciddi ve süregelen hatalar yapmıştır.

6 -Aşılama hizmetleri toplum katılımı ile düzenlenmeli, önceliklendirme uluslararası bilimsel – etik kurallara uygun yürütülmelidir. Önceki gün Bilim Kurulu'nca saptanan ilkeler yerindedir.

7- SINOVAC %90'a yakın koruyucudur. Fiyatı 30 dolar / doz olarak belirtilmiştir, ancak Sağlık Bakanlığı dış alım bedelini açıklamalı ve ülkemizde herkese ücretsiz ulaştırmalıdır.

8- 18 yaş altındaki çocuklara aşı uygulanmayacaktır! Kalan 70 milyon nüfusa 2-3 hafta ara ile iki doz gereklidir. İdeal koşullarda 70 milyon X %90 = 63 milyon kişi aşı ile bağışıklanmış olacaktır. Salgın halen çok şiddetlidir ve Ro değerinin 5 dolayında olduğu kestirilebilir. Dolayısıyla %63 toplum bağışıklığı oranı bile, salgını bütünüyle ve hızla sönümlendirmeye yetmeyebilir. Bu bakımdan, HEDEF KİTLEDE BİR KİŞİ BİLE AŞILANMAMIŞ KALMAMALIDIR. %60'ı aşkın toplum bağışıklığına yaygın aşılama ile erişebilirsek, salgının hızını epey düşürebilir, hastalanmaları ve ölümleri azaltabiliriz.

9- Yirmi milyon dolayında 0-18 yaş çocuğumuz bulaşı (hastalığı, enfeksiyonu) alabilecek, taşıyıcı ve bulaştırıcı olabileceklerdir. Bu durum önemli bir kırılgan halkadır, okulların bir süre daha kapalı tutulması dahil, gerekli önlemler sürdürülecektir.

10- Akıldan çıkarılmaması gereken; aşılanma ile sorunun bitmeyeceğidir. Eldeki aşılar hastalığın bulaşmasını -yayılmasını önlemeden çok, hastalananların ağır geçirmesini, komplikasyonları ve ölümleri azaltma yönündedir. SINOVAC bir ölü aşıdır ve hastalığın aşı ile bulaştırılması riski yoktur. Ne denli güçlü bağışık yanıt oluşturacağı ve kalıcılığı, öbür aşılarda olduğu gibi, gerçekte, zamanla öğrenilecektir. Açıklanan koruma oranları deneyseldir ve sınırlı nüfus kümelerine ilişkin ön verilerdir. Maske- uzaklık- temizlik devam!

11- mRNA teknolojisi ile üretilen aşılarda viral RNA'nın insan DNA'sına eklemlenebileceğine ilişkin (integrasyon) bilimsel veri yoktur. Ancak eksi 70-80° sıcaklık gerektirmesi ciddi bir lojistik engeldir (handikaptır). Türkiye'nin bu bağlamda bir altyapısı yoktur. Eldeki soğuk hava depoları -21° içindir ve SINOVAC bu koşullara uyumludur.

12- Yetmiş milyon insanımıza 2 dozdan 140 milyon doz aşı, 30 dolar/doz hesabıyla 4.2 milyar dolar gibi muazzam bir tutara erişmektedir. Tartışmasız biçimde Halkın sağlığı SEÇİLEREK bu kaynak yaratılmalı ve HERKES AŞIYA ÜCRETSİZ ERİŞEBİLMELİDİR. Zamanla aşı fiyatları düşer.

13- AŞI KARŞITLARINA bir çift sözümüz var:

Aşılar en güvenilir tıbbi – biyolojik ürünlerdir ve uzun on yıllardır bu gerçek kanıtlanarak gelinmektedir. Bilimsel olmayan savlarla insanları aşıdan soğutmak ağır bir sorumluluk hatta suçtur! Salgının denetlenemeyip sürmesi, masum insanların ölmesi – engelli kalması asla savunulamaz. Anayasa'nın 56. maddesi, herkese sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı tanımaktadır. Aşıyı bilimsel temellere dayanmadan reddetmek, öbür insanların bu hakkını çiğnemek demektir. Ayrıca Anayasanın 12. maddesi de temel hak ve özgürlüklerin kötüye kullanılamayacağını düzenlemektedir. Uluslararası Oviedo Sözleşmesi, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi vb. pek çok uluslararası sözleşmede de aşı hakkı tanınmaktadır. Kaldı ki, Umumi Hıfzıssıhha Yasası'nın 72. maddesi de SALGIN koşullarında aşıların zorunlu uygulanmasına yetki sağlamaktadır.

SIRADAKİ HABER